Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı Hocamızın adı, Mithatpaşa Tünelleri'ne verilecekmiş.
Peki, Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı kim?
Zonguldaklı bir bilim insanı...
Felsefeci...
Biz, bir felsefecinin adını neden tünele veriyoruz?
"Girip-çıktıkça aklımıza gelsin" diye mi?
Bence bu karar yanlış...
Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı Hocamızın adı, bir bilim yuvasına verilmeliydi.
Üniversitemizin bir fakültesine verilmeliydi.
Bir kültür sanat merkezine verilebilirdi.
En son verileceği yer tüneldi!
Kozlu'da bir tünel olsa, hadi neyse!
Mithatpaşa Tünelleri'ni gündeme getiren ilk kişi, dönemin Zonguldak Belediye Başkanı Hüseyin Öztek'ti.
Tünele onun adı verilebilirdi.
Tünele verilmeyecekse, İkinci Makas'taki o kavşağa "Hüseyin Öztek Kavşağı" denilebilir.
Ama bizdeki vefasızlık bununla sınırlı değil ki!
Nerede Veysel Atasoy'un adı?
Kıytırık çocuk parklarında!
Zonguldak'a bu kadar hizmeti geçmiş bir Veysel Atasoy'un adı iki kıytırık çocuk parkında mı olmalıydı?
Değerlerimizi "içki içiyor, namaz kılıyor, sola bakıyor, sağa kayıyor" diye değerlendirmek yerine "hak" vermek ve "vefa" duygusu üzerinden değerlendirirsek, çok daha iyi olur!
Mesela, Maden Mühendisi Ekrem Murat Zaman'a "Maden Müzesi"ni kurdurduk.
Ama onu hiçbir projenin başına sorumlu kılmadık!
"Üzülmez Kültür Vadisi" de onun eseri!
Ama hani nerede yetki ve sorumluluk?
Çünkü içki içiyor!
Çünkü sola bakıyor!
Bunları yapmayan da kentin kültürel değerleriyle ilgilenmiyor!
İşte o nedenledir ki, imam iken hastaneye geçen kişiyi, İl Kültür ve Turizm Müdürü yaptık biz!
Vali Mustafa Tutulmaz, beyefendiye, "Zonguldak'ta beş yıldızlı otel var mı?" diye soruyor!
O da "Yok efendim" diyor!
Vali, "Dedeman 5 yıldızlı değil mi?" diye soruyor!
Şehrimizdeki durum bu!
Tabi, İl Kültür ve Turizm Müdürüne kızmamak gerekir!
Kim getirdi onu o göreve?
AK Parti Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen!
Yok muydu Zonguldak'ta Kemal Akçay'dan başka İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yapacak biri, Polat Abi?
Harmankaya Şelaleleri'ne önceden planlanmış bir gezi düzenlendi.
Kemal Akçay, bu geziye takım elbise ile geldi!
Al sana Kültür ve Turizm Müdürü!
Bu yüzden Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı Hocamızın adının tünele verilmesini yadırgamayın!
Şu ara devlet, termik santral yapsa, oraya da verebilirdik!
Kentte "ortak akıl" olmayınca, herkes kendi aklıyla, işine geldiğince bir şeyler yapıyor!
"Kör tuttuğunu..." hesabı!
"Zonguldak'ta basın kötü" diyorlar ya!
Sanki, siyaset düzgün!
Sanki, bürokrasi düzgün!
Sanki, iş dünyası düzgün!
Bu kadar kötülüğün içinde yerel basın çok düzgün!

Para ve iman...
Türk insanı, ne kadar kirli çıkıymış arkadaş...
Bunu ne zaman anladık?
Hükümetin aldığı son ekonomik kararla birlikte vatandaş, elindeki doları bozdurmak için bankalara hücum etti!
Türk Lirası'na "döviz getirisi garantisi" verilince, dolarını bozan Türk Lirası'na geçiş yaptı.
Ayrıca, 250 milyar dolarlık yastık altı altınımızın da olduğunu öğrendik.
Ne zengin bir milletiz...
"Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz" sözü bir kez daha gerçek oldu.
Ama en çok bağıranların, parasını çeşitli şekillerde değerlendirmeye çalışan kesim olduğunu öğrendik.
Oysa dövizdeki yükseliş, en çok dar gelirli vatandaşları vurmuştu.
Sosyal medyadan yağ fiyatlarındaki yükselişi bahane ederek hükümete vuranların, doların düşmeye başlamasıyla birlikte yaşadığı panik görülmeye değerdi!
Para, en çok bağırandaymış!
İman, parası olmadığı için imanı gevreyen vatandaştaymış!