Etrafımıza bakıyoruz.
Bir yığın mutsuz insan.
Hep mızmız.
Hep şikayet.
Dedesinden şikayetçi.
[*] [*] [*] [*]
Adamlar...
Yokluk zamanı...
Dağın tepesine çıkmışlar.
Orman işi yapmışlar.
Hayvancılık yapmışlar.
Avcılık yapmışlar.
Çoluğunu çocuğunu barındırmışlar.
Bir göreneksizlik hali var mı?
Bugünden bakınca öyle görünüyor.
Ellerindeki imkanlara göre yokluk çekmişler.
Ancak...
Her zamanı...
Onun şartlarına göre değerlendirmek lazım.
O insanların psikolojik ve sosyolojik durumlarına göre değerlendirmek lazım.
Bu durum bizim bilgimizi aşar.
Onun için ahkam kesmeye gerek yok.
Aşmasa ne olur?
Sadece yorum yapmış oluruz.
Adamlar gelmişler dünyaya.
Yokluk çekmişler.
Tabiri caizse kazma burnu ile tarım yapmışlar.
Ekin ekip, harman dövmüşler.
Tek balta ile kendilerine ev yapmışlar.
Çoluk çocuğuna...
Torun toprağına...
Az çok miras bırakmışlar.
Allah hepsine gani gani rahmet eylesin.
[*] [*] [*] [*]
Bu insanlardan şikayetçi olmak, hakkı üzer.
Dert yanmak, hayıflanmak, kişinin kendisini yorar.
[*] [*] [*] [*]
Aynı kişiler, kendinden sonrakilerden de şikayetçi.
Neymiş efendim.
Eski saygı, sevgi, muhabbet yok.
Çalışma, azim, gayret yok.
Ellerinde bir telefon.
Gerisini herkes biliyor.
[*] [*] [*] [*]
Şikayet edene bakıyoruz.
Eskisi gibi değil hayat şartları.
Bilgiye ulaşmak kolay.
Pazara ulaşmak kolay.
Teknolojiye ulaşmak kolay.
Soru şu?
Sen ne yaptın dedenden kalan arazileri.
Akılcı tarım mı yaptın?
Birim alandan alacağın gelir miktarını mı yükselttin?
Yoksa...
Onların sana bıraktığı miras yetmedi.
Biri, iki, üç, beş mi yaptın?
Bu ve benzeri onlarca soruya tek cevap var.
Yok...
İşin garibi.
Seni yetiştiren.
Beğenmediğin insanlar.
Sana yer yurt bırakan rahmetliler.
Yine beğenmediğin.
Senin yetiştirdiğin çoluk çocuğun.
Sürekli bir şikayet.
Memnuniyetsizlik hali.
Çalışma yok.
Akılcı çalışmanın yanından geçen yok.
Çağın imkanlarını kullanmıyorsun.
Dedenin o günün şartlarında diktiği fındık tarlasını beğenmiyorsun.
Üstelik bakmamışsın.
Orman etmişsin.
Velhasılı...
Sonuçsuz düşünceler, konuşmalar.
Kişinin kendisini mutsuz eder.
Mazeret; tembel ve başarısız insanların sığındığı yegane kaledir.
Çalışmak, üretmek şart.