Sosyal medya...

Bazen aspirin gibi...

Doğru sayfaları takip edersen...

İnsanı dinlendiriyor.

Bilgilendiriyor.

Kocaman kitapları...

Bazen...

Bir ömrü...

Bir cümle ile anlatıyor.

Bu da onlardan biri...

"Bir çocuk...

Koşarak geçti yanımdan.

Baktım...

Arkasından...

Ömrün gidiyor..."

[*] [*] [*] [*]

Geride kalan an gibi...

Gün gibi...

Yıl gibi...

Biz mi ilerliyoruz...

Zaman mı?

Ya da...

Tam tersi...

Biz mi geride kalıyoruz...

Zaman mı geçiyor?

Felsefik kafa karıştırmalar...

[*] [*] [*] [*]

Ortada olan gerçek şu...

İnsanoğlu...

Başlangıcı; bir damla su...

Sonu; bir avuç toprak...

Arada kalan...

Zaman...

Adı: Ömür...

Bu açıdan bakıyorum...

2018 yılı...

Geride kaldı.

Ne yaptık?

Kocaman hiç...

Dünyalık...

Boş...

Ahirete baksak...

O konuda da tek sığınak...

Allah'ın mağfireti...

Rahman...

Rahim adı...

Bize kalsa...

Tek numara yok.

[*] [*] [*] [*]

Koca bir yıl...

365 gün...

Gitti.

Bağıra bağıra...

Esasında...

Daha geriye doğru gitsek...

Çok değişen bir şey yok.

Daha dün...

Çocuktuk...

Akköy'de yaşarken...

Elektrik yok...

Su kuyudan...

Çeşmeden bakraç ile...

Bidon, ibrik ile taşınırdı.

Yol...

Patika...

Araba yoktu.

Yola da ihtiyaç yoktu.

İnsanlık vardı.

Komşuluk vardı.

Hak-hukuk vardı.

Dahası...

Hayallerimiz vardı.

Sonrası...

Köyden çıktık.

Elektrik...

Su...

Yol...

Hepsi geldi.

Hırs yaptık.

Arabalar aldık.

İmkanlar genişledi.

Akıllı telefonlar...

Devasa televizyonlar aldık.

Bilgisayarlar...

Tabletler...

Giyim-kuşam...

Özeti...

Hayatımız gelişti-değişti.

Ya biz...

Biz de değiştik.

Yıllar geride kaldıkça...

Artık eskisi kadar insan değiliz.

2019 gelse ne olur?

Ayrı konu...

Sağlık, mutluluk, huzur, bolluk, bereket diliyorum.