Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı'nın Danışmanı Ahmet Öztürk, Zonguldak basınına hakaret içerikli sözler sarfetti.
Ahmet Öztürk, bize gazetecilik ve insanlık dersi vermeye kalkıştı!
Zonguldak'taki iki gazeteci örgütü de kınama yazısı gönderdi.
Yetmez!
Ben de kendi adıma bir şeyler söyleyeceğim...
Ahmet Abiyi çok uzun yıllar öncesinden tanıdığımı daha önceki yazılarımda belirtmiştim.
Benim tanıdığım Ahmet Öztürk bu değil!
Kendisi uzun yıllar Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı'nda (ZOKEV) görev yapıyor.
Ben de kendisini ZOKEV'den tanıdım.
Kendisine saygısızlık yapmak istemem...
Ancak gazetecilerle ilgili söylediği son sözler kabul edilir gibi değil!
Ahmet Abiye buradan soruyorum...
Bize gazetecilik dersi veriyorsun...
Uğur Mumcu'nun sözlerini de örnek göstermişsin bize...
Peki, senin köşe yazdığın gazetede her şey doğru, bilgi dolu, evraklı, objektif ve halktan yanaydı değil mi?
Ben bilmiyorum da, soruyorum işte...
Gazete çok iyi olduğunuz için mi bölündü?
Yoksa kötü olduğunuz için mi bölündü?
Bu kadar da yüksek perdeden konuşulmaz.

Haberimin arkasındayım...

Fevkani Köprü haberlerini yaparken, iki tarafı da dinledim.
Cumartesi günü köprünün çıplaklığı ile o beton blokların birbirinden ayrıldığını gösteren o fotoğrafı ben çektim.
"Fevkani Köprü gerçeği ortaya çıktı" şeklinde de yazmıştım.
Haberimin arkasındayım.
Köprü altı esnafı için yazdıklarımın da arkasındayım.
Köprü altı esnafına dün "çık" demediler!
Neredeyse bir senedir bu konu gündemde...
Köprü altı esnafı, direndikçe direndi.
Ayrıca köprünün kötü halini görüp de haber yapmamak da kötü gazetecilik değil mi?
Yine söylüyorum...
Köprü altını kurtarmak için Zonguldak geç kaldı.