Çobanlık…
Tarla işçiliği…
Okul…
Bu üçgende geçen bir hayat…
Yılda bir-iki kere gittiğimiz değirmen deresi…
Bizim için veli nimet…
Hayvanları önümüze katar, öğleye kadar otlatarak değirmen deresine indirirdik.
Sıcak tepemize vurduğunda, önce kendimizi atardık serin sulara…
Ardından koyunları, keçileri…
Hatta çoban köpeğini dahi atardık, serin sulara…
Rahatlardık…
Serinlerdik…
Mutlu olurduk…
Acıkınca, bir şişe ayran…
Bir parça ekmek...
Bir parça peynir…
Varsa keş ya da soğan…
Yazları buna salatalık ve domates eşlik eder.
Hepsi bu kadar…
Karnımız doyardı.
Gönlümüz ferah.
Günler geldi, geçti.
Akköy’den Zonguldak Pusula’ya uzandık.
Yine doyuncaya kadar…
Bazen bir tas çorba…
Bir tabak yemek…
Domates, peynir, salatalık…
Pazardan…
Nereden geldiğini bilmiyoruz.
Kaç günlük, belli değil.
Yediğimiz en baba yemek, soslu kebap…
Hangi hayvanın hormonlu etinden…
Hangi aşçının bakterili ellerinden...
Bilmiyoruz.
Böylece yaşıyoruz.
Amaç doymak ise…
Yine doyuyoruz.
Ne yediğimizi bilmeden…
Tüm bunları bir kenara bırakalım.
Değirmen deresini özlüyorum.
Bir parça ekmek…
Bir köy domatesi…
Varsa yeşil soğan…
Olmasa da olur.
Derenin suyuna ekmek banıp yesek…
Çok şükür.
Doyarız.
O zaman niye doyamıyoruz?
Ya da değirmen deresinde niye duramıyoruz?
Ne işimiz var Zonguldak’ta?
Hemen bir bahane;
Şu çocukları okutalım.
Onlara gelecek hazırlayalım.
İş sahibi olsunlar.
Evlensinler.
Emekli olalım.
O zaman torunlara başlarız.
Allah nasip, kısmet ederse…
Bakıyorum çevremdeki emeklilere…
Daha çok çalışıyorlar.
Gayretliler.
Takdir ediyorum onları…
Huzursuzlar.
Torunlarına çok dünyalık bırakamadıkları için…
Her şeyi biz düşünüyoruz.
Onları yoktan var eden hiç düşünmemiş, onlara rızık vermeyi…
Hepsini biz hazırlayacağız.
Bin yıl yaşasak…
Onuncu göbek torunlara bir şey bırakamadığımıza yanarız.


[*] [*] [*] [*]


Büyük lokma yut…
Büyük söz söyleme…
Kendimi frenliyorum.
Yüce Mevla, değirmen deresindeki balıkların rızkını veriyor.
Bizi aç bırakacak sanki…
Bir gayrettir gidiyoruz.
Allah sonumuzu hayır eylesin.


[*] [*] [*] [*]


Nasip olursa, emekli olunca daha az çalışacağım.
Yine domates, salatalık, soğan yiyeceğim.
Peynir ekmek…
Hatta…
Neyse işi büyütmeyelim.
Allah sıcak şehir günlerinden, serin değirmen deresi günlerine çıkmayı hepimize nasip etsin.
Kalın sağlıcakla