Bilge hoca, yetiştirdiği öğrencinin seviyesini ölçmek ister.

Öğrencinin eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip bir nesne verir.

- Oğlum, bunu pazara götür, esnaflara kaç lira değer biçtiklerini sor.

Öğrenci elinde bir nesne…

Girer bakkala…

- Buna kaç lira verirsiniz.

Bakkal nesneyi inceler.

Boncuğa benzetir.

- Bunu tek lira veririm. Bizim çocuk oynar.

Manifaturacıya gider.

- Buna 5 lira veririm. Bir elbiseye süs olarak takarım.

Semerciye gider.

- Buna 10 lira veririm. Semerin kaşına takarım. Farklı görünür.

Araştırma biraz devam eder.

Ancak fiyatlar bu rakamlar seviyesinde dolaşır.

Gelir hocasının yanına…

- En çok 10 lira verdiler.

- Şimdi bunu al, kuyumcular çarşısına git.
Öğrenci gider.
Girer kuyumcuya…
- Buna kaç lira verirsin?
Kuyumcu ürünün değerini anlar.

Öğrenciyi bir yere oturtur.

Yakından ilgilenir.

- Bunu nereden buldun?

- Hocam verdi. Değerini öğrenmek istiyorum.

- Kaç lira istiyorsun?

- Siz kaç lira verirsiniz?

- Kaç lira istersen?

- Ben değerini öğrenmek istiyorum.

- Ben evimi, arsalarımı sana vereyim. Sen bunu bana bırak.

- Bu hocamın emaneti... Sadece değerini öğrenmek istiyorum. Satamam.

Kuyumcu bir hayli dil döker.

Çocuk kararlıdır.

- Emanet... Satamam... Bırakamam…

Öğrencinin kafası karışık…

Döner hocasının yanına…

Bir lira veren var.

Servetini veren var.

Öğrenci, durumu hocasına anlatır.

Hoca sorar:

- Karşılaştığın olayları nasıl izah edebilirsin?

- Çok şaşkınım. Kafam karışık. Ne diyeceğimi bilemiyorum.

- Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilenler anlar.

[*] [*] [*] [*]

Altının kıymetini sarraf bilir.

İnsanlar için de böyledir.

Her insan kıymetlidir.

Ve mutlaka etrafınızda…

Ya da bir yerde size değer veren kişiler vardır.

Önemli olan sarrafı bulmaktır.

[*] [*] [*] [*]

Olaya tersten bakalım.

Kendinizce değerli olabilirsiniz.

Mücevher olabilirsiniz.

Ancak mücevheri kıymetli kılan onun özelliğidir.

Kömür ile elmasın hammaddesi aynıdır.

Kimi ton hesabı satılır.

Hatta sosyal yardımlaşma ile dağıtılır.

Diğeri ise, miligram ile satılır.

Hatta bazen para ile de satılmaz.

[*] [*] [*] [*]

Aynı hammaddeye sahip olmak…

Aynı değerde olduğumuzun göstergesi değildir.

Hepimiz insanız.

Ancak bizi birbirimizden farklı kılan iyi ya da kötü özelliklerimizdir.

Yazının ahengine kapılıp, kendimizi mücevher zannetmeyelim.

Kendini darı sanan adam…

Bir adam kendini darı sanıyormuş.

Nerede tavuk görse, “Beni yiyecek” diye nefes nefese kaçıyormuş.

Tedavi olmuş.

Ve artık insan olduğuna inanmış.

Artık rahatlıkla dışarı çıkmış.

Bir de ne görsün.

Karşıdan kendisine doğru emin adımlarla gelen bir tavuk.

Hemen eve geri dönmüş.

- Ne oldu?

- Tavuk beni yiyecek.

- Hani sen darı değildin. İnsandın.

- Yahu ben darı olmadığımı biliyorum. Ya bunu tavuk bilmiyorsa ne olacak?