Nal...

At, eşek, katır gibi tek tırnaklı hayvanların ayaklarına çakılan metal.

Hatta...

Çift sürümünde...

Öküz arabası çekiminde...

Ormanda tomruk sürükleme işinde çalışan öküz ve mandaların da ayağına çakılır.

Nal, çakılacak tırnağın altını kaplayacak büyüklüktedir.

Kenarlarında mıh (kocaman, dikdörtgen başlı, çok sivri, yassı nal çivisi) çakmak için delikler bulunur.

At, eşek, katır çivilerinin etrafında altı delik bulunur.

Yaygın olanı...

At, eşek, katır nalıdır.

Öyle ki...

Bazı kültürlerde...

İnançlarda...

At nalı özellikler dahi atfedilir.

[*] [*] [*] [*]

Hayvanların tırnakları uzar.

Önce uzayan tırnaklar sıntıraş (yarım ay şeklinde kısa saplı ağzı kesici alet...

Diğer adı... Nalıncı keseri...

Kendine doğru çekerek keser) ile kesilir.

Nal ayağa oturacak şekilde yeri hazırlanır.

Nalbant çekici ile çakılır.

Kerpeten ile çivinin ucu geri bükülür.

Kerpeten ile fazlalık yeri kesilir.

Son olarak nalın dışına taşan fazlalık tırnaklar törpülenir.

[*] [*] [*] [*]

Nallanacak hayvan uslu ise...

Yularından bir yere bağlanır.

Sadece nalbant...

Ayağını geriye doğru büker.

Bilekten kavrar.

Kucağına yatırır ayağı.

İstediği gibi nallar.

[*] [*] [*] [*]

Hayvan biraz çekingen ise...

Bu kez sağlam bir yere bağlanır.

En az iki kişi...

Biri ayağı kaldırır.

Ayak bileğinden kavrar.

Hayvana doğru yaslanır.

Ayağı biraz dışarı doğru açar.

Kıpırdarsa, denge bozulacak şekilde tutar.

Hayvan tedirgin olur.

Fazla kıpırdamaz.

Nalbant işini yapar.

[*] [*] [*] [*]

Hayvan uslu değilse...

Kesin "deli"dir...

Biz de vardı.

"Deli katır"...

Onun için epey tedbir alınır.

En kolayı.

Kafes yapmaktır.

Sıkışır.

Kıpırdayamaz.

Eğer kafes yoksa...

Yaşı yüksek bir yere bağlanır.

"Kafasını istediği gibi oynamazsın" diye...

Bir maşa ile kulakları kıstırılır.

Eğer kafasını sallarsa...

Kulağı acır.

Yetmez.

Bir kişi kuyruğunu geri kıvırır.

"Çifte atamasın" diye...

Ön ayaklardan arka ayaklara ip bağlanır.

Adım mesafesi uzunluğunda bir ip...

Çifte mesafesi uzun olduğundan...

Arka ayaklarını sallayamaz.

Bir kişi ayağını kaldırır.

Semerinde bulunan urganlardan ayak bileğini normal seviyede tutar.

"Sallamasın" diye de...

Yine bağlı olan bilekten tutar.

Nalbant o zaman çalışmaya başlar.

Eğer düzgün tutulmazsa...

Tırnakları derin kesilir.

Hayvanın canı yanar.

Nal oturmaz.

Çivi ete batar.

Vesaire...

Hayvan için olumsuz bir nal ortaya çıkar.

Tüm bu tedbirler.

Esasında onun menfaatinedir.

[*] [*] [*] [*]

Eşek...

Genelde usludur.

Cüssesi ufak.

Zaptedmesi kolaydır.

Onun için...

Acemi nalbant komşunun eşeğinde öğrenir.

[*] [*] [*] [*]

Buradan bir ironi yapmak gerekirse...

Zonguldak, aynen böyle...

Ne kadar siyaset acemisi varsa...

Burada öğreniyor.

Almışlar ellerini nalıncı keserini...

Hep kendine yontuyorlar.

Yaptıkları icraatlar ortada...

Ellerindeki imkanı...

Rastgele çakıyorlar.

Tırnakta nal tutacak çiviyi ete çakarsan.

Can yakar.

Durum aynen böyle...

Ellerinde çekiç...

Dillerinde türkü...

Nalına da vur...

Mıhına da vur...

Vur diyenin çarkına vur...

[*] [*] [*] [*]

Bizcesi...

Vur Zonguldak'ın çarkına vur.

Kırılsın çarklar.