O öyle demiş.
Bu böyle demiş.
Ağzı olan konuşmuş.
Eli kalem tutan yazmış.
Yıllardır böyleydi.
Bundan sonra da değişmez.
Kimin eli, kimin cebinde belli.
Esasında...
Kavganın nedeni belli.
Ortada bir pasta var.
Kimseye yetmiyor.
Yetse bile.
Kendi güçlü göre, büyük payı bir kenara bırak.
Pastanın tamamını kendinin hakkı biliyor.
[*] [*] [*] [*]
İş dünyası böyle.
Esasında...
Para-mal böyle.
O zaman ticaret böyle şekil alıyor.
Siyaset de aynı.
İşin kötü tarafı...
Herkese eşit olması gereken bürokrasi de böyle şekil alıyor.
O zaman ortaya adaletin gücü değil...
Güçlünün hak gasbı çıkıyor.
[*] [*] [*] [*]
Kavga başlıyor.
Basın da buna göre şekil alıyor.
Basından kasıt...
Kendisini 'gazeteci' olarak tanımlayanlar...
Yoksa basın emekçileri bu işin dışında...
Tersten gidelim.
Muhasebeci; abone, reklam tahsilatı peşinde.
Dağıtıcı; kar-kış işinin başında.
Matbaacı; işini aksatmadan yapıyor.
Sahada çalışan muhabirler; her olanı en kısa zamanda internet sitelerine, gazete sayfalarına taşıyor.
Bunlar görünmüyor.
Görünen sıcak haberler.
Onlar da en kısa sürede tüketiliyor.
Akıllarda kalan başka işler...
- O böyleymiş.
- Şu şöyleymiş.
Sonuç...
Yazılanların bu memlekete bir katkısı var mı?
Varsa değerdir.
Devletin, milletin hakkı korunmuş mu?
Devlet, millet uyarılmış mı?
O zaman...

Olayın nereden patladığının bir önemi yok.
Sonuca bakmak lazım...
[*] [*] [*] [*]
Tüm bunları bir kenara bırakalım.
Zonguldak'ın ekonomisi, kendini memleketin hakimi olarak görenlere az geliyor.
O zaman bırakıp gitsinler.
Gidemiyorlar.
Onlar da dışarıdaki şehirlere az geliyor.
Burada bir kısır döngü var.
[*] [*] [*] [*]
Konumuz basın ayağı.
Emekçiler zaten üzerine düşeni yapıyor.
Diğerlerine gelince...
Basının asıl yazıp çizmesi gereken, kendi sorunları.
Dolar düştü.
Kağıt, kalıp, boya, elektrik, doğalgaz, sigorta, kira vesaire...
Hiçbir masraf düşmedi.
Ülkenin başka yerlerinde bu sorunlar birleşilerek çözüldü.
Biz birleşemedik.
Ortak paydada buluşamadık.
Sonuç...
Zonguldak basını çamura saplandı.
Çırpındıkça batıyor.
Ekonomik olarak batıyor.
Seviye olarak irtifa kaybediyor.
Ticaret, siyaset, bürokrasi ile kurduğu ilişkiler yumağı ile çıkmaza giriyor.
Velhasılı...
Sorunu üreten kafa ile sorunu çözemezsiniz.
Değerli büyüğümüz Adnan Küçükvar'ın girişimi doğru ve geç kalmış bir girişim.
Öncelikle ortak paydada buluşup, güçlü basın kuruluşları oluşturmak; Zonguldak'ın bulunduğu yerden kalkması için ilk adımdır.
Sonrasında herkes kendine çeki düzen verecektir.