Savcı iddianamelerinde ihbarcı olarak adı geçen sabıkalı muhbirlere de cevap verecek miyiz?
Bunlar bir tane de değil. Bir bakıyorsun, kenefte buluşuyorlar.
Sonra iki kişi konuşurken, araya giren üçüncü kişilere ne oluyor?
Anlamış değilim!
Oysa herkes kendi işine bakmalı.
Bize suçlama yöneltenler, çok zaman geçmeden aynı iddiayla suçlanmayı bırakın, ceza alıyorlar.
O yüzden hiç acele etmiyorum ben.
Peygamberimizin dediği gibi:
Canı yanan sabretsin, canı yakan, canının yanacağı günü beklesin.
Kimseye haksızlık yaptığıma inanmıyorum.
Kendime yapılan haksızlıkları da Hakka bırakıyor, yola devam ediyorum
Kıssadan Hisse: Yapılan iyilik çabuk unutulur
Köylü, bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar, kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder.
Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar. Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü "Görmedim" der ve avcılar uzaklaşır.
Avcılar uzaklaşınca, köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar. "Çok teşekkür ederim. Bana büyük bir iyilik yaptın" der kurt. "Önemli değil" der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye baslar.
Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. "Ne vefası
Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya kovdu... der kısrak.
Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken, bir köpeğe rastlarlar. "Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim. Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime, koyunlarını korurum, yabancılara saldırırım, ama o beni her gün tekmeler, sopayla vurur..." der köpek.
Kurt, köylüye döner, "İşte gördün" der.
Köylü de son bir çabayla, "Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım, sonra beni ye" diye cevap verir. Bu kez karşılarına bir tilki çıkar.