Bazen aynı şeyi, yeni bir dilde anlatmaya çalışmak zor gelir insana…

Dil aynıysa, fazla bir şey eklemeye gerek yok.

Acılar aynı, sadece rakamlar değiştiyse de, fazla bir şey anlatmaya gerek yok.

16 askerimiz şehit edildi.

Sayının daha fazla olduğu ileri sürülüyor.

Tepkiyi azaltmak için sayının günlere yayılacağı belirtiliyor.

Ve daha pek çok iddia var.

Ve ülkenin düşürüldüğü duruma üzülmekten başka bir şey gelmiyor elden.

Yüreğimiz yanıyor.

Ciğerimiz parçalanıyor.

Allah belanızı versin!

[*] [*] [*] [*]

Bu nedenle geçenlerde anlatmaya çalıştığımı paylaşmakta buldum çareyi…

Şöyle yazmıştık 2 hafta önce:

“Dile kolay…

45 günde 60 şehit.

Ve aynı şekilde öyle veya PKK saflarına katılmış insanlar.

Kimi kandırılmış.

Kimi gönüllü katılmış.

Kime göre bir hak mücadelesi, kime göre dış güçlerin maşası!

Onların sayısı belli değil.

Her şey bizim gerçeğimiz.

Kabul etsek de, etmesek de her şey bizim gerçeğimiz.

[*] [*] [*] [*]

Her şey bir yana.

Ülkede böylesine bir savaş varken, gerisi yalan.

Her şey yalan.

Tüm arzular yalan.

Tüm duygular yalan.

Tüm zevkler yalan.

Şehitlerimiz yere düşerken, evlatların, anaların, babaların yüreği yanarken, hiçbir şeyin tadı yok.

Tuzu yok.

Anlamı yok.

Yazık koca ülkeye…

Ve hiç bir şey yapamadan beklemek de acı.

Seyirci olmakta acı.

Seyirci kalmakta acı.

Lanet okusan ne fayda…

Lanet okumaktan başka yok elimizde bir çare!

[*] [*] [*] [*]

Suriyeleştirilmek istenen koca ülkede hala sidik yarışı yapan siyasetçiler var.

Onlar öyle veya böyle hepimizin baş tacı.

Ve onlar, toplu zikir yaptırıyorlar halka.

Herkes kendi camiasına…

Herkes kendi müridine!

[*] [*] [*] [*]

Çok yakından tanıdığımız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız diyor ki:
‘Kalbimde, yüreğimde hissettiğim bir konudur.
İnsanın iç muhasebesi, Allah'la arasındaki bir konudur.
Benim amacım Allah nasip ederse ‘şehit’ olmaktır.
Bunu açıkça söylüyorum.
Dinim, milletim, vatanım için.
Sorulduğu için söylüyorum.’

[*] [*] [*] [*]

Sayın Bakanı tutan mı var?

Dinin için şehit olacaksan IŞİD'e katıl.

Vatanın için şehit olmak istiyorsan askere git.

Fırsatları değerlendir abi o zaman, niye bakan oldun?

[*] [*] [*] [*]

‘Onlar şehit oldular’ denilerek kandırılıyor, bu ülkenin insanları…

Gençler.

Analar.

Babalar.

Evlatlar.

O taziye ziyaretlerinden utanır olduk.

Hangi yüzle gidiyorsunuz şehit evlerine?

Böylesi bir kirli savaşta bu ülkenin gençlerinin şehit olması o kadar kolaysa kendi evladınızı gönderdin.

Niye göndermiyorsunuz?

Niye göndermediniz?

[*] [*] [*] [*]

Söz konusu ülke ise, elbette gerisi teferruattır.

İyi de böylesi bir kirli oyuna kimler sebep oldu?

Hangi yüzle şehit evlerine gidebiliyorlar?

Hangi yüzle konuşabiliyorlar.

[*] [*] [*] [*]

Ve HDP kanadı…

Geçmişte Kürt vatandaşlarımıza yapılan, yapılmış baskıları, ayrımcılıkları, ötekileştirme politikalarını gerekçe göstererek, sözde Kürt haklarını savunma adına kıçını teröre dayamış, Türkiye üzerinde oyunlar oynayan ülkelerin kuklası olmuş HDP’liler…

Ve Kürt halkının siyasi temsildeki hukuki haklarının yanına terörü koymaktan, terörden beslenmekten usanmamış nankörler!

[*] [*] [*] [*]

Ve diğerleri…

Koca ülkenin geleceği karartma adına her türlü manevrayı yapan tüm siyasi yobazlar...

[*] [*] [*] [*]

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak diyor ki: ‘Devlet benim namusumu korumayacaksa, bu halkın seçilmiş iradesine saygı göstermeyecekse, devlet ne için vardır?

Bu halkın özerklik talebi, siyasi bir taleptir.’

Geç kaldın.

Hadi et.

Sizin amacınız zaten bu.

Bu iktidar her türlü tavizi vere vere fazla şımardınız.

Niyetiniz bu ülkede gerçekten barış olsa, siyasetle çözmeye çalışırsınız her şeyi.

Niyetiniz iyi olsa belki de bu ülkede terörü bitiren parti olarak bizim de oyumuzu alırsınız.

Ama siz sadece bir maşasınız.

Varto’da sokak ortasında çıplak bedeni sürüklenen kadının üzerinden besleniyorsunuz.

Gerçek niyetiniz barış olsaydı keşke...

[*] [*] [*] [*]

Ne olacağını bilemediğimiz bir dönemdeyiz.

Ülkemizi sevmekten başka çaremiz yok.

Birbirimize tahammül etmekten başka çaremiz yok.

Masum Kürt kardeşlerimizi sevmekten, onlarla dayanışmaktan başka çaremiz yok.

Kendimiz gibi düşünmeyenlere hoş görü göstermekten başka çare yok.

Siyasi veya etnik kimliğimiz ne olursa olalım, ülkenin neresinde bir haksızlık, zulüm, keyfi uygulama, ayrımcılık, ötekileştirme yaşanıyorsa karşı durmaktan başka çaremiz yok.

Etnik, siyasi ve dini kimliğiniz ne olursa olsun ‘Önce Ülkem’ diyen insanlarla kaynaşmaktan başka çare yok.

Ve siyaset zemininde şehitler üzerinden beslenenlere karşı hep birlikte karşı durmaktan başka çare yok.

Çare kardeşçe yaşamaktan yana olan halk.

Başka çare yok!”

[*] [*] [*] [*]

Bunlara eklenebilecek fazla bir şey yok.

Rakamlar farklı, kahpelikler aynı…

Cumhurbaşkanı; “Verseydiniz 400 milletvekili, bunlar olmazdı” diyor.

Başbakan; şehit çocuğuyla milli maça değil, siyasi maça çıkıyor!

MHP; aynı tas, aynı hamam…

CHP; iki ileri, bir geri…

Keşke bütün siyasi liderler bir araya gelip çıkabilseler halkın karşısına...

Ve, “Bizim için önce ülkemiz” diyecek kadar yürekli olabilseler.

Ve toplum bunu dayatabilecek bir irade gösterebilse.

Dün bir kez daha anlaşıldı ki;

Bu ülkede terörü ne asker bitirebilir, ne polis…

Ne iktidar bitirebilir, ne muhalefet…

Ne siyasetçiler bitirebilir, ne açılıp-saçılanlar…

Ancak ve ancak halk bitirebilir.

Doğu ve Güneydoğu’da PKK’nın baskısı altındaki Kürt halkı bitirebilir.

Geçtiğimiz günlerde PKK’lıların önüne geçerek, “Yeter artık” diyen Kürt vatandaşlarımız bitirebilir.

Batıdan kuzeyden uzanacak eller bitirebilir.

Siyasi mekanizmaların başarıyla uyguladığı tüm etnik ve dini çatışmalara göğüs geren, politize olmamış halk bitirebilir!