Dün Zonguldak için çok önemli bir gelişme oldu. Önce o gelişmenin özetine bakalım:
"Zonguldak Platformu Üyeleri Mithatpaşa Tüneli´nin yapılması için toplanan imzaları ve trafik karmaşıklığını anlatan fotoğrafları Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Habip Soluk´a teslim ettiler.
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Habip Soluk; &[#]8216;Siz anladığım kadarıyla transit trafiğin merkeze girmesine engel olacak bir çevre yolu istiyorsunuz. Zonguldaklılar olarak Zonguldak´ın doğuya, batıya açılmasından çok; merkezdeki sıkıntılardan şikâyetçisiniz. Dolayısıyla kent merkezindeki transit trafiği için çevre yolunun olmasını, en azından ağır taşıtların şehir merkezine girmemesini istiyorsunuz. Bizim yatırım programımızda var. Proje ile ilgili harita çalışmalarını tamamladık. Proje çalışmaları başladı. Bir yatırımın alt yapısını yapabilmek için öncelikle projesini yapmak ve uygulama projesine müteakiben de işi ihale etmek gerekiyor. Biz bu işi 2010 yılında ihale ederiz&[#]8217; dedi."
Gördünüz manzarayı değil mi?
Seçilmiş milletvekillerinin yapması gereken işi, vatandaşların desteğiyle sivil toplum örgütleri üstleniyor.
Mithatpaşa Tüneli´nin 2010 yılında ihale edileceği haberini Zonguldak Platformu´ndan alıyoruz. Ne gerek vardı bu işi bu kadar uzatmaya? Zonguldak´ta bu konuyla ilgili imza kampanyası başladığında, bir milletvekili konuyu takip edip müjdeyi verebilirdi.
Yerel basın Mithatpaşa Tüneli´ni gündeme getirmese herkes uyuyacaktı. Hatta 2004 yılındaki seçim beyannamesine bu vaadi veren eski Belediye Başkanı Secaattin Gonca bile.
Ne günlere kaldık değil mi?
"Zonguldak Platformu Üyeleri Mithatpaşa Tüneli´nin yapılması için toplanan imzaları ve trafik karmaşıklığını anlatan fotoğrafları Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Habip Soluk´a teslim ettiler.
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Habip Soluk; &[#]8216;Siz anladığım kadarıyla transit trafiğin merkeze girmesine engel olacak bir çevre yolu istiyorsunuz. Zonguldaklılar olarak Zonguldak´ın doğuya, batıya açılmasından çok; merkezdeki sıkıntılardan şikâyetçisiniz. Dolayısıyla kent merkezindeki transit trafiği için çevre yolunun olmasını, en azından ağır taşıtların şehir merkezine girmemesini istiyorsunuz. Bizim yatırım programımızda var. Proje ile ilgili harita çalışmalarını tamamladık. Proje çalışmaları başladı. Bir yatırımın alt yapısını yapabilmek için öncelikle projesini yapmak ve uygulama projesine müteakiben de işi ihale etmek gerekiyor. Biz bu işi 2010 yılında ihale ederiz&[#]8217; dedi."
Gördünüz manzarayı değil mi?
Seçilmiş milletvekillerinin yapması gereken işi, vatandaşların desteğiyle sivil toplum örgütleri üstleniyor.
Mithatpaşa Tüneli´nin 2010 yılında ihale edileceği haberini Zonguldak Platformu´ndan alıyoruz. Ne gerek vardı bu işi bu kadar uzatmaya? Zonguldak´ta bu konuyla ilgili imza kampanyası başladığında, bir milletvekili konuyu takip edip müjdeyi verebilirdi.
Yerel basın Mithatpaşa Tüneli´ni gündeme getirmese herkes uyuyacaktı. Hatta 2004 yılındaki seçim beyannamesine bu vaadi veren eski Belediye Başkanı Secaattin Gonca bile.
Ne günlere kaldık değil mi?
Fazlı Erdoğan&[#]8217;ı dinlerken
Ak Parti Zonguldak İl Başkanlığı´nda dün basın toplantısı vardı.
Bir yılın değerlendirmesi yapılacaktı.
Toplantıya Milletvekilleri Fazlı Erdoğan ve Polat Türkmen de katılacaktı.
Ancak&[#]8230;
Fazlı Erdoğan yarım saat sonra geldi.
Polat Türkmen hiç gelmedi.
Erdoğan, salondakilere Köksal Toptan´ın selamını iletti.
Toplantının ayrıntıları gazetelerde yer alacak.
Benim en çok dikkatimi çeken konu Fazlı Erdoğan´ın açıklamaları oldu.
Erdoğan, Ereğli´de Devlet Demir Yolları´ndan 300 küsür dönüm araziyi Hazine&[#]8217;ye kazandırdığını anlatırken "Fatih´in İstanbul´u fethettiği kadar sevindim" dedi.
"Şimdi anladım Filyos Vadi Projesi´nin niye gerçekleşmediğini" dedim kendi kendime.
İki yıldır uğraşılmış o arsa ile.
Mesela, Fazlı Erdoğan yerine Ömer Barutçu olsaydı iki günde alırdı o arsayı.
Daha fazla uzatmak istemiyorum bu polemiği.
Fazlı Erdoğan, Tunceli´ye gittiğinde, orada bir çok sorunun çözüldüğüne tanık olunca "Kendimi yetersiz gördüm" demişti.
Bana sorarsanız sadece Fazlı Erdoğan yetersiz değil. Onunla beraber başka isimler de var. Biz yazınca kızıyorlar.
İtiraf etmelerini bekliyoruz.
Bir yılın değerlendirmesi yapılacaktı.
Toplantıya Milletvekilleri Fazlı Erdoğan ve Polat Türkmen de katılacaktı.
Ancak&[#]8230;
Fazlı Erdoğan yarım saat sonra geldi.
Polat Türkmen hiç gelmedi.
Erdoğan, salondakilere Köksal Toptan´ın selamını iletti.
Toplantının ayrıntıları gazetelerde yer alacak.
Benim en çok dikkatimi çeken konu Fazlı Erdoğan´ın açıklamaları oldu.
Erdoğan, Ereğli´de Devlet Demir Yolları´ndan 300 küsür dönüm araziyi Hazine&[#]8217;ye kazandırdığını anlatırken "Fatih´in İstanbul´u fethettiği kadar sevindim" dedi.
"Şimdi anladım Filyos Vadi Projesi´nin niye gerçekleşmediğini" dedim kendi kendime.
İki yıldır uğraşılmış o arsa ile.
Mesela, Fazlı Erdoğan yerine Ömer Barutçu olsaydı iki günde alırdı o arsayı.
Daha fazla uzatmak istemiyorum bu polemiği.
Fazlı Erdoğan, Tunceli´ye gittiğinde, orada bir çok sorunun çözüldüğüne tanık olunca "Kendimi yetersiz gördüm" demişti.
Bana sorarsanız sadece Fazlı Erdoğan yetersiz değil. Onunla beraber başka isimler de var. Biz yazınca kızıyorlar.
İtiraf etmelerini bekliyoruz.