Sayın Vali Ali Kaban…

Sayın Kaymakamlar…

Sayın Emniyet Müdürü Osman Ak…

Sayın İlçe Emniyet Müdürleri…

Sayın Belediye Başkanı Muharrem Akdemir…

Sayın Belediye Başkanları…

Sayın İl Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek…

Sayın Kamu Hastaneleri Birliği Zonguldak Genel Sekreteri Mustafa Özkan Gün…

Sayın İl Sağlık Müdürü Bilal Cin…

Ve Sayın Zonguldak Milletvekilleri…

Konu mühim.

Hem de çok mühim.

[*] [*] [*]

Zonguldak, eskiden bu kadar duymazdı, bonzai-monzai işlerini…

Şimdilerde neler yaşanıyor, neler…

İnanıyoruz ki, pek çoğunuzun fazla bir haberi yok.

Veya manzaranın ciddiyetinin yeterince farkında değilsiniz.

Canlı örnekleriyle anlatalım istedik.

[*] [*] [*]

Miraç Kefeli adlı genç, bir ay önce bonzaiden yaşamını yitirdi.

Geçtiğimiz Perşembe günü Devrek’te 3 genç bonzaiden komaya girdi.

Yoğun bakımda tedavi altına alındı.

Ve geçtiğimiz Cuma akşamı…

16 yaşındaki bir genç bonzai krizine girdi.

Bulunmasaydı, o da ölecekti.

Şimdi yoğun bakımda…

[*] [*] [*]

Zonguldak’ta okul çevrelerinde uyuşturucu madde bağımlılarının nasıl barındığı sürekli gündemdedir.

“Okul çevresinde uyuşturucu satılıyor. Gençler uyuşturucu ile tanışıyor” denildiğinde, bunlar ne yazık ki, yeterince dikkate alınmaz.

Eğer yeterince dikkate alınsa, zaten bu sonuçlar doğmaz.

[*] [*] [*]

Geçtiğimiz Perşembe günü eski Öğretmenevi’ne gittik.

Herkesin bildiği o tarihi binada…

Kentin göbeğinde…

Hemen bitişikte, Mehmet Çelikel Lisesi…

Hemen altında, Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu…

Karşısında, Jandarma Alay Komutanlığı binası…

Karşısında, Askerlik Şubesi…

Arkasında, Zonguldak Devlet Hastanesi…

Altında, polis lojmanları…

[*] [*] [*]

Cuma günü eski Sağlık Meslek Lisesi ve son yıllarda Hemşirelik Meslek Yüksekokulu olarak kullanılan boş binaya gittik.

Bitişikte, Bahçelievler İlkokulu…

Bir tarafında, cami...

Bir tarafında, Zonguldak Devlet Hastanesi…

Mehmet Çelikel Lisesi, 100 metre mesafede…

Spor salonu inşaatının ve binlerce dairenin tam ortasında…

[*] [*] [*]

Bunları neden anlatıyoruz?

Henüz birkaç sene öncesine kadar kullanılan binalar sahipsiz kalmış.

Her iki bina da kaderine terk edilmiş.

Camları kırılmış, kapıları alınmış; su, kalorifer, elektrik tesisatları sökülmüş.

Alınan alınmış, alınamayan bırakılmış.

Yetkililer sahip çıkmamış.

Virane olmuş, perişan edilmiş.

[*] [*] [*]

Sahipsizliğin ortaya çıkardığı manzara bir yana…

Ayıp bir yana…

Başka bir gerçek var.

Gittik, gördük.

Her iki binanın tüm odalarını dolaştık.

Fotoğrafladık…

Görüntüledik…

Şok gerçekler, skandal görüntülerle karşılaştık.

Öğretmenlerle konuştuk.

Buralara giren öğrencilerle konuştuk.

Her iki binanın hemen hemen her odasında esrar kullanıldığına dair izler var.

Bonzai kullanıldığına dair izler var.

Özellikle eski Öğretmenevi’nin her ama her odasında bu izler mevcut.

Odaların dört bir köşesinde bu izleri görmek mümkün…

Kesilmiş bidonlar…

Boş pet şişeler…

Alüminyum folyolar…

Prezervatifler…

Elbiseler…

Unutulmuş ders kitapları…

Vesaire vesaire!

[*] [*] [*]

Buralar, okulların çok yakınında, her türlü kötü alışkanlık için doğal mekanlar olmuş.

Kısa mesafe…

Ulaşım kolay…

Gözden ırak…

Her bir yanı zula…

Kötü alışkanlıklara bulaşmış insanlar buraları mesken edinmiş.

Öğrenciler de sık sık girip-çıkıyor buralara…

Öğrenciler; kimi zaman sigara içmek, kimi zaman kaçamak yapmak, kimi zaman alkol almak için buralara geliyor.

Gelmeyenler ne yapıyor?

Gelmeyenler de, buralarda nelerin olduğunu aslında çok iyi biliyor.

Yani girmeyenler de merak ediyor.

Ve pek çok öğrenci, sırf merakından buralara giriyor.

6 yaşında çocuklar buralara giriyor.

10 yaşındaki çocuklar buralara giriyor.

[*] [*] [*]

Binaların ya hizmete kazandırılması ya da yıkılması şart…

Ancak; tembel, üşengeç bürokrasinin ne yapmaya çalıştığı pek anlaşılır değil.

Valiliğin, belediyenin binalara astığı uyarı yazısı dışında hiçbir önlem yok.

Polis arada kontrol ediyor.

Şikayet olursa geliyor.

Ancak koca binaların, onlarca odanın kontrolü mümkün değil.

Kimse kimseyi aldatmasın.

Sadece bu binalar mı?

Değil elbette…

Buralar, okulların dibindeki doğal mekanlar!

Doğal etkileşim alanları…

Çocukların, gençlerin buralardan etkilenmemesi mümkün mü?

[*] [*] [*]

Sayın Vali…

Sayın Ali Kaban…

Bu konulardaki duyarlılığınızı biliyoruz.

Lütfen gidin, bir görün.

Vakit ayırın.

Kendiniz görün.

İnanıyoruz ki, siz de şaşıracak…

Şok olacaksınız.

Bu kentin sahipsizliğini göreceksiniz.

Tabela asmak yeterli değil.

Hatta bu kentin bürokratlarını da getirin.

Tek tek dolaştırın odaları.

Bir kentin nasıl sahipsiz kalabileceğini görsünler.

Herkes görsün.

Herkese ders olsun.

[*] [*] [*]

Sonuç olarak, bu konulardaki yayınlarımızı sürdüreceğiz.

Zonguldak’ın en güzel noktasındaki nefis manzaralı her iki bina ne olacaksa olsun.

Keşke ihtiyaç sahibi olan kurumlara tahsis edilseydi.

Mesela, Öğretmenevi, Mehmet Çelikel Lisesi’ne bırakılsaydı.

Ama şimdilerde yıkımları gündemde…

O zaman yıkılsın.

Neyi bekliyoruz?

Mektubu Miraç Kefeli’nin babasının şu sözüyle bitiriyoruz:

“Kimse ‘benim çocuğum yapmaz’ demesin.”