Hafta sonunu Ankara'da geçirdim.

Güzel iki gündü!

Eş-dost ziyareti yaptık!

Oran'dan burandan haberler aldık!

Yenimahalle'de kulis yaptık!

Geçen seferki kebabın acısı, bazılarına dert olmuştu!

Bu kez bir tatlıcı da buluştuk!

Hani bir Tekirdağ maçı vardı ya!

O maçın öncesi! Ortaköy'de bir otel! Lobide Belediye Başkanı ve İlçe Başkanı!

İlçe Başkanının kolunun altında yine bir kadın!

Otelin kapısına sabah yanaşan Citroen C5. İçinden inen Başkan Yardımcısı! Lobiye gelişi! Ağzı kulaklarında! Sanki geceyi otelde geçiren o! Niye mutlu oluyorsa!

Sonra hep beraber C5'e bindiler!

"Hep beraber" derken, o tarihteki Başkan Yardımcısı, İlçe Başkanı ve o kadın! İstanbul'un uzak bir semtine kadını bırakıp, o meşhur rakının üretildiği ile gittiler!

Sonra dostum beni kısa bir gezintiye çıkardı! Söğütözü, Mustafa Kemalpaşa'dan geçerken, "İşte geçen sefer yazdığın yer burası" dedi.

Vallahi bizimkiler bu işin "uzman"ı olmuşlar!

İller Bankası'na borç dağlar gibi birikirken, ilçede gözle görülür bir gelişme olmayışının nedeni belli oldu. Bizimkilerin "uzman"lık alanı başkaymış meğer!

Uzmanlıklarını Söğütözü'nde göstermişler!

Rahmetli, giderken çantayı Ankara'da bırakmış!

İlçe Başkanı ile Başkan Yardımcısının her şeyi bu çantada!

Çantayı gördüm! Topraktan çıktığı için dışı biraz çamurlu!

İçine daha sonra bakacağız!

O demir kapıyı açıp içeri dalacağız!

Ondan sonra...

Seyreyle cümbüşü!

Türkiye'nin para birimi

Ukrayna'da öğretmen, öğrencilere para birimlerini sormaktadır.

Öğretmen, "Almanya" der, öğrenciler hep bir ağızdan "Euro" derler.

Öğretmen, "Amerika" der, öğrenciler hep bir ağızdan, "Dolar" derler.

Öğretmen "İngiltere" der, öğrenciler hep bir ağızdan, "Sterlin" derler.

Öğretmen "Türkiye" der, öğrencilerden ses çıkmaz.

Öğretmen bir daha sorar, öğrencilerden biri "kere" der.

Öğretmen şaşırır, "Nerden çıkardın onu?" diye sorar.

Öğrenci, "Geçen yıl ablam Türkiye'ye tatile gitti. Geldiğinde 'iki 'kere' verdim, palto aldım, bir 'kere' verdim çanta aldım, bir 'kere' verdim, pantolon aldım, üç 'kere' verdim, dönüş bileti aldım" diyordu" cevabını verir.

Öteki Dünyadan Haberler

Ali Rızacığım, cenazeme gelmediğin için sana kızmadım.

Ama İbrahim'e söyle, yazılarımı kitap yapsın!

Telif ücretiyle dostlara birer kadeh bişey ısmarlasın!

Sana da sözüm vardı!

Göze de (kaynak suyunun yeryüzüne çıktığı yer) rakı ağartacaktık!

Orada yapamadık! Artık burada ağartırız! Bekliyorum!

Acele etme! Avukat Kadir ile gel! Sen bana ayak uyduramazsın!

Bütün avcılar ve atıcıları buldum burada!

Sayın Demirel'e gittim, geçen gün!

Sayın Barutçu'yu sordu!

"Afiyetteydiler, ben gelmeden" dedim!

Veysel Abinin herkese selamı var! Canı çok karaca, geyik çekmiş!

"Dolapta vardı, ama getiremedim efendim" dedim!

"Kim, ne getirebildi ki Telci?" dedi.

Avukat Hüsnü Abiyle herkesin kulaklarını çınlatıyoruz!

Gıygodı Bahattin de burda!

"Yetüştüremedik ağanın" diyor hala!

İnsan bura Goca Meşe'nin altını bile özlüyor!

Dünyanın kıymetini bilin!

Asıl cennet orada!

İyi yaşayın öyle gelin!

Celal Şakir Telci