Amasra&[#]8217;ya termik santral yapmak isteyen Hema ile santrale karşı çıkan sivil toplum örgütleri ve partileri bir araya getiren toplantı bana göre amacına ulaşmadı.


Haftalardır, aylardır beklenen bu toplantıda Hema bugüne kadar ne söylediyse onu söyledi.


Şirket Amasra&[#]8217;da bakanlardan bürokratlara, esnaflardan dernek ve oda yöneticilerine ve bizim gibi gazetecilere özel olarak yaptığı sunumu bu kez santral karşıtı kesimlere yaptı.


Amasra&[#]8217;dan kömür çıkartacağız, binlerce kişiye iş vereceğiz, ülke ve yöre ekonomisini canlandıracağız, santrali son teknoloji ile kuracağız, çıkacak külü yerin altına koyacağız, çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyeceğiz.


Hema bunları söyledi de santral karşıtları faklı şeyler mi söyledi?


Onların ki de aynı nakarat.


Hema kömür çıkarmayacak, santrali ithal kömürle çalıştıracak, çevreye ve insan sağlığına zarar verecek, tarım, turizm, balıkçılık, ormancılık bitecek, Bartın ve çevresi yaşanmaz bir yer haline gelecek.


Bu söylemleri Hema&[#]8217;nın Bartın&[#]8217;a geldiği 2005 yılından bu yana her gün dinliyoruz.


Hesapta taraflar birbirinin iddialarını, tezlerini çürütecek, kendini haklı çıkaracak, insanların kafasındaki soru işaretlerini dağıtacaktı.


Kimse kimsenin tezini çürütemedi.


Kafalardaki soru işaretleri de dağılmadı.


Çünkü buna en başka toplantının süresi, düzeni ve gidişatı uygun değildi.


En başta isteyen herkese söz verilerek hata yapıldı.


Her kafadan bir ses çıktı.


Bu kadar çok fazla konuşmacıya gerek yoktu.


Kaldı ki bütün konuşmacılar hep aynı şeyleri söyledi.


Termik santral zararlıdır demek için bu kadar çok kişinin konuşmasına ne gerek vardı.


Taraflardan iki yetkili ile konusunda uzman üç bilim adamı konuşsaydı ve bu toplantı panel ya da açık oturum havasında geçseydi ortaya daha iyi bir sonuç çıkardı.


Netice itibarıyla iki taraf da farklı bir şey söylemedi.


Toplantı için Ankara&[#]8217;dan gelen devlet görevlileri de ortaya konuştu.


8 saat boyunca havanda su dövüldü.


Kimse kimseyi ikna edemedi.


Kafalar daha da karıştı.


İşin kötü tarafı ilin Valisi tarafından yönetilen bu toplantıda santral karşıtlarının firma yetkililerinin üzerine yürümesiydi.


Amasra Belediye Başkanı Emin Timur ve bazı belediye meclis üyeleri ile bir kısım çevrecinin yaptığı bu hareket çevrecilere puan kaybettirirken, öyle sanıyorum ki Hema&[#]8217;ya da puan kazandırmıştır.


Hani haklıyken haksız duruma düşmek diye bir şey vardır ya işte onun gibi bir şey.


2001&[#]8217;de yine bir Nisan ayında aynı yerde yapılan Mobil Santral bilgilendirme toplantısı, dönemin Valisinin bir gazeteciye yönelik &[#]8220;gebertirim seni&[#]8221; ve akademisyen Erdoğan Atmış&[#]8217;ın Vali&[#]8217;ye &[#]8220;Beyefendi&[#]8221; diye hitap etmesi üzerine çıkan kargaşa ile tarihe geçerken, bu toplantıda ne yazık ki bu olayla hatırlanacak.


Çevreciler bu toplantıyı çok istiyordu.


Toplantı yapıldı ama istediklerini alamadılar.


Derslerine iyi çalışmamışlar.


Hema soğukkanlıydı.


Çevreciler sinirli ve öfkeliydi.


İçlerinde bağırıp çağıran, adamın üzerine yürüyenler vardı.


Zaten Amasra&[#]8217;da gazete yakanlardan, yakılmasına göz yumanlardan farklı bir davranış beklemek fazla iyimserlik olurdu.


Böyle bir toplantıda kargaşa çıkarmak, huzur ve sükunu bozmak, insanların üzerine yürümek, bırakın yatırımcıyı, en başta toplantıyı yöneten ilin Valisine saygısızlıktır.


Keskin sirke küpüne zarar.


Nitekim öyle de oluyor.


Gazete yakarak, adamın üzerine yürüyerek, bağırıp çağırarak kimse bir yere varamaz.


1,5 ay önce kaleme aldığım bir yazıda teknik toplantının bir işe yaramayacağını, sürenin yetmeyeceğini belirtmiştim.


Yazımda &[#]8220;Zaten bu toplantıda iki-üç, bilemedin dört ya da beş saatte kim ne konuşabilecek ki. Sorulacak o kadar çok soru, açıklık getirilmesi ve tartışılması gereken o kadar çok konu var ki, bu süre içinde bunların yarısını bile yerine getiremezsiniz&[#]8221; demiştim.


Dediğim gibi de oldu.


Toplantı 5 saat değil 8 saat sürdü.


8 değil 18 saat sürse yine olmazdı.


Hema&[#]8217;ya 200&[#]8217;e yakın soru soruldu.


Sadece bu soruların cevaplandırılması birkaç gün sürer.


Olup bitenler referanduma inancımı bir kat daha artırdı.


Bence bu konuda halk oylaması yapılmalı.


Hükümetin Anayasa değişiklikleri için yapmak istediği gibi, Bartın&[#]8217;daki bazı mahalle ve köylerin belediye sınırlarına dahil edilmesi konusunda olduğu gibi sandığa gidilmeli, bu yörenin bu çevrenin asıl sahibi olan halka sorulmalı.


Milletvekili, belediye başkanı seçerken nasıl soruluyorsa öyle sorulmalı.


Dernek başkanları, parti başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yapımcı şirket değil kararı halk vermeli.


100 kişi, 500 kişi, 1000 kişi, 10 bin kişi, 30 bin kişi değil seçmen sayısıyla referandum yapılmalı, 100 binden fazla kişinin görüşü alınmalı.


Santral yapılsın mı, yapılmasın mı?


Bırakalım buna halk karar versin.


Başka türlü işin içinden çıkamayız.




Başıboş köpekler ve kuduz sorunu



İl Sağlık Müdürlüğü kene uyarısından sonra hayati bir uyarı daha yaptı.


Kuduz konusunda yapılan ikinci uyarıda önemli bilgiler verildi, bu hastalığa karşı neler yapılması gerektiği anlatıldı, vatandaşların dikkatli olmaları istendi.


Bartın için verilen rakamlar dikkat çekiciydi.


Müdürlükten yapılan açıklamada Bartın&[#]8217;da geçen yıl 14 bin vaka meydana geldiği ve 35 bin doz aşı kullanıldığı belirtiliyordu.


Bartın&[#]8217;ın nüfusuna göre 14 bin vaka ile 35 bin doz aşı korkunç bir rakamdı.


Bu kadar vaka ancak İstanbul gibi nüfusu 10 milyonun üzerindeki illerde görülebilirdi.


Öyle ya Bartın kudurdu mu ki bu kadar vaka olsun, bu kadar aşı yapılsın.


Bir kuduz eksikti zaten.


Neyse ki verilen rakamlar yanlışmış da ilimizde böyle olumsuz bir tablo oluşmamış.


Sağlık Müdürlüğünden gelen düzeltme yazısı rakamların yanlış açıklandığını gösteriyordu.


Gerçek rakamlar 461 vaka ve 1357 doz aşıydı.


Gazetemizin cumartesi günkü sayısında doğru rakamlarla haberin düzeltilmiş hali vardı.


Gelen açıklamaları okuma zahmetine bile katlanmadan olduğu gibi koyan bazı gazeteler cumartesi günü yanlış rakamlarla çıktı.


Pusula okurları düzeltilen rakamlarla haberin doğrusunu okudu.


Gerekli düzeltmeyi hemen yaparak müdürlüğün sehven verdiği bilgiden kaynaklanan hatayı gidermiş olduk.


Gerçek rakamlar, yani 461 vaka ile 1357 doz aşı da az değil.


Bu rakamlar Bartın&[#]8217;da başıboş köpek sorununa dikkat çekiyor.


Bu sorun bir an önce çözülmezse düzeltilen rakamlar ileride gerçek olur.


Yetkililerin haberi olsun!


Bu arada yetkililer önlem alıncaya kadar köpek sahipleri köpeklerine sahip çıksınlar, vatandaşlar da başlarının çaresine baksınlar.


Kenelere ve başıboş köpeklere dikkat!