Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Kadıoğlu Köyü'nün Çobanhasanlar Mahallesi’nde, 2008 yılında, özel mülkiyete bağlı bir alanda bulunan mozaikler "Kadıoğlu Mozaikleri" olarak adlandırıldı.
Bölge, SİT alanı ilan edildi, Ereğli Müze Müdürlüğü'nce kurtarma kazısına başlandı.
Kazı çalışmaları yeni boyut kazandı, taban döşeme mozaiğinin ardından çevresindeki çalışmalarda bir villa olduğu tahmin edilen bir yerleşim kalıntısına rastlandı. Yerleşim kalıntısının, M.S. 250–260 dönemine ait olduğu, bir adet gümüş sikke bulunduğu, ayrıca bahçenin yakınında küçük bir taban döşeme mozaiğine daha rastlandığı açıklandı.
Mozaiklerin Roma Dönemi’ne ait olduğu belirtiliyor. Zeugma’da ortaya çıkarılan mozaiklere benzetilen Kadıoğlu Mozaikleri ve etrafındaki tarihi kalıntılarla Çaycuma tarihi konusunda da önemli bulgular elde edildi. Son olarak ortaya çıkarılan ve bir villaya ait taban mozaiği olduğu belirtilen bulguda, oldukça ilginç ve net desenler görenleri hayran bırakıyor.
Bu satırları "arkeolojik bir haber olsun" diye yazmıyoruz!
Şehirde ne zaman bir spor konusu geçse...
Yurtbay Seramik nerede?
Çanakcılar Seramik nerede?
Eren nerede?
Veren nerede?
Sloganları atılıyor!
Oysa, bizim topraklarımızda böyle bir tarih yatıyor.
Biz, Yurtbay Seramik ile Çanakcılar Seramik’ten "top" için para isteyeceğimize, “Gelin kardeşim, Kadıoğlu Mozaikleri'nin çıkartılması için sponsor olun” desek; bu kente, bu ülkeye, bu insanlığa çok daha büyük hizmet etmiş olmaz mıyız?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2019 yılı "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmişti. Şanlıurfa’daki Göbeklitepe Tarihi Ören Yeri, 5 yıllık sürede 2,5 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırladı.
Yılda 500 bin turist!
Bir tarihi bölgeyi, müzeyi, ören yerini gezen insan profilini düşünün...
Zonguldak’a ve bölgeye vereceği katkıyı düşünün...
Bölgemizin iş insanlarını, bölge için çok daha yararlı işlere kanalize etmemiz lazım.
Eğitim, kültür, sanat alanında yatırım yapmalarını teşvik etmemiz lazım.
Eren Enerji’ye, ÇATES'e böyle projelerle gitmemiz lazım.
Ve mutlaka Zonguldak’ta bir "Eğitim ve Kültür Vakfı" kurmamız lazım.
Zonguldak’ın çocuklarını okutmamız lazım.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’ndan ricamız, bu yöndeki çalışmalara ağırlık vermesi ve kente kalıcı eserler kazandırması...
Vali Osman Hacıbektaşoğlu, "Kadıoğlu Mozaikleri Projesi" ile adını tarihe altın harflerle yazdırabilir.
Zonguldak’ı tek bir hareketle "kültür turizmi" potasına sokabilir.
Zonguldak’ın sahibi yok?
Orta Kapuz ve Tersane Plajlarına inmek için Devlet Demiryolları tarafından asansör ve merdiven yapılıyor.
Ortaya devasa bir yapı çıkmış.
İnşaat bitmek üzere...
Bizimkiler “Buraya bu olur mu?” demeye başladılar!
Bu kentte Belediye, İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Kent Konseyi yok mu?
İnşaat başlamış...
“Buraya ne yapılıyor?” diye kimse merak etmemiş!
Şimdi bir karşı çıkış var!
TTK Yayla Konağı’nın arkasına okul inşaatı yapılıyor.
Aylarca tartışıldı...
İzinler alındı...
İhale yapıldı...
İnşaat başladı.
“Buraya okul olur mu?” diyoruz!
İşte tam burada "CİTROEN AMİ" demek istiyorum!
Siz, benim ne demek istediğimi anlıyorsunuz!
Genel Maden İşçileri Sendikası da böyle!
İşçi alınacağı zaman iktidarın kapısında yatıyor!
Bir dedikodu olunca, muhalefetin kapısından ayrılmıyor!
Kentte dik duruşlu yönetici sayısı az!
Mesela, kentte ayyaş, berduş, ne kadar deli-dolu adam varsa, ismi bir yerlere verilmiş!
Peki, bu kente gerçekten damga vurmuş, hizmet etmiş eşraftan isimlerini öneren bir akıl, bir yapı, bir kuruluş var mı?
Çünkü Zonguldak’ın sahibi yok!
Gücü eline geçiren kim ise, Zonguldak’ın sahibi o oluyor!
İktidarı sorumsuzlukla eleştirelim...
Ama muhalefetin sorumsuzluğuna ne demeli?
Aslında bütün mesele, kentte "eşraf" kalmaması...
"Eşraf kültürü" olmaması...
"Para kazananların değil, paranın kazandığı adamların" sözünün geçmesi!