Çaycuma Sulh Ceza Hakimliği, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı'nın başvurusu üzerine 11 farklı yazımızın internetteki linkine yayın yasağı getirmiş!
Zonguldak Sulh Ceza Hakimliği, AK Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş, Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun'un yaptığı başvuruların hiçbirinde haber linklerini kaldırmadı!
"Hurda hırsızlığı, festival yolsuzluğu" gibi ciddi iddiaları içeren haberlerin linki kaldırılmadı.
Türkiye'de kanunlar; her ilçede, her adliyede, her ilde ayrı uygulanmaz!
Çaycuma'da Bülent Kantarcı'nın yaptığı başvuruların tümü kabul edilmiş!
Hakim Bey-Hakim Hanım, Bülent Kantarcı'nın TC'sini sisteme girdiğinde bizim yazdığımız yazının mahkeme kararını karşısında görecek.
Ama diyor ki:
"Karara itiraz edebilirsin!"
Karara itiraz edeceğiz.
HSK'ya gideceğiz.
Yazdığım konuda elimde mahkeme kararı var.
Ama hakim, bu karara rağmen yayını engelleme kararı veriyor!
Bir daha yazarız...
Şimdi buradan; AK Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş ve Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun'a çağrı yapıyorum...
Gidin, Çaycuma Sulh Ceza Hakimliği'ne...
Verin bir dilekçe...
Bakalım sizinkini kaldıracaklar mı?
CHP'li Bülent Kantarcı'nın her talebini karşılayan bir Sulh Ceza Hakimliği var, Çaycuma'da!
Ve AK Parti Milletvekili ve Belediye Başkanlarının hiçbir talebini karşılamayan bir Sulh Ceza Hakimliği var, Zonguldak'ta!
Şimdi bu yazıyı da kaldırabilirler!
Haberlerimizin kaldırılması, yerel gazetelerin bazılarında büyük sevinçle karşılanmış!
Bunlardan biri; özel hayatın gizliliğini ihlalden basın yoluyla hakarete kadar defalarca ceza almış ve hapis yatmak zorunda kalmış!
Ne kadar tuhaf değil mi?
Ali Bektaş ve Mustafa Kemal...
Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş'ı seven de çok, nefret eden de...
Bizde bazı Deli Dumrul hallerini eleştiriyoruz.
Ali Bektaş, Zonguldak siyasetinde uzun yıllardan beri konuşmalarıyla, davranışlarıyla ön planda oldu.
AK Parti misyonunu korkusuzca sahiplendiği için, AK Parti içinde de, makam beklentisi olanların da yanlışlarını yüzlerine korkusuzca söyleyebildiği için çekinilen bir siyasetçi oldu.
Ali Bektaş'ın yüzüne konuşamayanlar, onu yıpratmak, desteğini aldığı halkın karşısında itibarsızlaştırmak için; yazılı, görsel medya ve sosyal medya aracılığıyla üzerine gidiyorlar.
Siyasette bu tür hareketler normal gözükse de, Ali Bektaş hakkında yapılan haberlerin neredeyse tümü asılsız çıktı.
Bu durum, siyasette Ali Bektaş'ı daha güçlü hale getirdi.
Ancak asıl sorun, bu haberleri Ali Bektaş'a yakın isimlerin çıkarması!
Ali Bektaş'ın yüzüne gülüp dost gibi gözüken düşmanları, hassasiyetini bildikleri için çoluk-çocuğunun üzerine gidecek kadar küçüldüler!
Ali Bektaş'ın oğlu Mustafa Kemal'i çok iyi tanırım.
Son derece terbiyeli, babasının ismini kullanmayacak naiflikte, Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden biri olan ODTÜ'den mezun olmuş bir genç...
Büyüklerine karşı son derece saygılı, adı hiçbir olumsuzlukta geçmemiş, gelenek-göreneklerine bağlı, işinden evine, evinden işine giden bir genç...
Erdemir'e başvurdu ve başvurusu kabul edildi.
Çünkü ODTÜ diploması olan bir inşaat mühendisi her yerde iş bulabilirdi.
Mustafa Kemal Bektaş, babasının torpiliyle iş arayacak en son insanlardan biri...
Diploması sayesinde zaten düzgün duruşuyla havada kapılacağı gibi, herkesin çalışmak isteyebileceği bir eleman...
O yüzden Ali Bektaş'ı, Mustafa Kemal üzerinden yıpratmaya çalışıyorlar.
Belki Mustafa Kemal, bu yazılanlara, gençliğinin verdiği tecrübesizlikle üzülmüş olabilir.
Üzülme Mustafa Kemal...
Bu ülkeye daha çok Mustafa Kemal lazım...
Bu memlekete daha çok Mustafa Kemal lazım...