Zonguldak,
Yönetilemiyor olmasının getirdiği,
Gerginlik ve kaosun içinde.
Tansiyon,
Her geçen gün yükseliyor.
Yönetimsel boşluğun yarattığı,
Belirsizlik iklimi,
Çelik gibi sinirleri bile zorluyor.
Bugün yaşanan olay,
Yönetimsel boşluğun,
Ve kapı arkası diplomasilerin sonucunda gerçekleşti.
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ile,
Sosyete Pazarı İşletmecisi Ozan Varol,
Başkanlık makamında tartıştılar.
Karşılıklı bir hakaret durumu var.
Peki bu olay neden gerçekleşti.
Şimdi sizlere perde arkasını anlatalım.
Ozan Varol,
Zonguldakspor’a tahsis olan Pazar yerinden,
Sosyete Pazarı için,
Yer istiyor.
Haftada bir veya iki gün.
Bu konuda,
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e gidiyor.
İddiaya göre Tahsin Erdem, “Ben orayı Zonguldakspor’a tahsis ettim. Benlik bir şey yok” diyor.
Haliyle Ozan Varol,
Zonguldakspor Başkanı Harun Demir’e gidiyor.
Yine iddiaya göre Harun Demir,
Haftanın belli günlerinde,
Kirasının ödenmesi şartıyla,
Bir sorun yaşanmayacağını söylüyor.
Buraya kadar her şey tamam.
Daha sonra,
Ozan Varol ile Akın Kavi’nin olayı gerçekleşiyor.
İşte gün dönümü ise,
Tam bu nokta zuhur ediyor.
İddiaya göre önce Harun Demir, belediyeden izin alınması gerektiğini söylüyor.
Yine aynı iddiaya göre, ‘Harun Demir ile konuşun. Benlik bir şey yok’ diyen Tahsin Erdem,
Bu sefer Pazar yeri için, “Yapacak bir şey yok” diyor.
Yani Akın Kavi’nin olayından sonra,
90’lı yılların bürokrasisi gibi,
Durduk yere,
Bürokratik engeller çıkartılıyor.
Tahsin Erdem,
Kent Lokantası’da temizliğe verdiği işçisinden korktuğu için,
Polis koruması almıştı.
İşçinin ekmek meselesiydi.
Şimdi de,
Sosyete pazarının ekmeği ile oynadı.
Bu olaylar yaşandı.
Ekmek üzerinden ne siyaset,
Ne ticaret olur!
Bakın sosyete pazarı esnafı,
Akşam belediye binası önünde eylem yaptı.
Ekmek aslanın ağzındaysa eğer,
Aslanı terbiye edip,
Ağzından ekmek alınmaya çalışılmaz.
Son bir detay,
Belediye koridorları,
‘Akın Kavi karın mı, kocan mı?’ sözleri ile inledi.
Sanırım,
Her şeyin özeti,
Bu cümledir.
* * * * * * * * * *
Başkanlık makamında yaşanan olay sonrasında,
İlk karakola giden isim,
Ozan Varol oldu.
Varol’un şikayetçi olduğu bilgisi var.
Akabinde ise,
Tahsin Erdem,
Başsavcılığa,
Adeta siyasi bir ordu ile giderek,
Suç duyurusunda bulundu.
Belediyeye kayyum atansa,
Bu kadar dramatize edilebilirdi.
Tahsin Erdem,
Mağduriyet yaratmayı sever.
Ama bu olay,
O kadar büyük bir olay değil.
Gördük ki,
Akın Kavi de,
Zonguldak Adliyesi,
Oscar Halısında,
Yerini almış.
Yav bu Akın Kavi,
Aynı Ozan Varol’dan,
Kafasına şişe yemişti.
CHP’liler kalabalık gelince,
Soluğu adliyede almış.
Güven sorunu böyle bir şey.
Yüz adım ötendeki PTT Taksiye gidip,
Ozan Varol’a hesap soramıyorsun.
Ama,
Çarşıdan,
Adliyeye,
Kabalık ekip var diye koştura koştura gidiyorsun!
Delikanlı Akın Kavi!
Boydan kesat,
İçten fesat!
Hiçbir dostu kalmayan Akın Kavi,
Şimdi iki kişiye sarılıyor.
Ama bilinir ki,
Akın Kavi’nin dostluğu,
Yahuda’nın Öpücüğüne benzer.
Yahuda’nın Öpücüğü nedir?
“Yahuda'nın öpücüğü, Sinoptik İnciller'e göre Yahuda'nın İsa'yı kılıçlı ve sopalı bir kalabalığa ifşa etme şeklidir. Yahuda tarafından Son Akşam Yemeği'nden sonra Getsemani Bahçesi'nde verilen öpücük, Sanhedrin Roma Askerleri tarafından İsa'nın tutuklanmasına neden oldu. Kavram, daha geniş olarak "dostça gözüken ancak karşı tarafa zarar veren davranış" anlamına gelmektedir.”.
Bakalım,
İlerleyen süreçte,
Akın Kavi,
Kimi öpecek?