Çok zengin, güçlü-kuvvetli, kudretli...

Dediğim dedik, çaldığım düdük...

Astığım astık, kestiğim kestik.

Emrinde çok sayıda çalışanı olan...

Sert mizaçlı...

Emrindekileri üzen...

Ezen bir kişi...

Ahmet Efendi...

Şiddetli bir baş ağrısıyla uyanır.

İlaç alır... Ağrısı durmaz.

Doktor çağırır.

Ağrısı artarak devam eder.

Başka doktorlara gider.

Büyük şehirlere...

Gelişmiş hastanelere gider.

İncelemeler...

Tahliller...

Filmler çekilir.

Sonuç yine değişmez.

Ağrı her geçen gün artar.

İlaçlar etki göstermez.

Ağrılar...

Sancılar...

Doktorlara bağırıp çağırmalar...

Zaten dikbaşlı...

Aksi bir adam...

Ağrılar daha da insanlıktan çıkarır.

Günlerce hastanelerde yatar.

Bilinen tüm doktorlara ulaşılır.

Tüm tedavi yöntemleri denenir.

Araştırmalar yapılır.

Röntgenler çekilir.

Sonuç...

Teşhis konulamaz.

Ahmet Efendi evine gönderilir.

Tıp çaresiz.

Evinde ölümü bekleyecek.

Bu sırada en ağır ağrı kesiciler verilecek.

Dayanabildiği yere kadar.

Ev halkı perişan...

Zaman çile içerisinde geçer.

Biraz zaman geçer.

Saç-sakal uzar.

Berber çağırılır.

Ancak berber ilk başta gelmek istemez.

Durumu bilir.

Zar-zor ikna edilir.

Ahmet Efendi acılar içinde.

Hem tıraş olur...

Hem derdini berbere anlatır.

- Başım ağrıyor.

Gitmedik doktor, hoca kalmadı.

Kimse çare bulamadı.

Ağrılarım her geçen gün artıyor.

Artık ilaçlar da fayda etmiyor.

Ölümü bekliyorum.

- Dert veren Allah derman da verir.

Durup dururken kimseye acı çektirmez.

Sonra aklına gelir.

- Beyim kızma ama!

Sakın senin burnunda kıl dönmüş olmasın.

- Ne kıl dönmesi?

O da ne?

- Beyim kıl dönmesi olabilir.

Bir bakayım.

Burnunun içine bakar, görür.

- Dur, kımıldama beyim.

Alayım.

- Ne yapıyorsun cahil adam?

Zaten canım burnumda.

- Evet ağam. Canınız burnunuzda...

Berber, Ahmet Efendi'ye aldırış etmeden...

Cımbızı kaptığı gibi...

Kılı çekip koparır.

Ağanın bağrışmalarına ev halkı koşar.

Berberi, Ahmet Efendi'nin elinden zor alırlar.

Tüm bu hengamede...

Berberin elindeki cımbızın ucunda uzunca bir kıl vardır.

Ahmet Efendi sakinleştirilir.

Burnu pansuman edilir.

Yatağına yatırılır.

Aylardır ilk defa rahat bir uyku uyur.

Ertesi sabah ilk defa huzurlu uyanır.

Baş ağrısından eser kalmamıştır.

Sanki yeniden doğmuştur.

Dönen kıl...

Sinire denk gelir.

Uzayıp gittikçe...

Dayanılmaz ağrılar verir.

Doktorlar, ancak o zaman durumu fark ederler.

Çözümün bu kadar basit olacağı kimsenin aklına gelmemiştir.

Ahmet Efendi sağlığına kavuşur.

Berberi çağırır.

- Bana çok kıymetli hayat dersi verdin.

Tüm servetimi versem bunu öğrenemezdim.

Aylardır harcadığım servet...

Çektiğim ızdırap...

Sanki bir şeylerin bedelidir.

Ben insanlara kötü davrandım.

Karşılığını buldum.

[*] [*] [*] [*]

Sonuç...

Burnundan kıl aldırmayan insanların başı çok ağrıyabilir.

Adaletten sosyal güvenliğe...

Vergiden, sağlığa...

Emniyetten ziraata...

Berberleri dinlemek lazım...

Bazen büyük problemlerin çözümü çok basit olabilir.

Kalın sağlıcakla...