Zonguldak’ın değerli bir ismi Zeki Çakan…

Ne zaman Zonguldak’a gelse, dikkat çekiyor.

Büyük ilgi görüyor.

Ne zaman Zonguldak’a gelse, Milletvekilliği, Bakanlığı konuşuluyor.

Elbette konuşmayan, konuşmak istemeyen veya merak etmeyenler de var.

Ancak Zonguldak’ın siyasi temsilde dip yaptığı bir dönemde Çakan ismi, her zamankinden daha fazla merak uyandırıyor.

Kendisini yeniden aktif siyasette görmek isteyenlerin gerekçelerini arasında temsil gücü, karizması, verdiği güven duygusu dikkat çekiyor.

Yazı İşleri Müdürümüz İlknur Yılmaz, dün kendisine bu ilgi ve merakın nereye varacağını sordu.

Çakan ise şöyle dedi:

“Ben Zonguldak’ta 2 dönem Belediye Başkanlığı yaptım.

Bartın Milletvekili olarak da parlamentoda Milletvekilliği ve Bakanlık görevlerini ülkemizde yürüttüm.

Siyaset, devletin hizmetlerini vatandaşa aktarabilmek için çok önemli bir araçtır.

Tabii ki, zamanı geldiğinde Zonguldak ve Bartın’da siyaset yaparak, vatandaşlarıma ve hemşehrilerime, Zonguldaklıya, Bartınlıya faydalı olabileceksem, ona o günlerde karar verebilirim. Şu anda siyasetle ilgili çok net bir şey söylemek istemiyorum, ama hizmetimize ihtiyaç duyulduğunda siyaset aracılığıyla hizmet etmeyi arzularım.”

Zonguldak’ın hizmete ihtiyaç duyduğu kesin.

Çakan’ın sözleri yeterince açık.

Çakan’ın yeni dönemde aktif siyasette olması kente güç katar.

___

Emine Ülker Tarhan...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde dikkat çeken bir isimdi Emine Ülker Tarhan...

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylemlerinin tersine bir demokrasi anlayışı ile hareket etmesi üzerine bayrak açtı.

Ülker’in CHP’ye olan bağlılığını kimse tartışamaz.

Bu nedenle Kılıçdaroğlu ve ekibi, ona zorla bayrak açtırdı adeta.

CHP tabanında ciddi bir sempatizanı var.

Israrla partinin sol gelenekten ayrılmaması gerektiğini düşünüyor.

Böyle düşünenlerin desteğini alıyor.

Güç geçtikçe de, CHP içinde güçleniyor.

[*] [*] [*]

İstifasının ardından dün ilk kez konuştu Tarhan dedi ki:

“Özellikle tıpış tıpış söylemine karşı, aslında bir tür Gezi tarzı kitlesel eylem sergiledi.

İçine sinmeyen adaya pasif direniş geliştirdi.

Milyonlar sandığa gitmedi.

Ya da geçersiz oy kullandı.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez böylesine geniş ve kitlesel bir boykot olmuştur.

Bu şezlong sığlıkları ile açıklanamayacak kadar anlamlıdır.

İç Anadolu ve Karadeniz de mi tatildeydi, şezlongdaydı da oy alınamadı?

Bunun ciddiyetle tahlili gerekir.

Zira seçmenler bunu siyasal duruş yöntemi olarak uygulamıştır, gerektiğinde yine kullanacaktır.”

[*] [*] [*]

Dedi ki:

“Bu sessiz sesi duymak gerekir.

Aksi halde toplumun demokrasiye bir damla inancı kalmayacaktır.

Çünkü, gerçek demokrasi seçenekler havuzudur, topluma seçenek sunmak gerekir.

Yoksa, daha geniş kapsamlı sandık boykotlarının olmayacağını kimse söyleyemez.

Mecliste temsil edilmediğine inanan gençlerin, kadınların, erkeklerin, tıpış tıpış oy vermek istemeyenlerin bir seçeneği olması gerekir.”

[*] [*] [*]

Dedi ki:

“Eminim demokrasiye inanan, yüzde on barajını anlamsız bulan herkes bu çabayı destekleyecektir. Çünkü içinde ifade özgürlüğü ve temsil edilme arzusu olan bir taleptir bu.

Bu girişime karşı değerlendirmeler demokrasiye bakışı da ortaya koyacaktır kuşkusuz.

Temsil mücadelesi için aklı harekete geçirmek zorundayız, ısrarlı olmalıyız.

Bakın, eğer dünya üzerinde iyi yoksa onu icat etmek gerekir.

Geleceği icat etme sürecine de farklı düşünen insan bileşimlerini katanlar kazanacaktır.”

[*] [*] [*]

Dedi ki:

“Niye siyaset yapıyorum, çünkü fark istiyorum.

Artık fark yaratmak gerekiyor.

Halkla yapılan, günlük yaşam mücadelesini kolaylaştıran, net, dürüst, ilkeli bir siyaset.

Kimsenin kendini ihmal edilmiş hissetmediği bir ülke nasıl yaratılır, buna çalışmak istiyorum.

Ve hamasetten uzaklaşılsın istiyorum.

Hayat, hamaset değil.

Öyle yalın, bazen o kadar sert ki bunlarla kaybedecek vaktimiz yok.

Bu topraklar geçmişte çok daha kötü günlerin aşıldığına şahittir.

Belki zorlanacağız ancak millet olarak tüm sorunları çözecek birikime sahip olduğumuzu düşünüyorum.

Sonuçta, ben vekilliği koltuğumun altına aldım ve gönüllerdeki makam dışında hiç bir makamı da önemsemiyorum.

Bir hedefim var ki, o da öksüz kalmış bir davayı yeniden inşa etmek.

Cumhuriyet davasını, demokrasi davasını, kimsesizlerin davasını...

Ben bunun için mücadele vermek istiyorum, dizleri üzerinde yaşamaktansa ayakları üzerinde ölmek iyidir.

Doğru bildiğini söyleyip, ruhunu kurtarmak iyidir."

[*] [*] [*]

Tarhan’a bakınca, biraz Tansu Çiller’i görür gibiyiz.

Siyasi partilerde kadın faktörünün önemli isimleri…

Duruşları, çıkışları, tepkileri, söylemleri, güzellikleri siyaseten yükselişlerinde benzer.

Kulvarları her ne kadar farklı olsa da, örtüşen yanları var.

Yeni kurultaydan çıkan CHP’de Tarhan’ın istifasının ardından yeni istifalar gündemde.

Mesela, Zonguldak özelinde bir detay dikkat çekici…

Kemal Kılıçdaroğlu karşısında aday olan Muharrem İnce’ye mesafeli bir duruş vardı.

İnce’nin söylemlerinin bir kısmına katılan, ancak kendisinin CHP’yi Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi yöneteceğine inanmayan bir çoğunluk dikkat çekiyordu.

[*] [*] [*]

Emine Ülker Tarhan konusunda durum galiba biraz daha farklı…

Sokağa yansıyanlar, parti koridorlarına yansıyanlar, Emine Ülker Tarhan’a ilginin ve desteğin artarak devam edeceğini gösteriyor.

Özellikle CHP’nin kadınları, CHP’ye gönül veren kadınlar arasında Tarhan’a olan ilgi dikkat çekiyor.

İktidar olma yönünde radikal adımlar atamayan ve çelişkiler içinde boğulan CHP’de bir kadın genel başkan ne değiştirir?

Bunun matematiksel bir hesabı olmaz.

Olamaz.

Ancak bu isim Emine Ülker Tarhan olursa, ülkede çok ciddi bir kadın hareketi yaratabilir.

[*] [*] [*]

Mesela, bunu MHP için de düşünebilirdik.

Meral Akşener ismi bu bağlamda çok önemli.

Ancak MHP’nin erkekleri, bir kadın Genel Başkan istemez.

CHP bu bağlamda daha şanslı...

Zonguldak’ın bunca yoğun gündemi arasında neden bu konuyu işledik?

Çünkü CHP umut olamıyor.

Bu kafayla da olamayacak.

CHP’nin yöneticileri, tek dertleri CHP’yi sevmek, cumhuriyete bağlılık olan tabanı sömürmeye devam edecekler.

İktidar nasıl sömürüyorsa, öyle sömürecekler.

[*] [*] [*]

Çünkü CHP, Zonguldak’ta da umut olamıyor.

Örgütlerden yerel yönetimlere pek çok alanda, pek çok yerde hayal kırıklığı yarattılar.

Arada başarılı isimler yok mu?

Elbette var.

Ancak genel teori hizmetle konuşmak değil, politik söylemlere sığınmak oluyor.

Ne koca ülke bunu hak ediyor…

Ne de Zonguldak…

Taban diyor ki:

“Sırf bu nedenlerden dolayı CHP’nin siyasette hak ettiği yeri alması için, gerçekten umut olması için, yeni bir anlayış, yeni disiplin süreci, yeni bir yönetim anlayışı bulup kabul ettirmesi gerekir.

Emine Hanım bunlardan biri olabilir.”