Geçen yerel seçimlerde Ereğli'de böyle bir açılım yapıldı.
Ak Parti Ayhan Taşdelen'i, CHP Ali Arıkan'ı İl Genel Meclisi için aday gösterdi.
Ayhan Taşdelen sayesinde Ak Parti alabileceği en yüksek oyu aldı.
Özetle;
Ak Parti CHP'nin kalesi Akköy'den birinci çıktı.
22 Temmuz seçimlerinde denge yine eskiye döndü.
O ayrı konu.
Ereğli Merkez'de de Halil Posbıyık rüzgarı esince...
CHP geçen seçimlerde Ereğli'den il Genel Meclisi'ne temsilci gönderemedi.
Belediye seçimlerine gelince...
Halil Posbıyık'ın listesinde Karakavuz'dan Ali Rıza Kılıçarslan vardı.
Sonuç.
Ereğli'de en son yerel seçimlerde Alevi açılımı şöyle gelişti.
Ak Parti listesinden Ayhan Taşdelen İl Genel Meclisi Üyesi oldu.
Halil Posbıyık listesinden Ali Rıza Kılıçaslan Belediye Meclis Üyesi oldu.
Hacı Bektaşi Veli Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanlığı'ndan istifa ederek CHP listesinden il Genel Meclisi'ne aday olan Ali Arıkan ilk kongrede eski görevine yeniden seçildi.
Gelelim günümüze.
Kim hangi listeden aday olur?
Ayhan Taşdelen'i Ak Parti listeye alır mı bilinmez.
Ancak, alınsa bile bu kez Akköylü ona oy vermez.
Onun zamanında yollar kapandı.
Ahmet Köse ve Osman Arslan zamanında kar-boran dinlemeden yollar bir gün içinde açıldı.
Ali Arıkan tekrar aday olmak ister mi?
Görüşmedim.
Ancak CHP'li Halil Posbıyık listesinden Belediye Meclisi veya İl Genel Meclis'inde görev alması büyük ihtimal.
Ali Rıza Kılıçarslan'a gelince.
Onun durumu Murat Sesli ile doğru orantılı.
Ak Parti "Murat Sesli" dediği anda her şey belli olacak.
Daha başka isimler de var.
Önümüzdeki günlerde meydana inecekler.
Burada dikkat edilecek husus şu;
Akköy, Karakavuz ve Gümeli'nin arkasında duracağı isimleri listeye yazmak.
Yoksa yapmacıktan açılım.
Açılım olmaz.
Yalan konuşan "yol"a alınmaz.
Soytarılığa gerek yok...
Adı; Dursun
Soyadı; Saydam
Kendi; Saydam değil.
Sülalesi; Soytarıoğulları.
Geçtiğimiz yerel seçimlerde karar vermiş.
İhtiyar heyetine girecek.
Mevcut muhtarın karşısına tek aday çıktı.
İki adaylı, kıyasıya bir yarış var.
Akköy'de ortalıkta dolaşanları sevmezler.
Köpeklerin bile sahibi vardır.
Boynunda tasması olmayabilir.
Ancak herkes hangi köpeğin kimin olduğunu bilir.
Dursun seçim çalışmalarına başlar.
Önce mevcut muhtara gider; "Beni listene al."der.
İstek kabul görür.
Sıra diğer adayda.
Ona gider; "Beni listene al" der.
İstek kabul görmez.
Gerekçe şu;
Sen öteki adayla görüştün.
İki listeye bir isim yazdırıp kurnazlık yapmak istiyorsun.
Ortalıkta dolaşma.
Ya orada ol, yada burada.
Sonuç; Seçim bitti.
Koltukta oturan kaybetti.
Üzerinden beş sene geçti.
Ne kazanan, nede kaybedilen konuşuluyor.
"Seçim" dendiği zaman ilk akla gelen; Dursun.
Olduğu yerde durmadı.
Saydam olmadı.
Seçimden sonra onun minibüsüne de binen olmadı.
Gelelim Zonguldak'a...
Şu sıralar siyaset kazanı kaynıyor.
Yerinde durmayan adaylar...
Hiç de saydam olamayan adaylar.
Birde soytarılık yapanlar.
Son söz;
Eğer Zonguldak'ta yaşayacaksanız.
Böyle tehlikeli hareketler yapmayınız.
Söylemesi bizden.
Dönmeler
Bir gün devrin siyasetçisi yolda iki otostopçu dönmeyi arabasına almış.
Bir süre gittikten sonra dönmelerden biri,
-Biz dönmeyiz.
Siyasetçi de;
-Bu kadar yol geldikten sonra dönülmez zaten.