Zonguldakspor Futbol Kulübü'ne destek amacıyla "Gastronomi Fest Yöresel Ürünler Hediyelik Eşya Tekstil ve El Sanatları Pazarı" kurulmuş!
Nereye biliyor musunuz?
Merkez Çarşısı inşaat alanına!
Tozun, kirin, pasın içinde gıda ürünü satılacak!
Ve bu rezilliğe, Zonguldak Belediyesi izin vermiş!
Neden izin vermiş?
Çünkü organizasyonu yapan firma, Zonguldakspor Futbol Kulübü’ne para verecekmiş!
Bizim devletimiz, "Zonguldakspor Futbol Kulübü para alacak" diye halkın zehirlenmesine göz yumuyor!
Açıkta gıda satışı yasak değil mi?
Yasak ama "Zonguldakspor Futbol Kulübü’ne para verirsen" serbest!
Biri sivil, biri resmi, iki koruma ile gezen Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’den bir karşı duruş beklemiyoruz!
Bakalım, Tarım ve Orman Zonguldak İl Müdürlüğü, bu fuarla ilgili ne gibi bir işlem yapacak?
Zonguldak’ı yöneten beyler!
İnsanların spor sevgisini kullanıp birilerine kazandıran, halkın sağlığıyla oynayan organizasyonlara izin vermeyin!
Gerçekten ayıp oluyor!
Ürkek belediye başkanı...
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in beceri yeteneği ve yönetim kabiliyetinin ne kadar eksik olduğunu, mazbatasını aldığı 4 Nisan 2024 günü fark etmiş ve yazmaya başlamıştık.
Bazıları, bunun için üç ya da altı ay beklememiz gerektiğini söylediler!
Biz, bu tavsiyeleri dinlemedik.
195 gündür yazıyoruz...
Eğer bu kadar sıkıştırmasak, CHP ve Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in söz verdiği "Kent Lokantası"nın bile açılacağı yoktu!
Onu da yanlış yere yaptılar!
Bir süre sonra taşıyacaklar!
Zonguldak Valiliği hizmet binası altındaki umumi tuvaleti yenileyip açamadılar!
Bahçelievler Mahallesi’nde, Enerji-SA'nın kazdığı çukurları doğru düzgün kapatamadılar!
Bahçelievler'in yolları, merkez ilçeye bağlı köy yollarından kötü oldu!
Hiçbir iş yapmayan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in yanında bir sivil koruma var!
Bir resmi koruma var!
Sosyal medya ekibi var!
Belediyeye dolmuşla gidip-geleceğini söyleyen Tahsin Erdem, dolmuş parası ödememek için makam aracı kullanmaya başladı!
Bir araç da sosyal medya ekibine tahsis edildi!
Büfe ihalesine yakın, bir koruma ekibi daha tahsis edilir!
Bir süre sonra eve, çevik kuvvet ile gidip gelinir!
34 yıllık gazeteciyim, böyle ürkek bir belediye başkanı görmedim!
Bu arada, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in mahiyetinde çalışan özel kalem personeline fazla mesai yazıldığı iddiaları var!
Hatta bir özel kalem personelinin maaş ve mesai ücretinin neredeyse Tahsin Erdem’in maaşına yaklaştığı konuşuluyor!
Bu bir kişi için mi böyle?
Tüm özel kalem personeli için mi böyle?
Onu bilmiyoruz!
Bildiğimiz tek şey, Tahsin Erdem’in, “Belediyenin iki yakasını bir araya getireceğim” sözleri!
Belediyenin iki yakası bir araya gelmedi!
Ama bazı belediye personelinin iki yakası bir araya geldi!
Araçlarını-telefonlarını değiştirmeye başladılar!
Haberiniz olsun!
Mezar neden açıldı?
Geçenlerde yaşlı bir kadın, Zonguldak’ta defnedilmiş.
Selalar verilmiş, namazlar kılınmış, dualar edilmiş.
Ama ne hikmetse, ertesi gün kadının cenazesi mezardan çıkartılmış, başka bir şehre götürülüp orada toprağa verilmiş!
Şimdi insanın aklı karışıyor!
Kadını, Zonguldak toprağı mı kabul etmedi?
Yoksa ailesi, Zonguldak’a defnedilmesini mi kabul etmedi?
İsteyen istediği gibi mezar açıp, cenazeyi çıkartıp, başka bir şehre götürebiliyor mu?
Bunun bir yasası, düzeni yok mu?
Kıssadan Hisse: Kalp ve dil...
Hazreti Lokman (Lokman Hekim), yanında yardımcısı ile ava çıkmıştı. Avdan dönerken bir kabile reisi, Lokman Hekim’e bir gece misafir kalması için ısrar etti. Lokman Hazretleri de kabul ederek, o gece misafir kaldı. Kabile reisi, Hazreti Lokman için bir koyun kestirdi. Hazreti Lokman çömezine, "Kesilen hayvanın en temiz iki azasını kes, bana getir" dedi.
Çömezi gidip koyunun kalbini ve dilini kesti getirdi. Hazreti Lokman, "Aferin, bildin" dedi.
İkinci gün başka bir kabile reisi, Hazreti Lokman’a bir gece de kendisinde misafir kalması ve evini şereflendirmesi için ısrar edince, Lokman Hazretleri onu da kırmayıp bir gece de onun evinde kaldı.
Orada da ziyafet olarak bir koyun kestiler. Hazreti Lokman, gene çömezine bu sefer, "Hayvanın bana en pis yerinden ikisini kes getir" dedi.
Yardımcısı, yine hayvanın dilini ve kalbini kesip önüne koydu. Lokman Hazretleri çömezine, "Aferin, bunu da bildin. Hakikaten insanın ve hayvanın en pis ve temiz yeri, kalbi ve lisanıdır" buyurdu. (Alıntı)
Günün Fıkrası: Limon
Lokantanın birinde, o yörenin en tanınmış pehlivanı çorba içiyormuş. Derken, zayıf cüsseli bir müşteri daha girmiş içeriye...
O da çorba istemiş. Garson çorbayı getirmiş, müşteri limon istemiş. Garson, "Beyfendi, son limonu, şu karşıdaki beye verdim, maalesef limonumuz kalmadı" der.
O sıska görünümlü müşteri de, "Olsun, o beyfendinin sıktığı limonu getir" der. Garson da, "Aman beyfendi, o buraların en namlı pehlivanı, onun sıktığı limonda su mu kalır?" der.
Müşteri, "Olsun kardeşim, sen getir" der.
Pehlivan da olanları göz ucuyla seyretmektedir. Garson gider, pehlivanın masasındaki sıkılmış limonu getirir ve masasına bırakır.
Pehlivan, sıkılmış limonun suyunun çıkmayacağını bildiği için bıyık altı gülmektedir.
Yeni gelen o sıska görünümlü müşteri, suyu sıkılmış limonu alır ve öyle bir sıkar ki, çorbaya inen suyun şıkırtısı öbür masalardan duyulur.
Hem pehlivan hem de diğer müşteriler, şaşkınlık içinde kalmıştır.
Özelikle gururu da kırılan pehlivan, sıska müşterinin yanına giderek, "Bu yörede gücü ile nam salmış, en ünlü pehlivanım ben. Sen kimsin ki, bu limondan hala su çıkartabildin? Bana adını bahşeder misin yiğidim?" diye sorar.
Sıska müşteri, “Tabi... Ben, Mehmet Şimşek...” demiş.