Bizim &[#]8220;İhtiyarlar&[#]8221;.
Çok yaşamışlar.
Çok tecrübe edinmişler.
Ruhlarına rahmet, büyük sözler etmişler.
Anlayana kılavuz.
Anlamayana ne desen az.
[*] [*] [*]
Geçmiş zaman.
Rivayet o ki.
Oğlanla kız şakalaşıyor.
- Evladım şakalaşmayın. Olmaz. Başınıza iş gelir.
- Bir şey olmaz dede.
- Olur olur. Erkekle erkeğin şakası karakolda, erkekle kızın şakası yatakta biter. En iyisi evlenin. Oynaşıp dururken size benzeyen bir varlık peydah olur.
[*] [*] [*]
Aynen öyle olmuş.
Karakolluk olmadan.
Ele aleme rezil olmadan.
El ele, gönül gönüle vermişler.
Kız istemişler.
Düğün dernek kurmuşlar.
Evlenmişler.
Yuva kurmuşlar.
Ana rahminde bir bebek.
Doğan bir çocuk.
Onbeş yaşında genç.
Yirmi yaşında delikanlı.
Otuz yaşında adam.
Velhasıl.
Bir adem.
Yaşadı.
Kendince yaşadı.
Adem gibi yaşadı.
Ve gitti.
Her şeyini tek başına yaşadı.
Adem gibi.
Adamlığını hissettirmediler.
Ailesi.
Çoluğu-çocuğu.
Dostları.
Arkadaşları.
Adem muamelesi yaptılar.
Adam gibi davranmadılar.
İşi deliliğe vurdu.
Kimini görmezden geldi.
Kimini duymazdan.
Kendine reva görülenleri başkalarına yapıp intikam aldı.
Bazen tam tersini yaptı.
Öyle ya da böyle.
Arkasında bir iz bıraktı.
Seven de, sevmeyen de arkasından ağladı.
[*] [*] [*]
İçim cızladı.
Ne riyakarlık be!
Vasiyetimdir:
Varlığımda kıymetimi bilmeyenler arkamdan ağlamasın.
Ağıt yakmasın.
Hatta&[#]8230;
Ya kıymetimi bilenler; &[#]8220;Allah&[#]8217;ın bir lütfüydü. Güzel şeyleri birlikte yaşadık. Acıları paylaştık. Şükür&[#]8221; desin.
Arkamdan dua etsin.
Beni hayırla yad etsin.