Şırnak Uludere&[#]8217;de kaçakçılık için Kuzey Irak&[#]8217;a gidip gelen 35 köylünün son seferlerinde sınırı geçerken terörist sanılarak uçaklarla bombalanıp öldürülmesi geçen haftanın en önemli gündem maddesiydi.
Türkiye&[#]8217;nin terörle mücadelesinin sorgulanmasına sebep olan olayla ilgili herkes bir şeyler söyledi.
Terörün en azgın, hareketli ve can alıcı olduğu dönemde (1992-93) Hakkari Çukurca&[#]8217;da sınırın sıfır noktasında vatan bekçiliği yapmış birisi olarak bölgeyi ve sınırı iyi bildiğimden dolayı bu konuda bir iki çift laf etmek isterim.
24 ve 26 Ekim 2011 tarihlerinde, o günlerde meydana gelen ve çok sayıda şehit vermemize neden olan terör saldırılarından sonra kaleme aldığım iki yazının bazı bölümlerinden alıntılar yaparak konuya gireyim:
&[#]8220;Dışarıdan bakınca kümes gibi görünen evlerin içinde envai çeşit elektronik eşya vardı. Elektronik eşya çoktu ama elektrik parası ödeyen yok gibiydi.
Bildiğim kadarıyla terör olduğu için evlerdeki elektrik saatlerini okumaya gelmezlerdi.
Sanıyorum bu bölgeden tahsil edilmeyen paralar yıllarca diğer bölgelere zam olarak yansıdı&[#]8221;
Bölgenin nasıl bir yer olduğunu anlatan bir başka bölümle devam ediyoruz:
&[#]8220;Burada kaldığım süre her gün yeni bir çatışma daha olacak düşüncesiyle geçti.
Sabah olunca çatışmasız bir gün daha geçti diye sevinirdik.
Çığlı&[#]8217;daki karakolumuzda Ağrı Patnos&[#]8217;tan takviye birlik olarak gelen topçular da vardı.
Karşı tarafa belirli koordinatlara göre her akşam düzenli top atışı yapılırdı.
Uçaksavarla da atış olurdu&[#]8221;
Bu bölüm kaçakçılığı anlatması bakımından önemli:
&[#]8220;Bölgenin en büyük sorunu işsizlik.
En iyi bildikleri ve yaptıkları iş koruculuktu.
Bir de Irak&[#]8217;a gidip oradan Amerikan mallarını getirip satmak.
Köylüler sınırdan elini kolunu sallayarak girip çıkıyor, istediğiniz malı, eşyayı getiriyorlar.
Size siparişiniz var mı diye sormayı da ihmal etmiyorlar.
Fatura yok, belge yok. Yarı yarıya ucuza geliyor.
İstediğiniz malı, eşyayı dedim ya aslında her türlüsünü, yani aklınıza ne gelirse diyeyim de varın gerisini siz hesap edin&[#]8221;
Yazıdan başka bir bölüm:
&[#]8220;Yola çıkışım tam bir maceraydı. Normalde güvenlik açısından karakoldan helikopterle Hakkari&[#]8217;ye kadar gitmeliydim.
Oradan da askeri konvoyla gideceğim yere ulaşmam gerekiyordu&[#]8221;
Bu da o bölgenin acı bir gerçeği.
Düşünebiliyor musunuz kendi topraklarınızda saldırı korkusuyla olağanüstü güvenlik tedbirleri ile korunaklı dolaşmak zorundasınız.
Ben güpegündüz önlem almadan şuradan şuraya gidemiyorsam, kusura bakmayın ama siz de önlem almadan gitmeyeceksiniz.
Sizin alacağınız önlem şudur:
Madem kaçakçılık yapıyorsunuz (o bölgede geçim sıkıntısından dolayı özellikle sınırda olup da yapmayan yoktur) hele bir de kalabalık gruplar halinde bu işi yapıyorsanız o zaman bulunduğunuz bölgede askere şu tarihte gidiyorum, bu tarihte geleceğim diyeceksiniz.
Demezseniz böyle bir olaya yaldızlı davetiye çıkarırsınız.
Benim orada bulunduğum dönemde gördüklerime göre kaçakçılık yapıldığı bilinir ama bilmezden gelinirdi.
Onun için böyle diyorum.
Bu da o bölgenin bir gerçeğidir.
Yoksa tabi ki kaçakçılık yasalara aykırıdır.
Bu işin izni, şu tarihte geliyorumu, bu tarihte gidiyorumu olmaz.
Bir bakıma orada iş imkânı olmadığı için göz yumuluyor, ses çıkarılmıyor da denilebilir.
Yani olayın hem sosyal hem ekonomik boyutu var.
Bölge nihayetinde terörün kol gezdiği, karakolların basıldığı, saatlerce çatışmaların yaşandığı, sürekli can kayıplarının olduğu bir bölge.
Gece nöbette yaprak kımıldasa, bir hışırtı ya da tıkırtı duyulsa şahsen biz o dönemde sorgusuz sualsiz hemen ateş açardık.
&[#]8220;Dur kim o. Kimsin. Kim var orada. Parolayı söyle. Ellerini başının üzerine koy buraya gel ya da yat yere&[#]8221; gibi şeyler söylememiz gerektiğini söyleyenler insan hakları, demokrasi, özgürlük ve hukuktan dem vuranlar olabilir.
Diyelim ki gelen ses üzerine dur kimsin dedik, beklemeye başladık, o sırada cevap olarak üzerimize bir el bombası veya roket ya da Kanas mermisi gelmeyeceği ne malum?
Bunun güvencesi var mı?
Özellikle sınırda durum son derece farklıdır.
Adam telsizden seni görüyorum, şimdi şunu yapıyorsun diyor, taciz ediyor, moralini bozuyor.
Kaldı ki orada zaten savaş var.
Bu tür olaylara asker açısından iş kazası demek lazım.
Savaş ortamında böyle kazalar olur.
Nitekim yanlışlıkla, diğer bir deyişle kazayla kendi askerimizi, korucumuzu vurduğumuz zamanlar da oldu.
Bu tür olaylar birçok kez basına yansıdı.
Dolayısıyla Uludere olayında bana göre öyle abartılacak, hükümeti, orduyu, askeri hedef alıp da yerin dibine sokup çıkaracak bir şey yoktur.
İşin içinde başka bir iş yoksa bu tamamen dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaşanan bir olaydır.
Bu dikkatsizliği ve tedbirsizliği yapanlar da ne yazık ki hayatını kaybeden vatandaşlarımızdır.
Bir yanlış istihbarat diye tutturdular gidiyor.
Bunu özellikle ana muhalefet, hep muhalefet CHP yapıyor.
CHP ya bölgeyi bilmediği için ya da politika icabı konuşuyor.
Bunun yanlış istihbaratla falan bir ilgisi yok.
Bir grup insan üzeri yüklü katırlarla sınıra doğru geliyor.
Ne olduğu belli değil.
Sizi bilmem ama benim aklıma gelen ilk şey terörist olur.
Araştıracak, soruşturacak zamanım yok.
Ya karakolumu basıp askerlerimi şehit ederlerse.
Bu riske giremem.
Sınırdan girsinler bakalım, bekleyelim görelim diyemem.
Ya da şunların önüne çıkayım da durun bakalım kimsiniz kardeşim diyemem.
Savaş ortamındayız.
Kimse kusura bakmasın benim böyle bir lüksüm yok, olamaz da.
Özellikle gece vakti bu şekilde gelmeyin kardeşim benim sınırıma.
Oralarda elinizi kolunuzu sallayarak dolaşmayın.
Ben asker olarak, polis olarak, kamu görevlisi olarak önlem almadan gündüz dolaşamıyorum, siz nasıl dolaşabiliyorsunuz.
Uludere olayında en gerçekçi yaklaşım, değerlendirme ve analiz MHP Lideri Devlet Bahçeli&[#]8217;den geldi.
Bakın Sayın Bahçeli ne demiş, gelin birlikte okuyalım:
Bahçeli, Uludere&[#]8217;de 35 vatandaşın hayatını kaybettiği olaya benzer olayların yaşanmaması için Irak&[#]8217;ın kuzeyinde tampon bölge oluşturulması önerisinde bulundu. Bahçeli, &[#]8220;Yüzde 1 ihtimal bile olsa, sınırdan kaçak girenlerin bir tek Mehmetçiğe, vatandaşa zarar vereceği hesaplanıyorsa, derhal gereği yapılmalıdır ve bu olayda yapılmıştır&[#]8221; dedi.
Bahçeli şöyle devam etti:
Terörle mücadelenin hız kazandığı yıllardan itibaren kaçakçılık göz ardı edilmiştir. Bu riski göze alanlar, terör örgütü ve güvenlik güçleriyle karşılaşmayı göze almış olmalıdır. Kaçakçılıkla meşgul olanlar, PKK provokasyonlarına, istihbarat yanıltmalarına alet edileceklerdir.
Canlı hedef ve isyan provası mazereti olacaklardır.
Uludere bölgesinde ölenler bu kadar büyük bir grup halinde PKK&[#]8217;nın etkin olduğu alanda güven içinde kaçakçılık yapıyorsa, aklımıza iki husus gelir: Ya dokunulmayacağını garanti altına almışlar ya da terör örgütünün yeni bir oyunuyla tuzağa çekilmişlerdir.
Irak&[#]8217;ın kuzeyinde bir güvenlik kuşağı oluşturulması gereği son olayla yeniden ortaya çıkmıştır. Tampon bölge hem terörü azaltacak hem de bu olayın benzerlerini önleyecektir.
Sayın Bahçeli&[#]8217;nin sözlerine katılıyoruz.
BDP&[#]8217;nin bu olaydaki tavrını da son derece yanlış, kışkırtıcı ve provoke edici bir davranış olarak görüyoruz.
Hem BDP&[#]8217;nin tutumunu hem de bunun sonucunda Uludere Kaymakamına yapılan saldırıyı kınıyoruz.
Elim bir olay sonucu yanlışlıkla hayatını kaybeden vatandaşlarımıza da Allah&[#]8217;tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.