TTK Üzülmez Müessese Müdürü Murat Köseoğlu, barda dayak yiyen, elmacık kemikleri kırılan işçisi için işyerinde bir kulübe tahsis etmiş!
Yasin, şimdi yediği dayak yüzünden istirahatli!
Ama dönünce, yine o kulübeye gelecek!
Gece vardiyasında olacak!
Akşam kulübede yatacak!
Sabah kalkıp evine gidecek!
O da işine gelirse!
Yasin’i "Yayla Konağı’ndan çalışsın" diye Üzülmez’e sürmüşlerdi!
Ama orada daha beter yattı!
Babası Nihat Aygün, TTK Üzülmez Müessese Müdürü Murat Köseoğlu’na rica etmiş!
O da, ona bir kulübe tahsis etmiş!
Sıcacık!
TTK Üzülmez Müessese Müdürü Murat Köseoğlu, bu sorunu kökünden çözmeli!
Sonra Arif Kılıç’a; VIP karşılama, mangal partileri, Soydaş Pide’de ağırlanan misafirler ve kuruma kestirilen faturalar arka arkaya gelir!
Giderayak birbirimizi üzmeyelim!
Belden aşşa...
Şimdi biz yazınca "belden aşşa" oluyor!
Biz "yazmıyoruz" demiyoruz!
Ama bizim dışımızda kimse "belden aşşa" yazmıyor!
Geçenlerde biri, “Kimsenin özel hayatı bizi ilgilendirmez ama...” demiş, bir sürü şey yazmış!
Bir başkası "oral seks" yazmış!
Biz yazınca "belden aşşa" olan bir konu, başkası yazınca, nasıl "belden yukarı" oluyor?
Bu köşeyi yazmak için oturdum, bunu düşündüm.
Sonunda buldum...
Bizi, özel hayat ve "belden aşşa" yazılar yazmakla suçlayan biri "oral seks" içerikli bir yazı yazdı!
Eğer çiftlerden biri yere diz çöküp yaparsa, biri için "belden aşşa" olan, diğeri için "belden aşşa" olmuyor!
Çiftlerden biri, sırtüstü ya da yan yatarsa, bu sefer "belden aşşa" sayılmıyor!
Yani yok birbirimizden farkımız!
Hepimiz Osmanlı Bankası’yız!
Onun için, Ali Rıza Tığ ve Pusula’yı "belden aşşa yazıyor", "özel hayat yazıyor" diye suçlamayı bırakın!
Bu suçlamayı yapabilmek için öncelikle sizin yapmamanız ve yazmamanız lazım!
Ben, hem yaptığınızı hem de yazdığınızı biliyorum!
Bunu, siz de biliyorsunuz!
O koltukta rahat oturamaz!
Kültür ve Turizm Zonguldak İl Müdürü Taner Dursun’dan ses çıkmadı!
"Zonguldak köylerindeki eski evlerin envanterlerini çıkartalım...
Kullanılabilecek olanları koruma altına alalım...
Turizme açalım..."
Dedik…
Dedik ama okurlar okudu, anladı, destek verdi.
Kültür ve Turizm İl Müdürü Taner Dursun’dan ses çıkmadı!
Bu işler zahmetli!
Koltuktan kalkacaksın!
Köye gideceksin!
Ayakkabına çamur bulaşabilir!
Koltuğun soğuyabilir!
Ama yok öyle yağma!
Taner Dursun, Zonguldak'ın kültür ve turizmine katkı vermeyecekse, o koltukta rahat oturamaz!
O-tu-ra-maz!