Cumhurbaşkanlarının kentleri ziyaretlerinin ne kadar önemli olduğu tartışılır.

Mesele cumhurun başındaki ismin o kenti onara etmesiyse, bir parça mutluluk çıkarılabilir.

Ama o cumhurun başının geldiği kentte bir sürü kaosa neden oluyor ve cumhur ile başı arasına polis barikatları konuluyorsa, hiçbir anlamı yok.

Geçtiğimiz Cuma günkü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&[#]8217;ün ziyareti, kentte adeta işkenceye döndü.

Başbakan Erdoğan&[#]8217;ın mitingindeki olağanüstü güvenlik önemlerine benzer bir tedbir anlayışı vardı.

Trafik defalarca kilitlendi.

İnsanlar araçlarıyla işkence çektiler.

Cumhurbaşkanı bilmiyor olabilir, ama bu kent merkezinin tek caddesi var.

Mecburiyet Caddesi.

Cumhurbaşkanı, Zonguldak&[#]8217;ta bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.

Gül ve fotoğraflara girenler gülerken, ağlanacak halimizdi aslında güldüğümüz.

Gül, her kentte olduğu gibi Zonguldak&[#]8217;a da övgüler yağdırdı.

Cumhurbaşkanı&[#]8217;ndan başka ne bekleyebilirdik ki?

[*] [*] [*]

Cumhurbaşkanı Gül, gezi sonunda Dedeman Otel&[#]8217;deki yemekte yaptığı konuşmada, tüm güzelliklerin ötesinde kendisini üzen şeyi de açıkladı.

Gül, özetle:

&[#]8220;Bugün gördüğüm her şeyden memnum kaldım.

Ama bir şey söylediler.

Zonguldak&[#]8217;ın nüfusunun yüzde 8 azaldığını öğrendim.

Türkiye&[#]8217;nin her yerini gezdim.

Fakat böyle bir şeyle karşılaşmadım, görmedim.

Bu duruma çok üzüldüm.&[#]8221;

[*] [*] [*]

Bu duruma ne denir şimdi?

&[#]8220;Günaydın Sayın Cumhurbaşkanı&[#]8230;&[#]8221;

[*] [*] [*]

12 yıllık AK Parti iktidarının son beş yılında Cumhurbaşkanlığı yapıyorsunuz.

Başbakan oldunuz.

Başbakan yardımcısı oldunuz.

Bakan oldunuz.

Kaldı ki, 12 yıllık son dönem öncesinde de Zonguldak&[#]8217;ta nelerin olup bittiğini iyi biliyorsunuz.

Şimdi çok üzüldüğünüzü söylüyorsunuz.

Biz her gün üzülüyoruz.

Bu kentte yaşayanlar, bu kentin avuçlarının arasından kayıp gitmesine tanıklık edenler, her gün üzülüyor.

Ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda yaşanan erimeye bizim kadar üzülemezsiniz.

Zonguldak&[#]8217;ın çevresindeki dört il göç alıyor.

Büyüyor.

Zonguldak bu kadar avantajlara sahip olmasına karşın göç veriyorsa, bunun sorumlusu belli.

Siz de o sorumlular arasındasınız.

[*] [*] [*]

Biz çok üzülen siyasetçi gördük.

Çok başbakan, çok bakan gördük.

Genel başkanlar gördük.

Ankara&[#]8217;ya dönünce, unutuverdiler her şeyi.

Şimdi, üzülmenize sevinelim mi, üzülelim mi, bilemiyoruz.

En iyisi mi siz üzülmeyin Sayın Cumhurbaşkanı&[#]8230;

Nasıl olsa Ankara&[#]8217;ya gidince unutursunuz!

[*] [*] [*]

Çünkü bu tabloda büyük emekleriniz var.

Bu tablo, sizin ve yol arkadaşlarınızın eseri.

Şimdi konuşmayalım.

Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanı, siz de yeniden başbakan olursanız, o zaman konuşuruz bu konuları.

O zaman hatırlatırız bu üzüntünüzü.

Şimdi işçilerle ocak başında poz verip gittiniz.

Belki o zaman maden ocağına girme, o maden işçilerinin gerçek zorluklarını yerinde görme zahmetine katlanırsınız?

Ertem&[#]8217;in o cümleleri&[#]8230;

Ciddi ve sosyal kurumların görüşleri önemlidir.

Onlara önem vermek gerekir.

Ne demeye çalıştıklarını anlamaya çalışmak gerekir.

Kurum yönetimleri kim olursa olsun, politik duruşları ne olursa olsun, kuruluşların görüşleri dikkate alınmalıdır.

Bizde ne oluyor?

İşine gelirse, alıyorlar.

İşlerine gelmezse, duymazdan geliyorlar.

Son günlerde dikkat çeken çocuklara yönelik şiddet haberlerinin ardından Yazı İşleri Müdürümüz İlknur Yılmaz, Zonguldak Barosu Başkanı İbrahim Kerem Ertem ile görüştü.

Bu konuda neler yapılabileceğini sordu.

Başkan Ertem&[#]8217;in Zonguldak özelinde çok hassas ve problemlere kafa yoran bir isim olduğunu çok iyi biliyoruz.

Ancak bulunduğu konum nedeniyle bunları çok fazla paylaşamıyor.

Ama en az bizim kadar dertli.

Ertem, yaşanan olayların toplumsal cinnetin bir parçası olduğunu söylüyor.

Bunların artarak devam etmesinden endişe ediyor.

Ve hangi tedbirlerle azaltılabileceğine dikkat çekiyor.

Çok ince güzel bir gönderme yapıyor.

[*] [*] [*]

Diyor ki Baro Başkanı:

&[#]8220;Okul aile birlikleri; kermesler, şenlikler, eğlenceler yapsınlar, bir araya gelip birbirlerini tanısınlar, ama bunun dışında da karşılıklı iletişim temelinde de bir ortak çalışmaya imza atılabilir.

Tabii ki, kermesler de düzenleyelim, ama önceliğimiz çocuklarımızın sosyal eğitimi olsun. Biz bunu uzun zamandır düşünüyoruz, ama rol çalmak da istemiyoruz.

Bunu çok iyi başarabilecek valilik komisyon kurulu var.

Fakat okul aile birlikleri, okul müdürlükleri en azından çocukların sadece okulda geçirdikleri zamanları değil, okul dışındaki zamanları nasıl değerlendirdikleri, ebeveynlerle çocuklarının arasındaki iletişim kopukluklarında neler yapabildikleri, çocukları ailelerinden uzaklaştıran etmenlerin neler olabileceği noktasında oturup ortak bir noktaya varabilirler. Bu çok önemli... &[#]8216;Geleceğimiz çocuklar&[#]8217; diyoruz. Biz eğer geleceğimizi çocuklarımızın gözünde göreceksek, çocukların aileler bazında yeterli desteği verebileceksek, bir komisyon kuralım ve her türlü desteği verelim. Bu konudaki çalışmaların yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü belli bir sınır yok. Çevre duyarlılığının en üst noktaya geldiği bazı eylemler oldu. Bu eylemlerin çeşitli konularda yeniden bir araya geleceği toplumsal bir beklenti var. Bunlar olmalı, ancak bunun dışında yaşadığımız bazı sosyal problemlerde var. İstatistik verilere baktığımız zaman bazı canımızı sıkan değerlerle karşılıyoruz. Bu konularda da çeşitli toplumsal sivil örgütler, kitle örgütleri, sendikalar, baro bir araya gelebiliriz ve gelmeliyiz. Bunun bir adımını atmalıyız. Çünkü bir problemden yakınıyorsak bunu engelleyebilecek katkı verebilecek mutlaka birileri vardır. Bu konudaki uygulamalarımızı sanırım biraz daha fazlalaştırmamız gerekecek.&[#]8221;

[*] [*] [*]

Baro Başkanı, bugün çok gereksiz, reklam kokan veya politik bir şey söylese, bugün koca bir kent balıklama atlardı üzerine.

O haber; çok daha fazla okunur, yorumlar havada uçuşurdu.

Ama &[#]8220;tık&[#]8221; yok millette&[#]8230;

Baro Başkanı&[#]8217;ndan somut bir öneri var.

Bakalım kim dikkate alacak!