Zonguldak’ın mecburiyet caddesi olan “Gazipaşa Caddesi”nin trafiğe kapatılması konusu, ilk defa bu kadar yüksek sesle ve ciddi söylenir oldu.

Bir seçim dönemi öncesi eski Belediye Başkanlardan İsmail Eşref, Gazipaşa’nın altından girip üstünden çıkacaktı… Battı-çıktı ile mecburiyet caddemizi trafiğe kapatacaktı.

Seçim bitti, başkan seçildi, sözler her zamanki gibi havada kaldı.

Bu sefer fikir, İl Emniyet Müdürü Sayın Osman Ak’tan geldi…

Zonguldak’a geldiğinden beri trafik sorunu konusunda kafa yoran, ekiplerle çalışıp nerede trafiğin tıkandığından çözümlerine kadar detaylı rapor hazırlatan Sayın Ak, bir o kadar da projenin gerçekleşmesi için heyecan yaşıyor.

Aslında bu heyecanı Sayın Ak’tan daha çok Belediye Başkanı ve siyasilerin yaşaması gerekiyor.

Zira Sayın Ak, bugün var, yarın yok…

Sayın Belediye Başkanımız ve siyasiler buradalar, hizmet için söz verdiler.

Hizmet ederlerse; oy alacaklar, dua alacaklar, vicdanları rahat edecek.

Ama Sayın Başkan Muharrem Akdemir’in açıklamalarından anlıyoruz ki;

Gazipaşa Caddesi’ni trafiğe kapatmayı istiyor, ama çekiniyor…

Sayın Başkan Akdemir, “Gazipaşa Caddesi, tabii ki trafiğe kapatılmalıdır. Artık gayet modern, güzel şehircilik anlayışı var, ama Zonguldak’ın coğrafi konumundan da hep söz ediyoruz. Maalesef çok sıkıntılı… Özellikle kömür memleketi olduğu için bu kömürün nakli söz konusu. O anlamda sıkıntıların çözümü noktasında Valilik, Emniyet Müdürlüğü, esnaflar, sivil toplum örgütlerinin tek tek görüşleri alınarak, güzel bir noktada konuyu birleştirmek istiyoruz” diyerek isteğini, ama çekincesini açıkça ortaya koymuş.

Ama artık çekinecek dönemi geçmemiz lazım.

Bu halden kimse memnun değilse, ortaya bir şeylerin konulması lazım.

İşte size fırsat…

Vali Sayın Ali Kaban istiyor, destekliyor. Emniyet Müdürü Sayın Osman Ak, istiyor, fikir, rapor ortaya koyuyor. Esnaf istiyor, güçlü bir irade arıyor.

İş, her yönüyle başladı, ama belediyede bitiyor.

Belediye olmadan bu iş olmuyor.

Bu olayı gerçekleştiren hem kahraman olur, hem uzun yıllarca başkan…

Biraz cesaret Başkanım, gerisi gelecektir…

Avrupa “Ayvan fotoğrafı” ile uyandı, ya biz?

Hala 3 yaşındaki Aylan Kurdi’nin o fotoğrafına birçoğumuz bakamazken, Avrupa’daki birçok ülke kapılarını -biraz da mecburiyetten- mültecilere açarken, Türkiye’de kararan vicdanlar hala uyanmadı.

Küçücük çocuğun dramı üzerinden her kesim, kendi açısından siyaset yapıyor, kendi menfaatini karşıya kabul ettirmeye çalışıyor.

“Duygusuz” diye düşündüğümüz Avrupa’daki insanlar, 165 kilometreyi yürümeye başlayan Suriyelilere, “Üşürsünüz, battaniye verelim” diyerek battaniyelerini uzatırken, duygusallığı ve insancıllığı ile tanınan bizler, hala olayı bir yerlere çekmenin peşinde koşuyoruz.
Düne kadar Suriyeli çocuklara, insanlara verilenin hesabını tutup bunun üzerinden devlete dil uzatanlar, şimdilerde duygularını kısmen gizleseler de, yine de her fırsatta laf çaktırmaya devam ediyor.

Dünya, Avrupa, “Ayvan fotoğrafı” ile uyanırken, bakalım bizimkiler neyle uyanacaklar?

İnşallah böylesi fotoğraflara gerek kalmadan uyanır, acılarımızı birlikte yaşamayı öğreniriz.

GÜNÜN SÖZÜ:

“Basının üzerindeki baskı alabildiğine serbest kaldı…”

TGC Başkanı Turgay Olcayto


SÖZÜN ÖZÜ:

“İki şey mühimdir: Birincisi okyanus kadar bol ‘Haysiyet’, ikincisi Elif gibi dimdik bir ‘Şahsiyet’…”

Anlamlı Sözler