Zonguldak’ın projelerden yana umudunu nasıl kaybettiğini okuyucu yorumları net bir şekilde ortaya koyuyor.

69 Ambarları’nın projesini içeren haberi paylaşmamıza rağmen gelen yorumlarda umutsuzluk hakim…

Aykut Baysal isimli okuyucumuz habere attığı yorumda, “19 aylık kızım var. Umarım onun ömrü yeter buna” diyerek, umutsuzluğunu ve umudunu aynı anda paylaşmış…

“Karaelmas” rumuzuyla yorum yazan vatandaş ise, “Proje yapmak kolay, önemli olan bunu uygulamak...
Bu projede tozlu raflarda yer almasın, yeter artık yaa...

Sitede bir türlü bitirilemeyen spor salonu, bir türlü yenisi yapılamayan stadyum, lavuar alanı projesi uygulanmaya, çukurlardan geçilmeyen karayolları, denizi olmasına rağmen deniz ulaşımı olmayan, havaalanı sadece yurtdışı uçuşlara açık olup yurtiçi uçuşlar için çok yavaş hareket edilen nedense yıllardır ‘pist uzatılacak’ denilip hiçbir çivi çakılmayan tek ildir Zonguldak.

Diğer iller uçtu gitti biz sürekli geri yazık çok yazık...” diyerek hayal kırıklığı yaşanan birçok projeyi paylaşmış.
Bu iki okuyucumuzun ve diğer birçok kişinin düşüncesi, hemen hemen bu doğrultuda…

Bunu beceren de siyasetçiler…

Ortaya net proje koyamayan, koyulan projeleri de zamanında kesinlikle bitiremeyen siyasiler…

İcraatın olmamasından daha acı olan umudun da kalmaması…

O yüzden artık okuyucularımızın belirttiği ve diğer gündemde olan projelerin bitmiş halini görmek istiyoruz.

Zonguldak’a bu kadar ikinci sınıf muamele yapmaya kimsenin hakkı yok.

Bir-ikisini yapıp, en azından umudumuzu tazeleyin…

Bırakın, acımızı yaşayalım!

“Dağlıca” saldırısı yüreklerimizi dağladı…

Ne tadımız kaldı, ne neşemiz…

“Milli maçta sevinelim” derken, milli sevinci unuttuk…

Onu da geçtim, üzülmeyi bile yaşayamadık…

Şehit sayımızın açıklanamaması bir tarafa, sosyal medyada yazılanlar, insanı tiksindirir duruma getirdi.

Acı üzerinden daha saatler geçmeden prim yapmaya çalışanlar, insanda mide bırakmadı…

Terör olayı, hepimizin yüreğine kor gibi düşüyorsa, nedir bu birbirimize olan suçlamalar ve acıyı kullanma girişimleri?

Şehit acılarını tam anlamıyla yaşayamadan şehitlerimiz üzerinden siyaset yapmaya çalışanları görmek, inanın bir o kadar vahim.

Bu kadar bölündük mü biz?

Bu kadar mı gaddarlaştık, bu kadar mı kamplara bölündük?

Özellikle sosyal medyayı hakaret ve bölücülükten çıkartıp birleştirici güç olarak kullanmamız lazım…

Önce bırakın acımızı yaşayalım, sonra kimi yerin dibine sokacaksak sokalım…

GÜNÜN SÖZÜ:

“Siyasi fahişeler, kardeşimiz olamaz…”

BBP Genel Başkan Yardımcısı Kaptan Kartal

SÖZÜN ÖZÜ:

“Nimetlere şükretmeyen, elden çıkmalarına sebep olur…”

İbni Ataullah (R.A.)