Çok ilginç milletvekili aday adayları var!
Hele bir tanesi, "sosyal medya milletvekili" gibi!
Nereye baksan karşına çıkıyor!
Bir dostumu aradım, “Bu çocuk kim?” dedim.
Babasını söyledi!
Babasını tanıyorum!
Hep bir partide olur!
Sonra yerel seçim gelince, belediye başkanı hangi partiye geçerse, o partide olur!
Yani, ailece ilkeli bir duruşları yok!
O nedenle bunca yıldır siyasette bir adım ileri gidemediler!
Siyaset hastalığı, babadan oğula geçmiş!
Şimdi çocuk çıkmış piyasaya!
28’inci dönem olmazsa, 29’uncu dönem başvurur!
29 olmazsa, 30’uncu dönem başvurursun!
O da olmazsa, 31’inci dönem adayı olursun!
Daha çok gençsin!
Rahmetli İsmet Alpsoylu, kaç kez aday adayı olmuştu.
Aday olamadan ölmüştü...
Allah rahmet eylesin.
Mekanı cennet olsun.
Oralarda da bir yerlere aday oluyordur umarım.
Şoförü, taburecisi, ayakkabıcısı, şemsiyecisi!
AK Parti Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Mükerrem Ayçiçek, Ankara’ya gitti...
TBMM eski Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Köksal Toptan ile görüştü!
Sonra AK Parti Genel Merkezi’ne gitti...
Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ile görüştü!
Sonra milletvekili aday adaylığı için istifa etti!
Şimdi anlaşılamayan konu şu...
Mükerrem Ayçiçek, Merkez İlçe Başkanlığı'nı bırakmak için milletvekili aday adaylığını bahane mi etti?
Yoksa gerçekten milletvekili olmayı mı hayal etti?
Camiye giderken şemsiyesini tutan ayrı, taburesini tutan ayrı, ayakkabısını bekleyen kişi ayrıydı!
Düşünsenize, Mükerrem Ayçiçek’in milletvekili olduğunu...
O taksici çocuk, makam şoförü olmuş!
Diğeri taburesini taşıyor!
Biri şemsiyesini açıyor!
Uzun boylu olanı ayakkabısının başında bekliyor!
Biri kerata tutuyor!
Bayağı renkli bir milletvekili olurdu!
Telef olmalarının nedeni bu!
Sosyal medyada gezinirken, önüme bir paylaşım çıktı...
“Kim ödemek niyetiyle borçlanırsa, Allah onu bu borcu ödemeye muvaffak kılar. Kim de başkasının malını telef etmek niyetiyle alırsa, Allah onu telef ettirir, ödemeye muvaffak olamaz.”
Meğer bu söz, Ebû Hüreyre’nin (r.a) naklettiği bir hadismiş.
Biz de, "Aldığımız paraları nasıl bu kadar çabuk geri ödüyoruz, insanlara mahcup olmuyoruz?" diye merak ediyorduk.
Sonra aklıma bu kentin nitelikli ve niteliksiz dolandırıcıları geldi!
Onların neden telef olduklarını daha iyi anlamış olduk!
Nöronları eksik!
Şu bilgiye bakar mısınız?
- İnsan beyni 2,5 milyon GB kapasitededir.
- 100 milyar hücresi vardır.
- 15 milyon nöron ile günde 24 saat, haftada 7 gün, senede 12 ay çalışır.
Şimdi, işi-gücü Pusula ve Ali Rıza Tığ olanların beyni kaç megabayttır?
Bunların kaç bin hücresi vardır?
Bunların eksik nöronlarıyla; günde 24 saat, haftada 7 gün, senede 12 ay bize konsantre olmaları ilginç değil mi?
Bazılarında beyin olmadığını biliyorum!
Bazılarında lastik kadar kafa olduğunu ancak sibop iğnesi kadar beyin olmadığını biliyorum!