Zonguldak'ta,
Mustafa Özdemir'in Beycuma'yı birbirine katması,
Konuşulmaya devam ediyor.
Bunu neden yazıyorum?
Vali beye de seslenmiş olalım.
Sayın Valim!
Dereli köyü halkını çok germişler.
Mustafa Özdemir'in yanında gelen,
Beyaz Saray'da güvenlik görevlisi olan şahıs,
Köy halkına gözdağı veriyor.
Halk da tepki gösteriyor.
Umarım o kadar ileri gitmez ama,
Kan dökülmez inşallah!
Zaten,
Köylünün verdiği itiraz dilekçesine,
Hala cevap bile verilmemiş.
Bu işlerde yasal süreç kaç gün?
İşin içinde başka bir el varmış izlenimi edinmeye başladık.
Dereli olan şey yasal olabilir.
Bu olay,
Türkiye kırsalında sıkça yaşanan 'Kamusal alan-özel çıkar' gerilimi olarak yorumlanabilir.
Resmi yollarla kazanılan haklar,
Yerel halk tarafından adaletli veya meşru olarak görülmeyebiliyor.
Maden arama sahalarına izin verilince,
Zeytin ağaçları, ormanlar kesilince,
Vatandaşların tepki göstermesi gibi.
Mustafa Özdemir ve yanındakilerin tavrı,
Haklı bile olsa uzlaşıdan uzak ve dayatmacı bir izlenim yaratıyor.
Haliyle bu halkın tepkisini doğal olarak büyütüyor.
Dün de dedim.
Mustafa Özdemir artık şahıslarla değil,
Toplum katmanlarıyla kavga ediyor.
Romanlar 'Mustafa Özdemir' diyor.
Beycumalılar 'Mustafa Özdemir' diyor.
CHP'liler 'Mustafa Özdemir' diyor.
Karaelmas Gazeteciler Derneği kongresi oluyor.
Gazeteciler 'Mustafa Özdemir' diyor.
Kitleler ile kavga ediyor.
Son olarak!
Kırsal bölgelerde toprak sadece hukuki bir mülkiyet değil,
Aynı zamanda kültürel ve kolektif bir bellek alanıdır.
Köylüler için bu arazinin geleneksel kullanımı,
Hukuki sahiplikten daha öncelikli,
Bir aidiyet duygusu barındırıyor.
İşte kan dökülmesin derken,
Dereli halkının bakış açısının tezahüründen korkuyorum.
******************
Bilecik’in,
Söğüt İlçesinden,
Bir telefon aldım.
Şaşırdım.
Meğer Söğüt'te sendikacılık adına,
Sıcak saatler yaşanıyormuş.
Söğüt'te bulunan,
Gübre Taş Ocağı çalışanları,
Patron baskısı altında.
İşçilerin çoğu Öz Maden İş Sendikası'nda.
Ancak sendika işçilerle ilgilenmiyor.
Bizim GMİS işçilerinin feryadına,
Kulaklarını tıkayamıyor.
El uzatıyor.
GMİS yaptığı çalışmalar ile,
Yetkili sendika olmasına ramak kaldı.
Tabii Öz Maden İş Sendikası'nın,
Siyasi ayağı da var.
Bir kaç detay daha var.
Onları ilerleyen günlerde yazacağım.
Sendikanın şişmanı,
İşçi düşmanı,
Değilmiş.
Sözümü geri aldım.
Zonguldak'tan doğan GMİS'in,
Bu işte hakkını yemeyelim.
Mücadelenizi kutlarım.
*******************
Ne zamandır Akın Kavi’yi yazmadım.
Çok boş bırakmak olmuyor.
Arada özlüyorum.
Cenazem için telefonda konuştuk.
O ayrı.
Allah korusun cenazesi olsa,
Ben de ararım.
Ama kamuoyunda tanınınca işler başka olabiliyor.
Neyse!
Bu yazımın üçüncü başlığı “On Temmuz'dan 10 Temmuz'a" olsun.
Akın Kavi ile Ozan Varol arasında itiş kakış olmuştu.
Akın Kavi bu güreşi neredeyse cinayet girişimi olarak lanse etti.
İşte o meselenin davası,
10 Temmuz'da,
Zonguldak Adliyesi'nde görülecek.
O dönemde Akın Kavi,
İntikam yeminleri ediyor.
Yasin Demirbağ'a meydan okuyordu.
Bakalım şimdi mahkemeye gidebilecek mi?
Ben bunu çok merak ediyorum.
'Kuru sıkı silahla kafama ateş ettiler' demişti.
Daha sonra silahın kendisinin olduğunu ifade etmişti.
Bakalım bu mahkemede ifade değişecek mi?
Gerçi intikam nidaları atarken,
Ozan Varol'un yerine kendisine 20 metre uzaklıktaydı.
Yapsa o zaman yapardı.
Neyse!
Ozan Varol cezaevinden çıkarsa,
Bazı sevimsiz iş insanları ve siyasileri,
Gazipaşa'da görmeyecek olmak,
Kenti biraz daha yaşanabilir kılacaktır.
Davaları yakından takip edeceğiz...