Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca bölgesinde 16 askerimizin şehit edildiği saldırının bir gün sonrasında, bu defa Iğdır’da terör örgütü PKK’nın düzenlediği hain saldırıda 14 polisimiz şehit oldu. O şehitlerimizden biri de Zonguldaklı Yusuf Yelkenci’ydi. Yelkenci’nin Kozlu’daki baba ocağına ateş düştü.

Her türlü kehanetin, her türlü senaryonun tavan yaptığı bir dönemden geçiyoruz.

Kime, nasıl ve ne için inanmamız gerektiği konusunda inanın zorlanıyoruz.

Sorgula sorgula nereye kadar?

Tabii ki, kim olursa olsun hala sorgulayan, sorgulayabilen ve sorgulamaya çalışanlar için!

[*] [*] [*] [*]

“Terörü, ancak halk bitirebilir…” demiştim.
“Bu ülkede terörü ne asker bitirebilir, ne polis…
Ne iktidar bitirebilir, ne muhalefet…

Ne siyasetçiler bitirebilir, ne açılıp-saçılanlar…

Ancak ve ancak halk bitirebilir.

Doğu ve Güneydoğu’da PKK’nın baskısı altındaki Kürt halkı bitirebilir.

Geçtiğimiz günlerde PKK’lıların önüne geçerek, ‘Yeter artık’ diyen Kürt vatandaşlarımız bitirebilir.

Batıdan kuzeyden uzanacak eller bitirebilir.
Siyasi mekanizmaların başarıyla uyguladığı tüm etnik ve dini çatışmalara göğüs geren, politize olmamış halk bitirebilir!” demiştim.

[*] [*] [*] [*]

Eksik kalmış!

Aslında, “Abdullah Öcalan’a rağmen halk bitirebilir” demek gerekiyormuş.

Peki, o zaman Abdullah Öcalan nerede?

Sahi, bunca kan-şiddet akarken, nerede Apo?

Her meselede Apo’ya koşanlar…

Son iki aydır Apo’yu hatırlayan var mı?

Apo’dan gelen mesaj var mı?

Soner Yalçın yazısında bu kozu hatırlatıyor.

Ve yeni yeni sorular, şüpheler geliyor insanın aklına…

Politize olmuş tüm kutupların medya ve sosyal medyadaki algı operasyonlarına karşın sorulması gereken soruyu sormuş.

Diyor ki:

“Öcalan nerede?”

[*] [*] [*] [*]

“Soru:
Tatavla’daki cesareti gösterecek bir başvekilimiz/başbakanımız var mı?
Yok!
‘Çömelen başkomutanın’ başbakanı nasıl olur?
Hakkari-Dağlıca’dan şehit haberleri gelirken; yüreklere acı düşerken, o futbol maçındaydı, gollere seviniyor; kahkaha atıyordu!
Ekrandaki görüntüsü nedeniyle herhalde uyarıldı ki, maç bitmeden Ankara’ya yola çıktı; güvenlik zirvesini toplamak için!
Bu güvenlik zirveleri hiç bitmiyor; sürekli toplanıyorlar; saatlerce konuşuyorlar.
Ardından şehit haberleri geliyor ve yine toplanıyorlar; yine saatlerce konuşuyorlar!
Her seferinde bölgeye asker sevk ediyorlar! Tabii ki kendileri gitmiyor. (Kendileri gitmediği gibi çocukları da gitmiyor!)
Ve… Dün ortaya çıktı ki…
Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, 81 İl Emniyet Müdürlüğüne gönderdiği genelgede polislere, ‘Tereddüt etmeyin, silah kullanın’ dedi! (7.9.20215, Cumhuriyet)
İlk bakışta genelge haklı gibi duruyor. Ama değil…

[*] [*] [*] [*]

Silivri Cezaevi’nde 2 yıl aynı koğuşta kaldığım Gazi Astsubay Oktay Yıldırım şöyle yazdı:
‘PKK’nın halkı devlete karşı kışkırttığı en büyük eylemi kuşkusuz 1992 yılı 21 Mart’ında Şırnak ve Cizre’deydi.

Halkını bir bölümünün desteğini almışlardı…

Bugüne baktığımda aynı halk desteğini göremiyorum…

Bunun nedeni büyünün bozulmuş olması.

Halk gerçek yüzlerini gördü… Bu iş bitiştir.’ (6.9.2015, Aydınlık)
Doğru saptama.

[*] [*] [*] [*]

PKK, onca çabasına rağmen halkı ayaklandıramıyor.
Aksine yaptığı terör bölgede tepki alıyor.
Ya halkı ayaklandıracak ya da artık silah bırakıp sivil siyasete girecek. Başka yolu görünmüyor. Bu derece sertliğinin sebebi de bu! Peki…
PKK bu haldeyken Emniyet Genel Müdürü’nün genelgesine ne gerek var?
Türkiye; Başvekil Ahmet Vefik Paşa kabiliyetinden o kadar yoksun ki, zaptiye görevlileri bitmiş PKK’ya halk desteği peşinde!..”

[*][*][*]

Ve, “Öcalan nerede?” sorusuna yanıt:

“PKK eskiden olduğu gibi kırsalda saldırmıyor/saldıramıyor.
Ne yapıyor?
Halk isyanı çıkarmak için -mayınlarla, suikastlarla- şehirde eylem yapıyor.
Fakat… Bunda da başarılı olamıyor; halk tepki gösteriyor. Bu PKK’yı daha da kızdırıyor; sivillere de saldırıyor.
Aslında…
PKK eylemleri hemen bitebilir.

Tabii ki…
Ahmet Vefik Paşa gibi Davutoğlu ve Başbakan’ın ‘çömelen başkomutanı’ elindeki sopayı kafalarına vursun demiyorum.
O fırsat kaçtı. Bunu Turgut Özal yapabilirdi, ‘üç-beş eşkıya’ diye küçümsedi.
Ama… Elde başka ‘sopa’ var; Abdullah Öcalan!
Basit bir soru yönelteyim sizlere:
PKK terörünü kim durdurabilir?
Yanıt belli; Abdullah Öcalan!
Peki…
Neden aylardır Öcalan’ın sesi çıkmıyor?
Ya da…
Öcalan’ın sesini çıkarması neden sağlanmıyor?
Öyle ya…
Öcalan ‘durun’ dese, PKK silahları susacak!
Oluk oluk kan akarken, ‘Öcalan kartı’ neden devreye sokulmuyor?
Ne diyordu Erdoğan ekranda:
‘400 vekilimiz olsaydı, bunlar olmazdı!’
Budur!
Meselenin ‘bam teli’ budur!
Dün:
‘Öcalan Nevruz’da mesajını görüntülü verse daha mı etkili olur’ diye düşünen bu AKP değil miydi?
Bugün:
Öcalan’ın ağzı kapatılıyor!
Israrla… ‘Öcalan sopası’ devreye sokulmuyor.
Amaç belli değil mi; 1 Kasım seçimleri!..
Ağızlarından kaçırdıkları bu gerçektir.
Yandaş AkTroller istedikleri kadar, ‘Erdoğan’ın TV’deki sözleri çarpıtıldı’ diye Hürriyet Gazetesi’ne saldırsınlar; hayat bir acı gerçeği önümüze koyuyor!
Görünen o ki…
Bu sürecin PKK gibi bir diğer kaybedeni Erdoğan olacaktır; muhalefet partileri yine kurtarmaya çalışmazlarsa…”

[*] [*] [*] [*]

Bu görüşlerin pek çoğuna katılır veya katılmazsınız.

Politik görüşünüz sizi bağlar.

Ama galiba hepimizin sorması gereken asıl soru şu olmalı:

“Açılım sürecinde bu kadar ön planda olan Abdullah Öcalan kozu neden kullanılmadı?”

Politik düşüncelere, politikacıların arkasına sıkışıp kalmadan bu sorunun yanıtını aramak gerekiyor?

Hiç merak etmiyor musunuz?

Pusula TV’de CANLI!

Olaylar oluyor…

Olaylar olunca, arkadaşlarımız oradan oraya canlı yayına koşuyor…

Bir tarafta canlı yayın aracıyla yapılan yayınlar…

Bir taraftan 3G ile yapılan yayınlar…

Gazipaşa’da dün iki ayrı eylem vardı…

Baştan sonra yayınlandı…

Şehidimizin evinden arkadaşlarımız mükemmel bir yayın yaptılar…

NTV profesyonelliğinde, CNN hızında…

Burası bir haber televizyonu ve nerede olay, arkadaşlarımız orada…

Geçen yıla oranla daha deneyimli.

Biliyorum; pek çoğunuz TV’den izleyememekten şikayetçisiniz.

TV’den, yani Teledünya 131’inci Kanal’dan veya karasaldan izleyemeyenler için hemen belirtelim.

İşyerinizde, evinizde yazın www.pusula67.com.tr’yi internete izleyin…
Eliniz işteyken, kulağınız Pusula TV’de olsun…

Olmadı, cep telefonundan izleyin…

Habersiz kalmayın…

Kentte ne olup bitiyor, anında öğrenin…

Tüm arkadaşlarıma gösterdikleri, çaba, özveri ve heyecan için yürekten teşekkür ediyorum