Son günlerde çok ilginç tartışmalar yaşanıyor.
Terörist ile ben görüşmedim, sen görüştün
Yok, ben görüşmedim, sen taziyeye gittin
Çözüm sürecinde terörist ile masaya oturan sen değil miydin?
Yok, o bendim de, sürekli olarak teröristlere sempati duyan da sen değil miydin?
Ve daha pek çok şey
Garip olan ne biliyor musunuz?
Halk takılmış liderlerin peşine
Onlar yat diyor
Halk yatıyor.
Onlar kalk diyor
Halk kalkıyor.
Onlar inan diyor
Halk inanıyor.
Onlar inanma diyor
Halk inanmıyor.
Sadece halk mı?
Medya da öyle
Toplum, medyanın tamamı olmasa da çok büyük bir çoğunluk, liderler ne satıyorsa, ona inanıyor.
Ona inanmak istiyor.
Oradan-buradan onu satmaya çalışıyor.
Ben yapınca iyi, sen yapınca kötü
Sen yapınca kötü, ben yapınca iyi
Şeyin şeyi
Aynı şeyin laciverti gibi bir tablo çıkıyor ortaya
Bu tartışmalar yerele de iniyor.
Saçma-sapan açıklamalara tanık oluyoruz.
İzlerken de, dinlerken de, okurken de yoruluyoruz.
Bunları izlememek, okumamak en iyisi...
[*] [*] [*] [*]
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Brüksel ziyareti sırasında BBC'nin Brüksel bürosundan telefonla BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlamış.
Şöyle diyor haberde:
Son olarak İstanbul Vezneciler'de bir saldırı gerçekleştiren TAK örgütü, saldırı sonrası yaptığı açıklamada sivil kayıplardan AK Parti'yi sorumlu tutmuş ve Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur ifadesini kullanmıştı.
Demirtaş, TAK'la ile ilgili sorularımızı yanıtlarken, sivillere yönelik eylemlerin terör eylemi kapsamında değerlendirdiklerini belirterek, şunları söyledi:
Bizim dışımızda TAK'a dönük, doğrudan TAK'ı sert bir şekilde eleştiren, uyaran veya bu tür eylemlere son vermesi çağrısı yapan başka hiçbir parti yok aslında.
Bizim hiçbir şekilde bu tür, sivilleri doğrudan hedef alan terör eylemleriyle hiçbir alakamız olamaz.
Hiçbir şekilde HDP'nin hoşgörüsü veya toleransı olamaz.
Biz bu isimle eylem yapan örgüte hep çağrı yaptık ve bu tür eylemleri yapmamalarını ve bundan sonra bu tür eylemleri yapacaklarına ve artıracaklarına dönük tehditleri de geri çekmeleri gerektiğini ifade ettik.
[*] [*] [*] [*]
[*] [*] [*] [*]
Vay be
Kulaklarımıza inanamıyoruz.
Çok acayip şeyler oluyor, sayın seyirciler.
Bunu diyen Demirtaş
İnanı öpsünler!
[*] [*] [*] [*]
Tamam işte
Yakında yeni bir masa kurulur.
Yeni buluşmalar başlar.
Demirtaş, yeniden popüler hale getirilir.
Parlatılır
Cilalanır
Masada, iktidar ile muhalefet yer değiştirir.
Falan fıstık olur.
Mazeretler bulunur.
Kör tuttuğunu tutar, topal gözlerine inanamaz!
Ve bu derin çelişkileri çok acayip sorgulayan halk, Demirel gibi, liderler nereye dönerse, oraya döner.
Dün dündür, bugün bugündür!
[*] [*] [*] [*]
Halkını bu kadar enayi yerine koyan siyasi liderlerin böylesine el üzerinde tutulduğu başka bir ülke var mıdır?
Liderlerin çelişkilerini sorgulamaksızın böylesine kendisini kaptıran başka ülke var mıdır?
Elbette vardır!
Açlık, yoksulluk, garibanlık, işsizlik bir silah gibi; din, inançlar, ideolojiler bir afyon gibi kullanıldığı sürece tablo değişmeyecek.
Özgür irademizi elimizden alan inandığımız adamları, destek verdiğimiz siyasetçileri hakkıyla sorgulayamadığımız sürece değişen yine bir şey olmayacak.
[*] [*] [*] [*]
Keşke tüm politik, dini ve ideolojik değerlerimizi kısa süreliğine bir yana koyabilsek.
İnsanlığımızla çırılçıplak kalabilsek keşke
İşte o zaman birbirimizi anlayabilecek cesaretimiz olabilirdi.
Sosyal medyadan
Tayfun Özdemir şöyle diyor:
Gıda Bakanı açıklamış:
Ramazanda kırmızı ette sorun yok. Bosna'dan daha yeni 6 bin ton et ithal ettik.
Çok şükür bugünleri de gördük!