Mustafa Gonca adlı okurumuz önemli bir not göndermiş.Sürücü ve araç sahiplerini yakından ilgilendiren bir konu. Zonguldak Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü ve Şoförler Odası Başkanlığı´nı yakından ilgilendiriyor.
Mustafa Gonca´nın yaptığı şikayeti bir çok kişi söylüyor. Gonca´ya bu yaklaşımı için teşekkür ediyor ve ilgili makamların dikkatine sunuyoruz;
"Atilla Bey sizinde bildiğiniz üzere araç muayene istasyonları özelleşmiş, bu özelleşmenin sonucunda da ilk etapta bir yığılma olmuş, araç sürücüleri hem muayene istasyonunun uzaklığı hem de çok fazla beklemenin haklı isyanını yapmıştı.
Ancak bunlar gelip geçmiş artık her şey yoluna girmişti.
Fakat şimdi ise çok büyük bir adaletsizliğin hüküm sürdüğü aşikârdır.
Nedir bu? Bildiğiniz üzere eskiden muayene istasyonları devletin elindeyken, gider ruhsatımızı onaylatırdık. Burada arabanın motor numarası, şasi numarası vb. bakılır, sonra onaylanırdı.
Ben ve babamın aracını muayeneye götürdüğümde motor numarasının yanlış yazıldığı söylenerek bana (Ek1) formu doldurmam, daha sonra bununla emniyete gitmem ve düzeltme işlemi yaptırmam söylendi.
´Buraya kadar her şey normal olabilir. Yanlışlıktır´ dedim, ancak (Ek1) formu ücretli onu Şoförler Odası dolduruyor 10 TL.
Ona da ´tamam´ dedim, emniyete gittim. Burada ruhsat değişim ücreti olarak 105 TL daha istendi.
Şimdi sorarım size; benim hiçbir suçum ve kusurum olmadığı halde Emniyetin ve Şoförler Odası´nın hatasının bedelini niye bir vatandaş olarak ben çekeyim.
Bizler parayı kolay kazanmıyoruz. Bu sadece benim başıma gelmedi. Kiminle konuştuysam 3 kişiden birinin başına gelmiş. Düşünün bir kere bunun Türkiye çapındaki parasal değerini. Sadece bunlar da değil. Emniyette yığılmalar olmakta, burada çalışan memurların yoğunluğu iş kaybına yansımakta. Şunu da belirteyim. Bazılarını tenzi ederek söylüyorum. Hemen orada muayene istasyonunun önünde (Ek1) formu dolduruluyor. Aracılar kaça dolduruyorlar? 10 TL yerine 20 TL? Ne güzel kazanç değil mi?
Atilla Bey vatandaş veriyor ne yapsın?
Zonguldak´a dönse yakacağa yakıt ve vakit kaybı cabası. Onlarda haklı tabi. Bulmuşlar mağduru kaptır gitsin mantığı. Benim güzel ülkemde bu hep böyle olmuyor mu? Atilla Bey şimdi başkalarının hatası yüzünden cebimden gitti 125 TL. Bu parasal değerin yanında birde zamanımı aldı. Yetmez. Bugün git yarın gel. Vay anam vay. Zaten vatandaş olarak araba, elektik, su, çöp, cep, ev, vs bunun gibi bir sürü vergi ve ıvır zıvır parası veriyoruz. Yazık bir kağıt parçasının değeri 105 TL. Atilla Bey korkuyorum bir gün gelecek nefes alıyoruz diye ondanda para isteyecekler. Daha söylenecek çok şey varda. İnsan söyleyemiyor nefesim yetmez diye".


Esnaf yanlış yerde ağlıyor!

Zonguldak mevcut durumda hala işsizlik oranının en az olduğu 20. il.
Öte yandan Zonguldaklılar alışık olmadıkları bir şekilde krizler yaşıyor.
Şok üzerine şoklar yaşıyor.
Bizim esnaf da bir alem.
İlle de kredi istiyor.
Neyini satarak ödeyeceğini düşünmüyor.
Birçok esnaf olaya sadece kendi açısından bakıyor.
Oysa Zonguldak´ı bir bütün olarak ele alan sayısı çok az.
Esnaf temsilcilerinin büyük çoğunluğu da buna dahil.
Sorunun başı giderek, azalan istihdam alanları.
İstihdam edilenlerin ise düşük ücretleri.
Özelleştirmeler yapılırken sesini çıkarmayan esnaf bugün yırtınıyor.
Zonguldak´ta olup bitenler karşısında basın açıklamalarıyla sesini duyurmaya çalışanlara sessiz kalan esnaf bugün ağlıyor.
Bire aldığını Zonguldaklıya beşe satarken kendisi Ankara´dan İstanbul´dan para harcayan esnaf bugün kendi gerçeğini yaşıyor.
Yanında çalışana para vermediği için çalışanını karşısına patron çıkaran esnaf kendinde kusur bulmuyor.
Yani bu işler öyle birden bire olmadı.
Herkes bir birine bağlı.
Her sektör bir birine bağlı.
Biri uçurumdan düşerse en yakınındakini de tutar çeker aşağı.
Ne genel çözüm var, ne yerel çözüm.
Bunlar için kafa yoran da yok. Sadece isyan var. Türkiye´nin en pahalı illeri arasında olan Zonguldak neden gelişip büyüsün.
Güzelleşmeyen, asosyalleşen bir kentte insanlar neden kalsın. Öpücükle oy veren esnafın durumunun daha iyi olması sürpriz olurdu!


Zonguldak Platformu üyeleri dün Ankara´daydı

Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Habip Soluk´la görüşen heyet Mithatpaşa Tüneli´nin aciliyetini anlatıp ortaya fotoğrafları koydu. Başka görüşmelerde de bulundular. Detayları bugün alacağız.
Platform Sözcüsü Osman Sav arkadaşımızın anlattığına göre gelişmeler çok iyi. Ankara heyetinde olması gereken herkes vardı. Zonguldak adına zaman ayırıp, işini gücünü bırakarak, Ankara´ya giden herkesi kutluyorum. Bu işler olurken gazetecilik sorumluluğumdan yola çıkarak gündeme getirdiğim Mithatpaşa Tüneli konusunda ki gelişmelere seviniyorum.
Basının gücünü bu işlerde daha fazla kullanmalıyız. Kentsel ve yaşama dair sorunların çözümünde daha etkili kullanmalıyız. Yeter ki isteyelim.
İsteyince inanın bu işlerin olması kaçınılmaz.
Kampanyaya destek vererek imza atan herkese teşekkür ediyorum.