Anadolu Ajansının haberi şöyle:
Çinde hava kirliliği nedeniyle kırmızı alarm
Şinhua Ajansı, şiddetli hava kirliliğinden dolayı Pekin'deki kırmızı alarm durumunun yarın sabah yerel saatle 07.00'de başlayacağını ve Perşembe öğlene kadar süreceğini duyurdu.
Pekin Acil Durum Merkezi, kırmızı alarmın geçerli olacağı üç gün boyunca ilk ve orta dereceli okulların kapalı tutulması tavsiyesinde bulunurken, inşaatların dış yüzeylerinde çalışmaların yasaklanmasını ve bazı fabrikalarda üretime ara verilmesini istedi.
Kırmızı alarm süresince başkentte tek-çift plaka uygulamasına geçileceği ve resmi taşıtların da kısmen bu uygulama kapsamında olacağı ifade edildi.
[*] [*] [*] [*]
Pekin'de beklenen yoğun hava kirliliğinin perşembeden sonra dağılması beklenirken, ülkenin kuzey bölgeleri için de salı gecesine kadar turuncu alarma geçildiği kaydedildi.
Pekin'de hava kirliliğini ölçen uygulama iki yıl önce başlatılırken bu süreçte ilk kez kırmızı alarm verildi. Geçen hafta turuncu alarmın uygulandığı Pekin'de havadaki zararlı parçacık miktarını ölçen PM 2,5 oranı 650'ye ulaşarak, Dünya Sağlık Örgütünün hava kirliliğinde kabul ettiği güvenilir eşik olan 25 değerinin 26 katına çıkmıştı.
Çin'de hava kirliliğinin seviyesine göre mavi, sarı, turuncu ve kırmızı alarm veriliyor.
[*] [*] [*] [*]
Niye Çin?
Zonguldakın hava kalitesi de hassas seviyede
Ancak daha vahimi var.
Bu ölçüyü nereden aldığınız önemli.
Mesela, Çatalağzında kurulu bulunan hava kalitesi izleme istasyonlarının sonuçlarını göremiyoruz.
Saklanıyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sistemine entegre edilmiyor.
Dolayısıyla Çatalağzı, Kilimli, Muslu bölgesindeki hava kirliliğinin gerçek oranları saklanıyor.
Zonguldakın bu sorununa duyarsız kalanlar, belki Çinin hava kirliliğini dert ederler kendilerine!
Başka ne diyelim!
[*] [*] [*] [*]
Tam da dün
Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Torun önemli açıklaması geldi.
Meltem Hocam bunları hep söylüyor, ama boşa
Yıllardır uyarıyor, ama boşa
Eğer zerre kadar dikkate alınsa belki bazı şeyleri değiştirmek mümkün olabilirdi.
Ama bizde toplum, yani sizler, yani bizler peşin peşin, böyle gelmiş, böyle gider dediğimiz için hep böyle gidecek!
Hatta ve hatta daha kötü olacak.
Bunları tartışmak da belki anlamsız
Neyi değiştirebileceğiz ki?
[*] [*] [*] [*]
Belki yine de ilgilenmek isteyenler olur.
Partiküler maddede AB standart değerinin 50 mikrogram, Türkiye'de ise 2012 itibariyle 140 mikrogram olarak kabul edildiğini ifade eden Prof. Dr. Tor, bakın neler söylüyor:
"Durum böyleyken Zonguldakta 2014 itibariyle bu değer 150 mikrograma yükselmiş.
Bu sene doğalgaz kullanmaya başlamışız, kısmen azalma görülüyor. Ama 150 mikrogramın aşıldığı, hatta uyarı eşik değerlerinin aşıldığı günler var.
Ve bu günlerde bizler maalesef hiç uyarı almadık.
Partiküler madde Zonguldak için önemli bir sorun.
Zonguldakta gözlemlediğimiz hadise doğalgaza geçilmiş olmasına rağmen parküter madde kirliliğinin halen devam ettiği yönünde.
Kasım ve Aralık verileri incelendiğinde ölçüm yapılan günlerin çoğunda yine partiküler madde kirliliğinin yoğun olduğu görülüyor.
Bunları solumak durumunda kalıyoruz.
Çocuklar ve yaşlılar özellikle risk altındalar.
Gerekli uyarı mekanizmasının yeterince çalışmadığını görüyorum.
Eğer kişiler, bu kirleticilerin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmazlarsa kendileri için çok daha iyi olur. Eşik değerler aşıldığı zaman gerekirse kamu binalarının kapatılması, yani çalışanların işlerinden evlere yollanılması, okulların kapatılması gerekir.
Ama biz bugüne kadar Zonguldakta hiç bunu yaşamadık.
Bu sınır değerlerinin aşıldığı noktada mutlaka halkın uyarılması gerekiyor."
[*] [*] [*] [*]
Sahi ya, kim uyaracak?
Çatalağzında yaşanan hava kirliliğini ölçen cihazlardan alınan sonuçları halkın anında görmesini engelleyenler mi?
Bakanlığın veri sistemine entegre etmeyenler mi?
Yetkililer mi bir şey diyecek?
Bu halk mı bir şey diyecek?
Siz okurlar mı bir şey diyeceksiniz?
[*] [*] [*] [*]
Devam ediyor Meltem Hocamız
Diyor ki:
"Partiküler madde solunumunda tahriş, iltihap, hava yolu hastalıkları, mevcut astım veya KOAH alevlenmesi, hastanın atak geçirmesi olabilir.
Onun dışında daha küçük partiküler, damarsal yapılara da çok rahatlıkla geçebiliyorlar, beyne kadar ulaşabiliyorlar.
Kanserde açısından da hava kirliliğine maruz kalan bireylerde artış olduğunu biliyoruz.
Anne karnındaki bebeğin gelişimini de etkileyebiliyor.
Doğacak çocuktaki astım ve alerji riskini de artırabiliyor.
Bu bölgede doğup yaşayan çocuklarda astım bronşit gibi çocukluk çağı solunum yolu hastalıklarının daha sık ortaya çıktığı, çocukların alerjiye daha yatkın oldukları biliniyor.
Hava yolu hastalığına etken olan en önemli etmenlerden biri de hava kirliliği.
Zonguldak merkez nüfusunda yapılan çalışmada her 5 erişkinde 1 KOAH var.
Oldukça sık karşımıza çıkan bir tablo.
Sadece sigara içenlerde değil, sigara içmeyenlerde de çok yüksek oranlarda biz KOAH görebiliyoruz."
[*] [*] [*] [*]
Bunları okuduktan sonra siz hala, Ben ne yapabilirim ki? diyorsanız, valla hiç bir şey yapmayın.
Kuzu kuzu oturun!
Siyasi partilerin, o partiler sayesinde, sizlerin sayesinde koltuklarda oturanların egolarını tatmin etmeye devam edin!
Onların ayakları altında ezilmeye devam edin.
Vallahi siz halinizden memnunsanız, biz ne diyelim?
Ankara çıkarması
Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, dün Ankaraya bir çıkarma yaptı.
Başkan Metin Demir ve yöneticiler, Zonguldak Milletvekillerine; Hayırlı olsun diyerek dosya verdiler.
Dediler ki:
Hadi bakalım.
Biz sizi yeterince dinledik.
Şimdi çalışma zamanı.
Marş
Marş
Dosyada;Yeni Maden Yasası, Filyos Projesi, teşvik, rödevans, Torba Yasadan kaynaklanan sorunlar, tersaneler bölgesi, yollar ve tüneller ile Kozlu balıkçı barınağının yat limanına dönüştürülmesi gibi pek çok başlık var.
Göreceğiz milletvekillerinin ne kadar samimi olduğunu
Metin Demir ve yeni yönetimin bu konuda daha fazla çaba göstermesi gerekecek.
Pres yapmadan bu işler asla, ama asla olmaz!
Olmaz!
Olmaz!