22'nci Dönem CHP Zonguldak Milletvekili Harun Akın, "mutlak butlan" tartışmalarının ardından ilk kez konuştu.
Aslında konuşmasından çok, konuşmadan önce yaşananlar dikkat çekiciydi.
Zonguldak siyasetini yakından takip edenler bilir. Harun Akın, yıllardır CHP içinde en çok tartışılan isimlerden biri oldu.
Kentte yapılan hemen her seçimde bir kesimi rahatsız etti, bir kesimin ise desteğini aldı.
Ancak kabul etmek gerekir ki, adı hiçbir zaman gündemin dışına çıkmadı.
"Mutlak butlan" sürecinde de benzer bir tablo yaşandı.
Harun Akın henüz tek kelime etmeden, CHP içinden birçok isim onu hedef aldı.
Öyle ki, neredeyse yaşanan her olumsuzluğun sorumlusu ilan edilecekti.
Oysa bugün Harun Akın'ı en sert şekilde eleştiren isimlere baktığımızda; siyasette ortaya koydukları etkinliğin Akın'ın gerisinde kaldığını görmek de mümkün.
Siyasette eleştiri elbette olacaktır. Ancak kişileri peşinen suçlu ilan etmek, partiye de fayda sağlamaz.
Harun Akın ise yaptığı açıklamada dikkat çeken ifadeler kullandı.
Süreç boyunca sessiz kalmasının nedenini CHP'ye olan bağlılığı ve yaşadığı üzüntü olarak açıkladı.
Kendisini bulunmadığı ortamlarda hedef alanlara sert sözlerle yüklenirken, yaşanan kaostan siyasi çıkar sağlamaya çalışanların olduğunu savundu.
En dikkat çekici cümlesi ise şu oldu:
"Ben bu süreçte taraf değilim. CHP'nin bölünmesi AKP iktidarının devam etmesidir."
Bu açıklama, aslında taraf olmaktan çok birlik çağrısı olarak okunabilir.
Harun Akın'ın açıklamasına katılan da olur, karşı çıkan da...
Ancak bir gerçek var ki; CHP içinde Harun Akın ismi konuşulmaya devam ediyor.
Belki de asıl soru şu:
CHP'nin korkulu rüyası gerçekten Harun Akın mı, yoksa parti içindeki bitmeyen hesaplaşmalar mı?
Sizin derdiniz CHP mi? Harun Akın mı?
CHP'de yaşanan son gelişmelerin ardından gözler yeniden örgütlere çevrildi.
Parti yönetimindeki değişim tartışmaları sürerken, geçmişte de benzer süreçlerde birçok il başkanının görevden alındığı,
A takımı olarak anılan isimlerin disipline sevk edildiği dönemler yaşandı.
Bugün ise Zonguldak CHP'de farklı bir telaş var. Bir yandan "Görevden alınacak mıyız?" endişesi konuşulurken, diğer yandan neredeyse bütün gündem Harun Akın üzerine kurulmuş durumda!
Sanki Harun Akın gelip partinin kapısını zorlayacak, örgütün tüm dengelerini tek başına değiştirecekmiş gibi bir hava oluşturuluyor.
Oysa asıl mesele bu değil.
Zonguldak'taki CHP yönetimi ise günlerdir partiyi savunmaktan çok, Harun Akın üzerinden siyaset üretmeyi tercih ediyor.
Bu yaklaşımın partiye kazandırdığı bir şey yok. Tam tersine, CHP'nin kendi iç hesaplaşmalarıyla meşgul olduğunu gösteriyor.
Zonguldak CHP, enerjisini kişilere mi harcayacak, yoksa partinin geleceğine mi odaklanacak?