Bir esnaf...
Esnafın eşi...
Eşin akrabası, İl Genel Meclisi Üyesi...
Olaylı bir gece yaşanıyor!
Kadının ilk iddiası, “İl Genel Meclisi Üyesi ile eşim, bana tecavüz etti. Ben de eşimle evlenmek zorunda kaldım” şeklindeydi!
Sonra iddia şekil değiştirdi!
Kadın, bu kez, “Bana değil, eşim ve İl Genel Meclisi Üyesi, eşimin eski eşiyle zorla birlikte olmuşlar. Onlar da evlenmek zorunda kalmış” demeye başladı!
Ortada bir sorun olduğu belli!
Kadında bir sorun olduğu belli!
Kadının eşinde bir sorun olduğu belli!
Ama biz, kadının kocasına, “Sen, İl Genel Meclisi Üyesi ile birlikte, eşinle zorla ilişkiye mi girdin? Sonra evlenmek zorunda kaldın mı?” diyecek halimiz yok!
Arkadaşlarımız, İl Genel Meclisi Üyesine ulaştılar...
Kadının söylediklerini anlattılar...
İl Genel Meclisi Üyesi, iddiaların doğru olmadığını söyledi!
Böyle bir iddia ile ortaya çıkarsa, dava açacağını söyledi!
Esnaf ile kadının boşanma aşamasında olduğunu, kendisinin onları barıştırmak istediğini ancak başarılı olamadığını söyledi!
Bu işte bir gariplik var!
Kadında daha büyük gariplikler var!
Azıcık kurcalayınca, geçmişinde bir meslektaşımız var!
Biz, burada bırakalım!
Biraz daha araştıralım!
Yara kaldı, yara kaldı!
"Sine Sine" türküsünün nakaratını biliyorsunuz.
Bilmeyenler için hatırlatalım...
“Yara kaldı, yara kaldı
Yara kaldı, yara kaldı
Sinemde bir vay vay yara kaldı
Sinemde bir vay vay yara kaldı
Dermansız bir derde düştüm
Dermansız bir derde düştüm
Bir dumanım tey tey yara kaldı
Bir dumanım tey tey yara kaldı”
Bazılarında ne yara kalmış?
Anlamak mümkün değil!
200 bin lira!
Yer, yine Ereğli...
Yine bir kumpas faaliyeti...
Yine bir FETÖ taktiği...
Yine bir 200 bin TL vakası...
Bunlar gerçekten azmış!
Ne yapacaklarını şaşırmışlar!
Ama devletimiz çalışıyor.
Yakında güzel haberler alırız.
Teyze kızı...
İnsan, teyzesinin kızına laf etmez!
Eğer ederse, o laf, teyzeye gider!
Oradan annenize gider!
Lafı konuşurken, paylaşımı yaparken, ölçüp-biçmek lazım!
Gerçi, şu sıralar sosyal medyada dolaşan bir söz var...
“Hayat kadınlarından değil, çocuklarından korkuyorum” diye!
Biz de öyle!
Çünkü kadını biliyorsun!
Ama çocuğunu bilemiyorsun!