Bu köşede; günlük, parça parça yazıyoruz.

Ama bir kent yönetimi, devlet yönetimi böyle olur mu?

Her gelen belediye başkanı, başka bir fikir atıyor ortaya…

Somut bir çalışma olmadığı için gelen Vali de çeşitli öneriler getiriyor.

Vali, fikrini hayata geçirmeye çalışırken, belediye direniyor.

Vali, bir fikre karşı çıksa, belediye yapmaya çalışıyor.

Oysa… Bu kentin bir planı olmalıydı.

Hastane nereye yapılacak?

Okul nereye yapılacak?

Stat nereye yapılacak?

Kamu binaları nereye yapılacak?

Cumhuriyetin ilk kentinin bir meydanı olmaz mı?

Türkiye’nin ilk sanayi şehrinin bir müzesi olmaz mı?

Kömürle anılan bir kentin, dışarıdan gelen konuğa göstereceği bir yeri olmaz mı?

5 binden fazla şehit veren bir maden şehrinin, adam gibi şehitler anıtı olmaz mı?

Liman arkasına adliye binası mı olur?

Valilik binası hala orada mı durur?

Kaldırsak, nereye koyarız?

Bu soruların hiçbirinin somut bir cevabı yok.

Kent aklı bir araya gelip, 10 yıllık, 20 yıllık, 50 yıllık, 100 yıllık plan yapılmalı.

Bundan böyle, nereye, ne yapılacağını kamuoyu da bilmeli.

Yumurta gelince, folluk aramak yerine, folluğun yerini önceden bilsek daha iyi olmaz mı?

Hem tavuk rahatsız olmaz, hem yumurta kırılmaz…

Kıssadan Hisse: Dervişin fikri neyse, zikri odur…

Bir gün Ali, öğretmeni Ayşe Hanım'a giderek, dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:

“Sorun nedir Ali?”

Ali, “Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek istiyorum” dedi.

İstek konusunda bilgi verilen Müdür, Ali'ye bunun için bir testten geçmeyi isteyip-istemediğini sordu. Ali, tereddütsüz kabul etti ve test başladı.

- Söyle bakalım Ali, 3x4?

- On iki…

- Peki, 6x6?

- 36 Müdür Bey…

- Japonya'nın başkenti?

- Tokyo…

Ve test bir saat sürdü, Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali'nin öğretmeni de soru sormak istedi. Ali ve Müdür, bu isteği kabul ettiler. Öğretmen sorulara başladı:

- İneklerde dört tane, bende iki tane olan nedir?

- Bacaklar öğretmenim!

- Doğru! Peki; senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir?

Müdür bu soruya çok şaşırdı.

- Cepler öğretmenim.

- Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir?

Velet, tereddütsüz yanıt verdi:

- Afrika'dır öğretmenim.

- Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir?

Müdür, gözleri fal taşı gibi açılmış, tam konuşacakken, Ali yanıtladı:

- Tırnak cilası…

- Peki, bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir?

Müdür kulaklarına inanamıyordu.

- Yatak öğretmenim.

- Kadın vücudunda en nemli organ hangisidir?

- Dil öğretmenim.

Nefes nefese kalan Müdür, testi bitirmeye karar verdi ve şöyle dedi:

"Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan üniversiteye göndereceğim. Çünkü ben bütün sorulara yanlış cevap verdim!"