Cumhurbaşkanlığı ikinci turundan sonra,

Türk siyasetinin değişeceği uzak bir öngörü değildi.

Kazanan ve kaybeden içinde bu geçerli.

Cumhur İttifakı kanadında şimdilik gündem kabine.

CHP kanadında ise değişim söz konusu.

Yeni kabine çerçevesinde,

İsmi geçenler var.

Benim uzun zamandır duruşunu çok beğendiğim İbrahim Kalın’ın Dış İşleri Bakanı olacağı söyleniyor.

Tam isabet diyebiliriz.

Kendisi akademi görmüş bir isim.

Profesör unvanına sahip.

Öte yandan ilginç bir bilgi de aldım.

MHP’nin bu sefer bakanlık alabileceği konuşuluyor.

İsim zikredilmiyor.

Hamdi Ayan olmayacağı kesin ama.

Şaka bir yana,

En dikkat çeken ise CHP.

Kılıçdaroğlu’nun istifa etmemesi tepki topluyor.

Kılını kıpırdatan yok.

Ancak bir kaç telefon görüşmesinde,

Kendisinin birini işaret ederek ayrılacağını söylediler.

Bu ismin de Ekrem İmamoğlu olduğu net.

Ancak şu an en merak edilen,

Kongre sürecinin ne olacağı.

Yani kongreler mi olacak?

Görevden almalar ve atamalar mı olacak?

CHP’lilere,

Her hâlükârda şu müjdeyi verebilirim.

Murat Pulat,

Siyaseten sizlere ömür.

Zonguldak CHP’si de yeniden inşa edilir.

Murat Pulat’ın,

Başarı skalasından bile bahsedemiyoruz.

Kendi döneminde partinin başına gelmeyen kalmadı.

Vekil seçimini kaybetti.

Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetti.

CHP binasını su bile bastı.

Deposuna hırsız girdi.

Bunlar istikametin hayır olmadığının göstergesi.

Yine diyorum.

Solcu CHP’nin,

Yanlış ‘Sollamasıdır’ Murat Pulat.

*          *          *          *          *          *          *          *

Bir diğer CHP güzellemesini de yapayım.

Biliyorsunuz,

Seçimin akabinde,

Milletvekili olmaya hak kazanan isimler mazbata almaya gitti.

Ak Parti kanadından Muammer Avcı,

Mazbatada silahını kuşanarak poz verdi.

Diğerleri sessiz sakin aldı.

CHP kanadında ise,

Buruk sevinç ile mazbata alındı.

Tören sonrasında ise,

Toplu bir fotoğraf verildi.

Fotoğrafı gördünüz mü?

Karede kaç tane genç vardı?

Fotoğrafın en genç üyesi Deniz Yavuzyılmaz’dı.

Ne kadar torun torba sahibi insan varsa,

Hepsi karede yer aldı.

İşte CHP’nin sorunlarından biri de bu.

Genç kalmamış.

Bu yaş ortalamasına bakınca.

En iyi CHP’liler,

Ya Zonguldak Huzurevinde.

Ya da Asri Mezarlığında.

Bu yaş ortalamasına bakınca,

Çok yüksek olduğunu görüyoruz.

Murat Pulat CHP adına yeni bir hizmet yapabilir.

Önerimiz olsun.

Cenaze işleri için bir birim kurabilir.

Yıkama,

Pamuk merasimi,

Ve defin.

Tabi cenaze törenini,

CHP geleneklerine uygun olarak,

İnönü Parkı’nda ‘Alternatif Tören’ ile gerçekleştirilebilirler.

Mevta için ‘Işıklar içinde uyusun’ korosu düzenlenebilir.

Cenaze çıkışlarında ise,

Meral Akşener,

Muharrem İnce,

Sinan Oğan,

Depremzedeler,

Recep Tayyip Erdoğan için bir şeyler söylersiniz.

Murat Pulat’ın sinirleri ve bakışı ancak böyle değişir sanırım.

Keza Şeytani bakıyor.

Hiç rahmani bakmıyor.

Neyse!

Veleddalin amin…

*          *          *          *          *          *          *          *

Seçim sürecinde,

Aday listelerine tepki çok gösterildi.

Biliyorsunuz,

Zonguldaklılık noktasında tepkiler olduğu gibi.

AK Parti’nin birinci sırasına da vardı.

Muammer Avcı’ya.

CHP’nin 3. Sırası Doğa Şanlıoğlu’na,

İYİ Parti’nin birinci sırası devşirme Zonguldaklı Evrim Balbaloğlu’na verildi.

Bu üç partinin aldığı bu kararlar,

Zonguldak’ın Ankara’da ki lobisinin olmayışına da bağlı.

Yani bir lobi olsaydı,

Bu kararları verenleri uyarırlardı.

Karar mercileri,

Zonguldak ile ilgili,

‘Yahu bunu buraya koysak nasıl olur’ diye kimseye sormamış.

Bu üç parti içinde geçerli.

Bizim Ankara’da,

Partili değil,

Zonguldaklı lobisini oluşturmamız lazım.

Yoksa böyle saçma listeler ile çok karşılaşırız.

Diyeceksiniz ki Muammer Avcı’ya tepki neydi.

O kadar aday adayı çıktı.

Para yatırdı.

Temayül gördü.

Mülakata girdi.

Ancak Avcı’ya bunlar reva görülmedi.

İşte bu tepki vardı.

Neyse bu dönemde,

Öyle böyle biter gider.

Şimdilerde sıra,

Danışmanlık mevzularına geldi.

Danışmanlık deyince aklıma genç biri geliyor ama ona bulaşmayayım.

Sessizliği bu ara boşuna değil.

Biliyorum sebebini.

Karşı mahallede,

Danışman olma mücadelesi veriliyor.

Hatta aralarında küskünlükler bile olmuş.

Muammer Avcı’nın şoför de alması gerekiyor.

Ben karşı mahallede çok iyi bir şoför tanıyorum.

Karşı mahallenin iktisadi geleceği danışmanlık üzerine kurulu.

Çünkü bütün kaleleri zapt edilmiş,

Bütün limanları tutulmuş.

Kapitülasyonlar altında eziliyorlar.

Onlar da bir Mustafa Kemal bekliyor ama,

Devir o devir değil.

Neyse efendim!

Bu danışman kitlesi,

Çoban köpeğini koyun zanneder.

O kadar mahirler.

Bir hikaye ile bitireyim;

“Çoban yol kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Yanına bir jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağı inip çobana sormuş:

"Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin?"

Çoban bir adama, bir koyunlara bakmış, "Tamam!" diye cevap vermiş.

Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış, bir NASA sitesine girmiş, GPS´ini kullanarak yeri taramış, bir data base ve logaritmayla doldurulmuş 60 excel tablosu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Çobana dönmüş ve

"Tam olarak 1586 adet koyunun var!" demiş.

Çoban "Doğru!" diye cevap vermiş, "Koyununu alabilirsin!"

Genç adam hayvanı almış ve jeep´inin arkasına koymuş.

Bu sefer çoban genç adama dönmüş ve "Ben de senin İşinin ne olduğunu bilirsem koyunumu geri verir misin?" diye sormuş.

Adam "Evet, neden olmasın?" diye cevaplamış.

Çoban "Sen bir yönetim danışmanısın!" demiş.

Genç adam "Nasıl oldu da bildin?" diye sormuş. Çoban "Çok basit!" diye cevap vermiş, "Buraya çağrılmadan geldin, bu bir... İkincisi, benim zaten bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir hayvan aldın. Üçüncüsü, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun, çünkü köpeğimi aldın!