Zonguldak siyaseti, seçim havasına tam olarak girmedi...
Ama bürokraside seçim havası başladı!
Yöneticilerin bazıları, "idarecilik" yapmaya başladı!
Durumu "idare" ediyorlar!
“Seçimden sonra biz gidiyoruz” diyorlar!
Böyle davranan bürokratlar, seçimden sonra aktif göreve gidemezler!
İktidarın gideceğini düşünerek hareket edenler de var!
Şimdilik bu kadar!
Kuşunla oyna!
Zonguldak’ta yayın hayatı Ali Rıza Tığ ile geçen ve geçecek olan isimler var!
Zonguldak’ta canı sıkılanlar, piar yapmak isteyenler, hit almak isteyenler, yalakalık yapmak isteyenler, Ali Rıza Tığ’ı hedefe koyuyor!
Olsun, biz de onları hedefe koyuyoruz!
Allah’a şükür...
Meslek hayatımın 33’üncü yılında her açıdan zirvede olmanın keyfini yaşıyorum.
Zonguldak’ın en çok okunan, en etkili ve medya takip merkezlerine akredite olan gazetesi Pusula’nın imtiyaz sahibiyim...
Ve Zonguldak Merkez’de yayın yapan internet sitelerinin toplamından fazla hiti olan bir internet sitesinin sahibiyim...
Bu iki yayında köşe yazma şansım olduğu için çok keyifliyim...
Bazıları, sosyal medya sitelerine para vererek, yazdıkları yazıları okutmak içim cüzdanlarını yırtıyor!
İnternet sitemizin günlük 50 binin altına düşmeyen tekil hiti, 160 binin üzerinde sayfa görüntülemesi var.
Hedefimiz; 100 bin tekil hit, 500 bin sayfa görüntülemesi...
İşimiz-gücümüz gazetecilik...
Çünkü bu, bizim işimiz...
Şimdi biz gidip bir otobüs alsak, dolmuşçuluk yapabilir miyiz?
Kömür ocağı açabilir miyiz?
Hurdacılık yapabilir miyiz?
Uyuşturucu satabilir miyiz?
Herkes, en iyi bildiği işi yapacak...
Biz, bugüne kadar kimseyi dolandırmadık...
Kimseye borç takmadık...
Borcumuzu ödememek için dokuz takla atmadık...
Şirket batırmadık...
Eşimizin-dostumuzun üzerine şirket açıp onları mağdur etmedik...
Devlete, bankalara, piyasalara borç takmadık...
Şirkete kayyum atatmadık...
Tefeciden para alıp, paramız varmış gibi kimseye hava atmadık...
Çok şükür, istediğimiz bankadan istediğimiz krediyi alacak gücümüz var.
Bankada hesap açtıramayanların "işadamı" rolüne büründüğü, ticari itibardan ve adamlıktan söz ettiği Zonguldak’ta, işimizi dört dörtlük yapıyoruz.
Devlete vergi-sigorta borcu takmadan, şirketlere takla attırmadan, çalışanların hakkını mahşere bırakmadan çalışıyoruz.
Kuyruğuna bastığımız köpekler havlıyor!
Yanındaki köpekler hırlıyor!
Ömrüm, bu sokak köpeklerinin havlamaları ve hırlamalarıyla geçti...
Çizgimi hiç değiştirmedim.
Bana iftira atan herkesle hesaplaştım.
Bu şehirden gitmek zorunda kalanlar oldu...
Attığı iftira ile ölenler oldu...
Allah’ın aklını aldıkları oldu...
Son günlerde bana havlayan köpeklerin sonu da farklı olmayacak.
El mi yaman, bey mi yaman, göreceğiz.
Kafamı yormak zorunda olduğum işlerim var.
Onları hallettikten sonra savaşı-mücadeleyi göreceksiniz.
Erkeklerin cinsel zevklerine para karşılığı hizmet eden ve bu işi meslek edinen kadınlardan bazılarının çocuklarıyla mücadelemiz sürecek!
Beni; il başkanıyla, yargıyla, parayla, pulla, bakanla, çakanla korkutmaya çalışanlar...
Siz, önce dönün arkanıza bakın!
Her yeriniz açık!
Bir aya kalmaz, çarşı yine karışır!
Fotoğraflar, videolar, konumlar, şişeler, ayetler, hadisler, garsoniyerler!
Çakarlar, çakar çakmaz çakanlar!
Haydi bakalım...
Haydi kuşum!
Sen de öteye git, kuşunla oyna!