Pusula TV’nin yeni programı “Artı-Eksi”nin ilk konuğu, Devlet eski Bakanı Hasan Gemici oldu.
Gemici ile çok şey konuştuk.
En başında herkesin ihtiyacı olan siyasi nezaketi…
Zonguldak’ın Bakansızlığını…
Rahmetli Ecevit’i…
Sonrasında Zonguldak’ı…
Artıları, eksileri…
Zonguldak, çok bakan çıkardı.
Bakan oldu, bakmayan oldu.
Ortadan bakan oldu, yandan bakan oldu.
Şaşı bakan oldu, tersinden bakan oldu.
Sonuçta tüm bakanlar, öyle veya böyle baktı.
Eksikleriyle, fazlalıklarıyla Hasan Gemici, Zonguldak’ın son Bakanıydı.
Ancak ne olduysa, ondan sonra oldu.
Zonguldak, Bakansız kaldı.
Ve ne yazık ki, Zonguldak’taki kitleler paramparça oldukları için çıkıp, “Arkadaş, biz Bakan istiyoruz” diyemedi.
Gemici’nin, “Yeniden Bakan olsanız ne yapmak isterdiniz?” sorusuna verdiği yanıt, aslında Zonguldak adına siyaset yapanların, Zonguldak’tan seçilen veya seçilecek olan herkesi ilgilendiriyor.
Diyor ki Gemici:
“Parlamentodan ‘Zonguldak Yeniden Yapılandırma Kanunu’ diye bir kanun çıkartmak isterdim.
‘Zonguldak Yeniden Yapılandırma Kanunu’ derken, Zonguldak, diğer illere nazaran daha önemli bir yerde olan bir il.
Bazı illerde ne yeraltı, ne de yerüstü kaynakları var.
Ancak insanlar, o yokluk içerisinde illerini, bölgelerinin en gelişmiş illerinden birisi yapmışlar.
Zonguldak’ta ise, bir kömür madeni var, hep ayak bağı olmuş.
Gelişme aracı olarak kullanılamamış.
Dünyada baktığımızda Zonguldak gibi illere kentsel dönüşümle ilgili özel kanunlar çıkartılmış.
Zonguldak’ı bu güne göre yeniden tarif etmek lazım.”
Devam ediyor Gemici:
“İşte ‘Zonguldak Yeniden Yapılandırma Kanunu’ derken, bunu kastetmek istiyorum.
Bu konuda hep birlikte çalışalım.
Burada madde madde sıralamamız zor.
Zonguldak’ta Kalkınma Ajansı var, önemli bir kurum ve güzel çalışmalar da yapıyor.
Ben Kalkınma Ajansı’ndan daha yüksekte olan daha otoriter bir kurumun burada olmasını istiyorum.
Kalkınma Ajansı, bu alanda daha da yetkilendirilebilir.
Zonguldak için özel bir plan yapılabilir.
Filyos Vadisi Projesi, aynı hükümetin çözüm sürecine benziyor.
Herkes konuşuyor, ama kimse ne olduğunu tam olarak bilmiyor.
Belirli bir noktaya gelindiği belirtiliyor.
İşte tam da bu noktada müdahale etmek gerekiyor.
Kalkınma Ajansı’nın daha yetkilendirilmiş, yasayla kuvvetlendirilmiş bir merkezin yeterli olacağını düşünüyorum.”
Özeleştiride de bulunan Gemici, çağrısını;
“Zonguldak‘ta bizim zamanımız dahil çoğu seçim geçiştirildi.
Ben bu seçimde siyasetçiler ve siyasi partiler somut söylemlerde bulunsunlar ve halkımız da bu somut söylemlere göre seçimlerini yapsınlar” sözleriyle tamamladı.
Bu talebe ve temenniye eklenebilecek fazla bir şey yok.
“Bu görüşü, tüm siyasi parti temsilcilerinin, seçilecek ve seçilen tüm isimlerin benimsemesi gerekir” diye düşünüyoruz.
Bunun adı, “Zonguldak Yeniden Yapılandırma Kanunu” olur, başka bir isim olur.
Ancak bu çağrıyı önemsemek gerekir.
Fikir ortada.
Tartışılsın, paylaşılsın.
Kimler benimseyecek, kimler görmezden gelecek görelim.

Kambur STK’lar…

STK’lar uyuyor…
Zonguldak, çok özel sorunlarıyla boğuşmaktan bıktı.
Yorgun.
Kaderine teslim oldu.
Artık umutlar da yetersiz.
Göç hızla devam ediyor.
Her zaman söylüyoruz, bu kentin üzerinde ölü toprağı varsa, bunda STK’ların büyük günahı var.
STK’ların başında olanlar, yönetimlerinde olanların bu günahta payı var.
Güçlü STK’lar olsa, böyle mi olurdu?
Omurgalı STK’lar olsa, böyle mi olurdu?
Olmazdı.
Herkes başına buyruk gidiyor.
Sonra hep birlikte duvara tosluyoruz.
Zonguldak, Ereğli ile kapışıyor.
Ereğli, Alaplı ile kapışıyor.
Devrek, Çaycuma ile kapışıyor.
Çaycuma, Gökçebey ile kapışıyor.
İlçeler ve kent merkezi çatışma halinde.
Birlikte başarmaktan korkan ne kadar adam varsa, başına buyruk.
STK’ların bu durumu, siyasete yansıyor.
STK’ların bu durumu, yerel yönetimlere yansıyor.
“Denge-yenge” derken, bir bakmışsınız otobüs devrilmiş.
Zonguldak altında kalmış.
Yani bir bozukluk, bir eksiklik varsa, siyasetçileri tek başına sorumlu kılmak haksızlık olur.
Müşterek doğrularda birlikte olmaktan korkan adamlarla olmaz.
STK’ları kişisel iş takip bürosu olarak kullanmaktan vazgeçin.
Söylem değil, icraat lazım.
Zonguldak’ın üzerinde daha fazla kambur olmayın.

Şair Leyla Sokağı…

Devrekli Şair Rüştü Onur’un, dün 72’nci ölüm yıldönümüydü…
Devrek’te Rüştü Onur’u anma etkinlikleri yapıldı.
Biz de genç yaşta hayatını kaybeden şairimiz Rüştü Onur’u bir şiiriyle analım…
Payıma düşen toprak parçası
Senin de payına düşer
Ayrılık gayrılık yok
Ölüm nefesinde nasıl olsa
Amma henüz vakit erken
Daha gün
Karşı apartmanın balkonunda
Dur bakalım hele
Ben salata satayım
Şair Leyla Sokağı´nda
Sen gene koş
Bez fabrikasındaki
Tezgahının başına
Ölüm içimde
Ölüm dışımda
Ölüm talihsiz aşımda
Ölüm kuru başımda
Teselli benim gözyaşımda
Rüştü Onur