Birimiz öne çıktı.
O söyledi
Biz söyledik.
Hatta öne çıkmak için yarıştık birbirimizle.
[*] [*] [*]
"Türküm, doğruyum, çalışkanım.
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!"
[*] [*] [*]
İlkokul yılları böyle geçti.
Ortaokul
çağlarında sözümüz de değişti.
Senin hitabını okuduk.
Dinledik.
[*] [*] [*]
"Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların
olacaktır. Birgün istiklal ve cumhuriyetini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye
atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan
ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek
düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve
hile ile, aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları
dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim
ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve
dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini,
müstevlilerin siyasi emelleriyle techit edebilirler. Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap
düşmüş olabilir.
Ey Türk İstikbalinin Evladı !
İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur."
[*] [*] [*]
Anlamadık.
Doğruya ´enayi´, çalışkana ´inek´ dedik.
Küçüklerimizi ezdik, büyüklerimize isyan ettik.
Kendimizi, çıkarlarımızı yurdumuzdan çok sevdik.
Ülkümüz, cebi doldurmak, milleti ezmek, tepeden bakmak oldu.
Açtığın yolda durmadan tersine ilerledik.
Sözümüzde durmadık.
Canımız tatlı idi, hep başkalarını kurban etmenin hesabını yaptık.
[*] [*] [*]
Birinci vazifemiz, kendi çıkarlarımızı korumak oldu.
Dışarıdan düşman aramamıza gerek yok.
Dünyada emsali görülmemiş bir şekilde zarar verdik ülkemize.
Kimsenin hile yapmasına gerek kalmadı.
Tüm kalelerin anahtarlarını kendi elimizle verdik.
Biz böyle olunca, öylece de yönetildik.
[*] [*] [*]
Kısacası; damarlarımızda GDO´lu kan kaldı.
Bu kanla, açtığın yolda ne kadar yürüyebilirsek yürüyoruz ATAM.
Sen rahat uyumayasın diye birbirimize düşman olduk.
Hepimiz seni kimseye kaptırmamak için birbirimizle çatışıyoruz.
Herşeye rağmen ayakta, bize bıraktığın Cumhuriyet