Yıllardır Zonguldak Havaalanı için yazılar yazdık.

Öneriler getirdik.

Eleştirdik.

Yapılan girişimleri, gösterilen çabaları destekledik.

İktidar tarafından kapatılan havaalanı, Özel İdare’nin de ortaklığıyla oluşturulan ZONHAV tarafından işletiliyor.

Sıkıntıları anlatmaya gerek yok.

Yurt dışından yaz dönemi haftalık 4-5 uçak seferi…

Yurt içi seferler ise yok.

İktidarın ve iktidar adına bu kenti temsil ettiğini zanneden tüm zevatların samimiyetsizliklerine tanık olduk yıllardır.

Türlü türlü bahanelere sığındılar.

Kentteki STK’ların Karaman kuzusu gibi gölgede yatmaları da bunda tuz-biber oldu.

[*] [*] [*] [*]

Geçtiğimiz günlerde Ordu-Giresun Havaalanı’nı yakından gördük.

Hani şu Türkiye’nin deniz üzerine yapılan ilk havaalanı…

Gittik, gördük.

Bizimkine göre devasa bir havaalanı...

Trabzon ve Samsun Havaalanlarının tam ortasında, her iki havaalanına da yaklaşık 150 kilometre mesafede…

Hizmet ne güzel...

Demek ki, yapınca olabiliyormuş.

Ne güzel!

[*] [*] [*] [*]

Şimdi gelelim bir diğer habere…

Haber şöyle:

Türkiye’de deniz dolgusu ile inşa edilecek ikinci havalimanı olacak Rize-Artvin Havalimanı için yapılan sondaj çalışması verilerine göre zemininin bazı bölümlerinin kumsal alan olduğu belirlendi.

[*] [*] [*] [*]

Rize-Artvin Havalimanı Projesi için teknik çalışmalar sürüyor.

Yeşilköy Köyü ile Kız Kulesi mevkisi arasındaki 266 hektarlık deniz dolgu alanında pist ana gövdesinin sondaj çalışması tamamlandı.

Kıyıdan bir kilometre açıkta yapılacak havalimanında deniz dolgu derinliği 26 ile 32 metre olarak hesaplandı. Pist ana gövdesinin sondaj verileri için laboratuvar ortamında detaylı analizler yapıldı.

Buna göre havalimanı pist zemininin kumluk alanın yanı sıra, derelerin sürüklediği çakıl ve diğer malzemelerle kaplı olduğu belirlendi.

Havalimanı, yapılacak mühendislik hesaplamaları sonrasında yumuşak zemin geçilerek sert kaya zemine inşa edilecek.

[*] [*] [*] [*]

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Rize Milletvekili Hasan Karal, Rize-Artvin Havalimanı’nın 3 ay süren sondaj çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

Ordu-Giresun Havalimanı’nın 15-17 metre derinlikte 35 milyon ton taş kullanılarak yapıldığına dikkat çeken Karal, şunları söyledi:

"Rize’de bu derinlik 30-35 metreyi bulacak ve 100 milyon ton taş kullanılacak.

Sondaj verilerine göre zemin çok sağlıklı değil.

Kumsal bir zemin çıktı.

Kumsalı geçip kayaya inilmesi gerekiyor.

Bu alanda derelerin taşıdığı teresubat, kum ve çakıl mevcut.

Böyle bir zeminde dolgu yapılamıyor.

En ufak bir yer sarsıntısında havalimanı kayabilir, büyük facialar gündeme gelebilir.

Mutlaka o yumuşak tabanın altına inilip sert zemine ulaşılması gerekiyor.

Bu da 30-35 metre derinliğe denk geliyor.

Bu maliyeti iki kat artırıyor.

550 milyon liraya mal olması beklenen havalimanında proje çalışması başladı.

2016 yılının içersinde ihalesi yapılarak, havalimanı inşaatının başlamasını bekliyoruz.”

[*] [*] [*] [*]

Yapılır.

“Yapılmasın” demiyoruz.

Daha fazla yapılsın.

Şırnak’a yapılan havaalanı gibi…

Diğer kentlere yapılan tüm yatırımlar gibi…

Türkiye’nin en zor bölgelerine böylesi havaalanları yapılırken, bu ülkenin sanayileşmesine bunca büyük katkıları olmuş, binlerce maden şehidi vermiş Zonguldak’a yapılmayanları anlamakta zorlanıyoruz.

Ve Zonguldaklıların Karaman kuzusu gibi yan gelip yatmalarını anlamak mümkün değil.

Zonguldak’ın sözde kimlik bunalımı içindeki STK’larının bu teslimiyetçi yapısını anlamak mümkün değil.

[*] [*] [*] [*]

Adamın sorası geliyor;

“Ulan, ne yaptı size bu Zonguldak?” diye…

Bu Zonguldak, bu ülkenin sanayileşmesi için 5 binin üzerinde maden şehidi verdi.

Dipçik zoruyla ocaklara sokuldu.

Çocuklar yetim kaldı.

Kadınlar dul.

Milletvekili istediniz.

Fazlasını verdi.

Ders çıkarmadı.

Her dönem yeniden verdi.

Zonguldak size ne yaptı da, cezalandıra cezalandıra bitiremediniz?

Ve bu kentten iktidar milletvekili seçilenler…

Allah aşkına, bu kent size ne yaptı?

Bu kentin insanları size ne yaptı da, Zonguldak’ı, Ankara’da sattınız?

Kime sattınız?

Kaça sattınız?

Niye sattınız?

Bu kentin ekmeğini yediniz.

Bu kentteki insanların sayesinde ceplerinizi doldurdunuz.

7 kuşak geleceğinize ekonomik zemin yarattınız.

Ne oldu da bu kentte ihanet ettiniz?

[*] [*] [*] [*]

Başka kentlere yapılanları, bu bentte yapılmayanlarla mukayese edince, gerçekten bu soruların yanıtını merak ediyorum.

Ve daha fazlası!

Şimdi hangi yüzle çıkıp oy isteyebiliyorsunuz.

Ve hangi yüzle bu kentin elinde kalmış son kurum olan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun zararını bahane ederek, “satılmalı-özelleştirilmeli” diyebiliyorsunuz.

13 yıldır neden kurtarmadınız da, bugün Zonguldak’ı bir kez daha cezalandırmak istiyorsunuz?

Kendi günahınızı neden bu kente fatura ediyorsunuz?

Sahi, bu Zonguldak size ne yaptı da, bu hıncınız hala geçmedi?

Her alanda neden bu kenti cezalandırdınız?

Şimdi hangi yüzle oy istiyorsunuz?

Hangi yüzle?

Ve bizler yıllardır eksik-fazla bunları sorgulamaya çalışırken susan STK’lar nerede?

Çocuklar…

"Sadece bir fotoğraf dünyayı değiştirebilir mi?"

Değiştirebilir.

Bu bağlamda tarihe geçen önemli fotoğraflar vardır.

Mesela, Aylan’ın fotoğrafı...

Suriyelilerin 4 yıldır yaşadığı dram, bir fotoğrafla tüm dünyanın bakış açısını değiştirdi.

Ölü bir çocuğun fotoğrafı, sığınmacı krizinin sembolü oldu.

Nilüfer Demir'in fotoğrafı, tüm dünya basınının manşetlerinde yer aldı.

İngiltere Başbakanı David Cameron fotoğraftan bir gün önce, “Göçmen istemiyoruz” derken, fotoğrafın yayınlanmasından sonra mültecilerle ilgili söylemlerini 180 derece değiştirerek, "Mültecileri kabul edeceğiz, bu sorunu çözeceğiz" açıklamalarında bulundu.

Sadece David Cameron mı?

Değil elbette…

Pek çok Avrupa ülkesinden nihayet bu yönde açıklamalar geliyor.

Bu haberler, Türkiye’deki göçmenlerin botlarla yola çıkması için de ayrı bir teşvik.

Bunun resmi işlemlerle yapılması gerekir.

Ve vicdansızlıkla eleştirdiğimiz Avrupa ülkelerinin pek çok siyasetçisinin geç gelen bu duyarlılığı önemli.

Ama hala bu fotoğraflara bakmayıp ahkam kesenler var.

Bu fotoğraflara bakın.

Susun ve bir dakikanızı ayırın.

Bir dakika aralıksız bakın.

Eğer hala vicdanınız sızlamıyor, insanlığınızı hatırlamıyorsanız, kusura bakmayın, o zaman “sizde bir sorun var” demektir.

Bu fotoğrafa bakın.

İyi bakın.

Zonguldak’tan uzak olmasının hiçbir hafifletici yanı olamaz.

Ve etrafınızda başka çocuklar var.

Onları düşünün.

Gariban, öksüz, yetim, yarı aç, yarı tok yaşayan diğer çocukları düşünün.

Biz dahil hepimizin bu çocuklar için yapabileceği çok şey var.

Elbette sorunu sona erdiremeyeceğiz.

Yetmek mümkün değil.

Ama imkanı olan herkes bir çocuğa sahip çıksa, çoğunun kaderini iyi yönde değiştirebiliriz.

Daha sağlıklı şartlarda yetişen, ileride ülkesine, vatanına, millete, insanlığa daha duyarlı insanlar olmalarını sağlayabiliriz.

Mesele, sadece para da değil.

Maddi destek falan değil.

İlgi…

Destek…

Paylaşım…

Ne dersiniz?