Zonguldak’ta bugün konuşulan tek bir konu vardı...
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ile AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan arasında yaşanan ve kamuoyuna yansıyan kavga görüntüleri...
Kavga nedeniyse, kente yapılacak iki üst geçitti.
Zonguldak bu görüntüleri tartışırken, herkes aynı soruyu soruyordu:
“Belediye Başkanı nerede?”
Tahsin Erdem, Türkiye Belediyeler Birliği toplantısındaydı.
Belediye başkanının görevi, yalnızca toplantılara katılmak değil...
Kentine, halkına ve ortaya çıkan krizlere karşı sorumluluk almaktır.
Kriz yönetmek de belediye başkanlığı görevleri arasındadır.
Bu kavga, sıradan bir kavga değil...
Kentimize dışarıdan gelmiş bürokratların önünde yaşanan bir kavga!
Bu gerilime dair belediye başkanı suskun kalamaz!
Siyasette kaçış yoktur.
Böyle kaçamazsın Tahsin Erdem!
Tahsin Erdem, Mustafa Çağlayan'a geçtiğimiz haftalarda zeytin dalı uzattı.
Bu kavga daha önce yaşanmış olsa da sonradan uzatılan zeytin dalı önemli.
Bu görüntüleri herkesin görmesinden utanıldı mı?
Kriz anlarında ortaya çıkamayanlar, makamın ağırlığını da taşıyamaz.
Zonguldak halkı açıklama bekliyor.

Vicdansız ve kopuk siyaset!

CHP Zonguldak İl Başkanlığı, geçtiğimiz pazar günü "birlik, beraberlik ve dayanışma" kahvaltısı düzenledi!
Kim, kiminle birlik-beraberlik yaşadı?
Kim, kiminle dayanıştı?
Anlamadık!
Daha bir-iki gün öncesinde beraber olan ekip, kahvaltıda buluşmuş!
Fotoğraflardan bakıyoruz, hepsinin suratı endişeli ve beş karış!
Benim bildiğim dayanışma kahvaltılarında her gün birbiriyle görüşen partililer buluşmaz!
Örneğin, kahvaltı programında kimler yoktu?
Alaplı İlçe Başkanı Hüseyin Tosun yoktu!
Çaycuma İlçe Başkanı Fahri Diler yoktu!
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı
yoktu!
Belediye meclis üyeleri yoktu!
İl Genel Meclisi üyeleri yoktu!
Delege yoktu!
Kısacası taban yoktu!
Tabanın olmadığı bir partide; birlik ve beraberlikten ya da dayanışmadan bahsedemezsiniz!
Mesela, Ereğli'de önceki il yönetiminden isimler neredeydi?
Ereğlili İl Genel Meclisi üyeleri neredeydi?
Bir partinin gerçek gücü tabanından gelir.
Siyasi partiler, yöneticilerden ya da vitrine çıkan isimlerden ibaret değildir.
Yani CHP; milletvekillerinden, il başkanından, ilçe başkanlarından ya da belediye başkanlarından ibaret değildir!
Afiş asan, kapı kapı dolaşan, sandıkta görev alan, eleştiren, sahip çıkan ve gerektiğinde bedel ödeyen tabandır.
Ama bakıyoruz; "körler sağırlar birbirini ağırlar" hesabı!
Partiyi bu kadar küçültemezsiniz!
Taban yoksa, parti yalnızca tabeladan ibaret kalır.
Taban, partinin vicdanıdır.
Onun için vicdansızlık yapmayın!
Sahadan kopuk bir siyaset anlayışı, zamanla halktan kopar.
Seçimleri kazandıran yalnızca adaylar değil, o adaylara inanan ve emek veren tabandır.
Emin olun, o taban da sizi "birbirinizle kahvaltı yapın" diye seçmedi!