CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, bir açıklama yapmış ve demiş ki:
&[#]8220;Ali Koçal&[#]8217;la bir araya gelmedik.&[#]8221;
Ne demek bu? Ali Koçal vebalı mı?
Ama işin aslı şu: Mehmet Haberal&[#]8217;ın oğlu Erkan Bülent Haberal ile damadı Cevdet Uğurlu, Ali Koçal&[#]8217;ı sevmiyorlar. Yani en azından bunu bize çok açık ve net biçimde söylediler.
Ali İhsan Köktürk, Ali Koçal ile görüşürse, Haberal ve Uğurlu&[#]8217;nun tepkisini çekecek.
Bakın &[#]8220;Mehmet Haberal&[#]8221; demiyorum.
Durum bu yani&[#]8230;
Ben milletvekili olsam, istediğimle görüşürüm.
Hem beraber milletvekilliği yaptığım biriyle görüşmemden kime ne?
Bunu basın açıklamasıyla yalanlama durumuna düşmek ne kadar acı!
İşimize bakıyoruz&[#]8230;
Bize bugüne kadar kim kötülük etmişse, başına iş almıştır.
Bunu korktuğumuz için, ya da, &[#]8220;Bakın, biz ne efsunlu adamız?&[#]8221; demek için söylemiyoruz. Bakın, başımıza onca iş geldi, onca iş getirildi.
Hepsinden alnımızın akıyla çıktık.
Muhabirlikse, alasını yaptık. Dergiyse, alasını yaptık. Gazeteyse, alasını yaptık.
Şimdi televizyonun alasını yapacağız.
Ama bakıyorum, bize çelme atanların, kumpas kuranların başı dertten kurtulmuyor.
&[#]8220;Oh olsun&[#]8221; da demiyoruz. Demeyiz, hatta üzülürüz bile.
Aynı hataya kendimiz düşmemek için ders çıkartırız&[#]8230;
Biz bir yola çıktık. Televizyon aldık. Büyük bir yatırımın içine girdik.
Kimileri, &[#]8220;Kim var bu işin arkasında?&[#]8221; diye soruyor, finansör arıyorlar.
Kimileri, &[#]8220;Demirler dayanamadı, bunlar üç ay gidemez&[#]8221; diyor.
Biz Bartın&[#]8217;a gittiğimizde de öyle diyorlardı.
Neredeyse beş yıl kaldık, gazeteyi sattık, televizyon aldık.
Rızkı veren Allah... Biz çalışıyor, şükrediyoruz.
Oluyor. Mevlam verdikçe veriyor.
Gerisi hikaye&[#]8230;
Kıssadan Hisse: Karga ile Leylek&[#]8230;
Bir gün, bir bilge, kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı cins kuşa rastlar yol kenarında... Hayli merak eder, bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaşamak istemediklerini, nasıl olup da bir &[#]8220;yabancı&[#]8221;yı kendi kardeşlerine yeğlediklerini&[#]8230; Biri karga, biri leylek&[#]8230;
O kadar farklıdır ki, kuşlar ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyle uçmayı yeğlediklerine... Öyle ya, karga dediğin kargalarla uçmalıdır, leylek dediğinse leyleklerle... Yaklaşır ve merakla inceler kuşları... Ta ki her ikisinin de topal olduğunu keşfedinceye kadar&[#]8230;
O zaman anlar ki, birlikte kaçar, birlikte uçar, birlikte yaşarlar beklenenlerin yanında tutunamayanlar... O zaman anlar ki, sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır kimilerini birbirlerine yakın kılan&[#]8230; Topal kuşlar birbirlerinin &[#]8220;arıza&[#]8221;larını bilir ve sömürmek ya da örtmek yerine kabullenirler öylesine&[#]8230;
En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır. Aynı şekilde zengin, aynı şekilde mesut olanların ortak paydaları sabun köpüğü gibidir uçar, söner. Ortak acı, ortak hüzün, ortak pürüzdür esas yakınlaştıran, yaklaştıran&[#]8230;
Günün Fıkrası: Neden ayaklara kan gitmez?
Bir öğretmen, kan dolaşımı üzerine ders anlatıyordu. Konuyu daha iyi açıklamaya çalışarak şöyle dedi:
"Şimdi, sınıf, eğer başımın üzerinde durursam, bildiğiniz gibi, kan başıma iner ve yüzüm kıpkırmızı olur."
"Evet" dedi sınıf.
"O zaman, neden ben olağan pozisyonda ayakta dururken kan ayaklarıma gitmiyor?"
Küçük bir oğlan bağırdı:
"Çünkü ayaklarınız boş değil."
Günün Sözü:
"Yüzsüzdür insanoğlu kimse bilmez fendini, kime iyilik yaptıysan ondan koru kendini."
Mehmet Akif Ersoy