Zonguldak, cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarını alıyor.
Taşkömürünün bulunması ve üretime başlaması nedeniyle bir yandan sanayileşirken, diğer yandan şehirleşen Zonguldak, ikinci hamlesini yapıyor.
Karadeniz doğalgazının Filyos'tan karaya çıkacak olması ve bölgenin "endüstri bölgesi" ilan edilmesiyle yatırımların önü açıldı.
Karayollarımız; bu nedenle iyileştiriliyor, yeni yollar, yeni tüneller açılıyor.
Yıllarca ihmal edilen Zonguldak, yeni bir kimliğe kavuşuyor.
10 yıl sonra çok başka bir Zonguldak olacağı kesin.
Bugünkü kavganın nedeni, gelişen ve büyüyen Zonguldak'ta söz sahibi olmak!
Ama hiç kimse, bu yapılanları sahiplenmesin!
Yerelin gücü ve isteğiyle olacak işler değil!
Bu yatırımların hepsi, devlet ve hükümet desteğiyle yapılıyor.
Taşkömürü; devlet eliyle mi,
özel sektör eliyle mi üretilmeli?
Zonguldak'ta taşkömürünün bulunuşunun 193'üncü, üretimine başlanmasının 174'üncü yıldönümü kutlanıyor.
Kömürü bulan "Uzun Mehmet" anılıyor...
Resmi törenler yapılıyor.
Bu sırada, Zonguldak'ta taşkömürü üretiminin en düşük seviyelerde seyrettiği haberleri geliyor.
TTK'ya ait Zonguldak Limanı'na gemilerle "ithal kömür" geliyor!
Termik santrallerinde "ithal kömür" yakılıyor!
"Acaba" diyorum...
Biz, taşkömürünün bulunuşunun yıldönümünü kutlamak yerine, "ithal kömürün Zonguldak'a girişini" mi kutlasak?
5 bin maden şehidiyle ülke ekonomisine can veren Zonguldak'ın, can çekişen madencilik sektörünü canlandırmanın imkanı var mı?
Muhalefetin sadece, "İşçi açıkları kapatılsın, kuruma işçi alınsın, üretim artırılsın" sözleri gerçeği yansıtıyor mu?
İşçi alındıkça, üretimin azaldığı gerçeğini görmezden nasıl geleceğiz?
Asıl tartışmamız gereken konu bu...
Taşkömürü üretimi, hangi boyutta devam etmeli?
Devlet eliyle mi, özel sektör eliyle mi?
1 milyon 236 bin tona kadar düşen üretimi, nerede tutacağız?
1,2 milyar lirayı aşan yıllık zararı, nerede tutacağız?
Bence, işçi alınmadan bunlar konuşulmalı.
TTK'nın geleceği hakkında bir karar verilmeli.
Ama biz, işçinin alacağı "promosyon"la daha çok ilgileniyoruz!
Kim "genel müdür yardımcısı" olsun, onunla daha çok ilgileniyoruz!
Kim "müessese müdürü" olsun, onunla daha çok ilgileniyoruz!
Kim gelirse gelsin, "zihinsel dönüşüm" sağlanmadan, bir karar verilmeden yol almamız mümkün değil.
Bakalım nasıl bir karar verilecek?
Belediyede emekli işçi çalıştırılamıyor.
Yani hem emekli maaşı alıp hem de belediyede çalışamıyorsunuz.
Ya yardan geçeceksiniz, ya da serden!
Çaycuma Belediyesi'nde bu ve benzeri durumlar vardı!
İncelemeler, araştırmalar, soruşturmalar yapıldı.
Verilecek kararı heyecanla bekliyoruz.
Belediye şirketinde "kamyon şoförü" gösterilip başka iş yapanların emekli maaşlarının ne olacağıyla ilgili karar yakında açıklanır!
Bekleyelim bakalım...
Bu işin sonu nereye varacak?
Zonguldak neresidir?
Hırsızların, nitelikli dolandırıcıların "işadamı" sıfatı taşıdığı kentin adıdır Zonguldak!
Beş yüz-bin işçi çalıştıran Zonguldaklının, "işadamıyım" diyemediği kentin adıdır Zonguldak!
Ağabeyi "İl Başkanı" olan doktorun "Başhekim" olabildiği kentin adıdır Zonguldak!
Tefecilerin sosyal medyadan paylaşım yaparak alacak tahsili yapmaya çalıştığı kentin adıdır Zonguldak!
Bir hasta yatağını 8 siyasetçinin birlikte hediye ettiği kentin adıdır Zonguldak!
Muhalefet partisi il başkanının, "iktidar olmayı" yöneticisinde denediği kentin adıdır Zonguldak!
Yayın politikalarını Pusula'ya göre belirleyen gazetecilerin çoğunlukta olduğu kentin adıdır Zonguldak!
İçecek ayranı olmadığı halde tahtırevanla gezmeye gidenlerin kentidir Zonguldak!
Bir adım öne geçenin paçasından tutup çekildiği kentin adıdır Zonguldak!
Arsızın "güçlü", haklının "suçlu" olduğu kentin adıdır Zonguldak!
Yediemin otoparkında hacizli 160 aracın kaybolduğu şehrin adıdır Zonguldak!
İşi-gücü olmayanların "İl Başkanı", "İlçe Başkanı", "Belde Başkanı" olduğu kentin adıdır Zonguldak!