Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin, Lebi Derya konutlarına taşınan vatandaşlardan 10’ar bin lira iskân ücreti alıyormuş.

Vermeyenlerin de suyunu kesiyormuş.

Biliyorsunuz, Lebi Derya sorunu günlerce Zonguldak ve Kozlu gündemine gelmiş, kangren haline dönüşmüştü.

İşi yapan firma, battığını iddia ederek, ortalıktan kaybolmuş, daire sahipleri mağdur edilmişti.

Şimdi daire sahipleri, eksiklerini tamamlayıp binaya yerleşmeye başladı.

Ama Kozlu Belediyesi, daire başına 10 bin lira iskân ücreti istiyor.

Konunun uzmanları, Kozlu Belediyesi’nin bu 10 bin lirayı mahkeme kararıyla geri ödemek zorunda kalabileceğini söylüyor.

Bizim fikrimiz ise, Ertan Şahin’in yanlış yaptığı yönünde.

Daire sahipleri yıllardır mağdur olmuş. Bırakın da dairesine otursun. Rahat bir nefes alsın. Belediye de sonra iskân ücretini alsın. Nedir bu Ertan Şahin’in acelesi? İntikam duygusuyla hareket etmek hoş değil. Bizden hatırlatması…

Demba Ba…

TRT´ye konuşan Beşiktaş’ın Senegalli yıldızı Demba Ba, Türkiye´de insanların camiye gitmemesinin kendisini şaşırttığını söylemiş ve eklemiş:

"İstanbul´da beni en çok şaşırtan olay; bu kadar fazla insanın olduğu yerde namaz vakitlerinde çok az kişinin camilere gitmesi. Ben Beykoz´da oturuyorum ve namaza çevremdeki camilere gidiyorum. İstanbul´un, Londra ve Paris´ten farkı, ezan okunduktan 5 dakika sonra, çok yakın bir yerde cami bulabiliyorsunuz. Bu beni gerçekten çok mutlu ediyor.”

Ne diyorduk biz? Yüzde 99’u Müslüman bir ülke…

Öyle mi?

Değil mi?

Kıssadan Hisse: Dişi Aslan…

Hayvanlar bir gün, “kim daha çok çocuk doğurabilir?” diye çekişmeye başlarlar.

Hep birlikte dişi aslana gidip danışırlar.

"Sen kaç çocuk doğurabiliyorsun?" diye sormuşlar aslana…

"Bir" diye yanıtlar dişli aslan: "Fakat ben aslan doğururum."

Dersimiz: Nitelik, nicelikten önemlidir…

Günün Fıkrası: Bütün avukatlar burada…

Bir mühendis ölmüş ve büyük bir yanlışlık sonucunda cehenneme atılmış. Cehennemin konforundan hoşnut kalmayan mühendis, bir takım iyileştirmeler yapmaya başlamış. Kısa bir süre sonra cehennem, klimalı odaları, otomatik tuvaletleri, asansörleri, içecek otomatları ve diğer lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline gelmiş. Bu arada mühendisin de iyice tanınıp sevildiğini söylemeye gerek yok. Derken, günün birinde Cennet Meleği, şeytanı aramış:

"Selam, cehennemde işler nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?"

Şeytan, memnun mesut gülümsemiş:

"Ohoo... Biz burada çok iyiyiz. Bir mühendis düştü buraya ki sorma gitsin. İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim orayı. Bir görsen, tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var."

Melek şaşırır:

"Nee! ‘Mühendis’ mi dedin? O adamın burada olması lazımdı. Çabuk onu buraya gönderin!"

Şeytan, "Mümkünü yok! Kadromda bir mühendisin olmasından çok memnunum ve onu burada tutacağım!" diye çıkışmış.

Cennet Meleği sinirle bağırmış:

"Onu çabuk buraya gönder, yoksa seni dava ederim!"

Şeytan, katıla katıla gülerken, şunları söylemiş:

"Yok yaa! Nasıl yapacaksın bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!.."