Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TTK’ya bin işçi alınacağını açıkladı.
Bu sayı az...
Sayının azlığından öte, başka bir konuya dikkat çekmek istiyorum...
Eskiden, TTK’da "mürettep köy" uygulaması vardı.
Maden işçilerinden şehir merkezlerinde ikamet edenlerin kesintisiz olarak “daimi işçi” statüsünde, köylerde ikamet edenlerin ise; bir ay köyde, bir ay da ocaklarda çalışmalarıyla “gruplu işçi” olarak da isimlendirilen bir düzende çalışmalarıyla yöreye özgü bir çalışma ve yaşam şekli gelişmişti.
Gruplu olarak mürettep köylerde yaşayan işçiler, genellikle ağaçların tahkimat malzemesi olarak kullanıldığı üretim panolarında kazmacı ve domuzdamcı sanatlarında çalışırken; şehir merkezinde yaşayan ve genellikle Zonguldak’a dışarıdan gelen daimi işçiler, ana tahkimatın demir bağlarla yapıldığı taş içinde açılan galerilerin kazısında çalışmışlardır.
Gruplu olan işçilerin köyleri, özelliklerine göre “kazmacı köyü” ve “domuzdamcı köyü” olarak ayrılmış ve aynı köyden olanlar, madenciliğin zor çalışma şartlarındaki olağanüstü durumlarda birbirlerine destek verecekleri değerlendirilerek, ocaklarda bir arada olacak şekilde görevlendirilmişlerdir.
Şimdi biz, kura çekiyoruz, işçinin nereden geldiğini bile bilmiyoruz!
İşe başlayan kişi; ya işin zorluğundan kaçıyor, ya da işi bilmediği için yapamıyor.
TTK, üretimde çalışacak işçi alacaksa, "mürettep köy" uygulamasına geçmeli.
Ve gruplu işçi çalıştırmalı.
Böylece daha çok işçi alınır, daha çok istihdam yaratılmış olur.
Bir ay madende çalışan işçi, bir ay köyünde-toprağında tarımsal üretim yapar.
Bu kişileri desteklemek, teşvik etmek, kayıt altında tarım üretimi yaptırmak daha kolay olur.
Hem köylerde yaşam canlanır...
Hem de tarımsal kalkınma başlamış olur.
Zonguldaklı siyasetçilerin konuyu bu açıdan değerlendirmesi gerekir.
Genel Maden İşçileri Sendikası, işçi talebini bu şekilde revize etmelidir.
"Domuzdamını, kamayı, sarmayı, bağı" bilmeyen birini madene sokmak, doğru bir yöntem değildir.
Ailesinden biri TTK’da çalışıyorsa, bu kişi üretim kültürüyle, maden kültürüyle yetişir.
Nerede çalışacağını, neyle karşılaşacağını bilir.
Siz, Gazipaşa’dan geçen birini madene sokuyor, ondan üretim yapmasını bekliyorsunuz!
Bu uygulamadan derhal vazgeçilmeli.
Bugün özel maden ocaklarında, kaçak maden ocaklarında yüzlerce Zonguldaklı çalışıyor.
TTK’ya bu insanları alın.
Bakın, nasıl üretim yapıyorlar.
TTK’ya işe alımda "iş deneyimi" maddesini koyarsanız, zaten bu işi bilen birini almış olursunuz.
Ve aldığınız işçinin, kısa sürede üretim artışına katkısı olur.
Lütfen, TTK’ya "seçim yatırımı" olarak işçi almayın.
Madeni, madenciliği bilen insanları alın.
Zonguldak’a ihanet etmeyin!
Maaş verdiniz mi, vermediniz mi?
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz. amcası Zihni Yavuzyılmaz'ın kızı Diş Hekimi Özlem Yavuzyılmaz Sökmen'i "danışman" olarak çalıştırmış!
Hem de Zonguldak’ta muayenehanesi olduğu halde!
Danışmanların ikinci bir iş yapmasının yasak olduğu halde!
Diş hekimlerinin muayenehanesinde bulunma zorunluluğu olduğu halde!
23 bin 400 lira maaş!
Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, Deniz Yavuzyılmaz’a sormuş:
“Siz, akrabanız olan diş hekimi amcanızın kızını bu güne kadar danışman olarak çalıştırıp, maaşını verdiniz mi, vermediniz mi?”
Bu soru, bana çok ilginç geldi.
Çünkü maaşı, TBMM Başkanlığı veriyor.
Ama Dr. Ömer Selim Alan, “Maaşını verdiniz mi, vermediniz mi?” diye Deniz Yavuzyılmaz’a soruyor!
Deniz Yavuzyılmaz ise, sessizliğini sürdürüyor!
Avukat Buğra Ertem...
Genç Avukat Buğra Ertem, Zonguldak Kent Konseyi Başkanlığı'na aday oldu.
Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, Kent Konseyi seçiminde Avukat Buğra Ertem’i destekliyor.
Zonguldak Barosu eski Başkanı Avukat Kerem Ertem’in kardeşi olan Buğra Ertem’in, bu görevi başarıyla yürüteceğine inanıyoruz.
Kent Konseyi, kurulduğu günden bu yana sağlıklı bir şekilde işlemedi.
Buğra Ertem ile başarının yakalanacağına inanıyoruz.