MHP'de,
Orhan Korkmaz'ın,
İl Başkanlığı’na atanmasının ardından,
İvmenin,
Daha yukarı çıktığına şahit oluyoruz.
Parti içi dedikoduların,
Tavan yaptığı dönemde,
Ülküdaşlık hukukunun,
Rafa kalktığı süreçte,
Korkmaz'ın ülkücü duruşu,
MHP'yi derleyip toparladı.
Murat Kotra,
Kalp ve damar sağlığına,
Dikkat ettiği sürece,
MHP Zonguldak,
Üç Hilal ayarlarına dönecektir.
Şahin Ören'in cenazesi,
Camia içinde,
Barışabilme,
Diyalog kurabilme yeteneklerini,
Aktif hale getirdi.
Birbiri ile küs olanlar,
Tokalaşabildi.
Aranan refleks buydu.
Orhan Korkmaz'ın,
Ülkücülüğünden kimse şüphe etmediği için,
Sükunet içinde bir geçiş yaşandı.
Bugün,
Hamdi Ayan,
Yıllar sonra MHP'yi ziyaret etti.
Bu çok dikkat çekici bir gelişmedir.
Görüyoruz ki,
MHP'liler,
Baba ocaklarına olan küslüğü kenara bırakıyor.
İlk dönem izlenimlerimiz,
Tam da bu yönde.
******************
Zonguldakspor tribünü,
Tekrar bölündü.
Taner Aslantürk ve Gökhan Çüteli,
Genç Zonguldak'ı aktif hale getiriyor.
Bora Amasralı ve Miraç Balcı'nın,
Zonguldak Belediyesi'ne girmesi,
Ve,
Reisliklerinin sorgulanması,
Bölünmeyi beraberinde getirdi.
Amasralı ve Balcı'nın ekibinden,
Belediyeye işe giren genç var mı?
Çocukların sırtına basarak,
Güç elde ettiler.
Onunla da belediyeye girdiler.
Her dönemin başkanı lehine,
Slogan attırdılar.
Şimdi bu yaşananlar,
Tribünde bölünmeyi beraberinde getirdi.
Biz,
Zonguldak çocuklarının,
Genç Zonguldak adı altında olmasını istiyoruz.
Ve bu girişimi destekliyoruz.
Genç kardeşlerimizin üzerinden,
Siyasi güç devşirenleri istemiyoruz.
Gençlerin,
Sırtına basılsın istemiyoruz.
Taner Aslantürk,
Belediyeden iş istemedi.
Eşini de belediyeye koymadı.
Gücü de,
Liderliği de,
Bağımsızlığından geliyor.
Genç Zonguldak'ı destekliyoruz.
********************
Sarkık bıyıklılar içinde,
Bıyıksız olan,
Kente gram faydası olmayan,
Zonguldak'tan alıp,
Malatya'da kayısı ağaçlarına yatıranlar,
Kentin önünü tıkıyor.
Her dönem,
Bir yere angaje oluyor.
Sinan Oğancı oluyor.
O an geliyor,
MHP'ye dönüyor.
İnşaatta mala vurduğu gibi,
Siyasette de mala vuruyor.
İyi sıva yapıyor.
Ama umudum var.
Patlıcandan reçel oluyorsa,
Elbet bundan da olur.
Bunun bir benzeri de,
Kozlu'daki inşaatta mala vuruyor.
Hacet edip,
İyi sıvıyor.
Promil ile yakalanıyor.
Ehliyeti kaptırıyor.
Kendi yapıp,
Biz yazınca ise,
Bize ters ters bakıyor.
Halbuki,
Kötü insan değiliz.
'Merhaba' dese,
'Merhaba' deriz.
Ama o benden hınç alma peşinde.
Daha önce demiştim.
Biz bu meslek için,
Bu kent için,
Elbet bedel öderiz.
Gözümüzü kırpmayız.
Kimse bizi,
İnşaatının bekçileri ile karıştırmasın.
Biz bu kentin bekçisiyiz.
Sahte imamların arkasında,
Asla saf tutmayız.
Malatya kayısıları,
Zonguldak'tan değerli olanlar ile,
Aynı ülküye de koşmayız.
Bizim ülkümüz Zonguldak.
Bizim türkümüz Zonguldak.
Sömürgeciler gibi,
Bu kentin değerlerini,
Emperyal zihniyetlerine kurban etmeyeceğiz.
Burası Afrika değil.
Bizden çalıp,
Lüks içinde kimse yaşayamaz.
***********************
Tahsin Erdem'in oğlu,
Emirhan,
Bu aralar,
Emirgan semalarında uçuyor.
Emirgan Otel’in,
Yarısını alan,
Karadağlar ile temas var.
Sanırım,
Emirhan'a,
Bir iş bulundu.
İş bulunmasına sevindik.
Baba harçlığı ile,
Nereye kadar?
Bu işi artık çözelim.
Emirhan'ı,
Bir işe yerleştirelim.
Ya da,
Yaz ayı geldi.
Sanayiye çırak verelim.
Motor ustası olsun.
Araba ve motor merakını biliyoruz.
Hem kurcalasın,
Tamir etsin.
Hem de paşa paşa binsin.
Neyse!
Babanın kıymetini bil üzümlü kekim.
Baban olmasa,
Bu kadar tanınmazdın.
Bizim babamız öldü.
Kendi denizimizde,
Kendi yelkenimizi şişiriyoruz.
Ayaklarının üstünde durmayı öğren.