İçişleri Bakanlığı müfettişleri, Çetin Bozkurt’un başkanlık yaptığı dönemde Devrek Belediyesi’nde doğrudan temin yöntemiyle yapılan bazı ödemeler, bazı maaş, kıdem tazminatı ödemeleri, bazı ihaleler, bazı personellerin şahsi banka hesaplarına gelen kaynağı belirsiz transferlerle ilgili 10 ay boyunca yaptığı incelemede 85,7 milyon lira kamu zararı tespit etmiş!
85,7 milyon liralık kamu zararının 45 milyon lirasının İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar ile Mali Hizmetler Müdürü Nafia Çakır’ın organizasyonuyla, 40 milyon liralık bölümü ise CHP’li Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un organizasyonuyla gerçekleşmiş!
Çetin Bozkurt, Devrek sokaklarında öyle rahat geziyor ki!
Gelelim Zonguldak’a...
31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP’liler, AK Partili Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan hakkında bir sürü ipe-sapa gelmez iddialarda bulundular!
Fevkani Köprü’nün hurdasıyla neredeyse Eyfel Kulesi yapacaklardı!
CHP’li Tahsin Erdem, Zonguldak Belediye Başkanlığı koltuğunda bir yıldır oturuyor!
Dr. Ömer Selim Alan hakkında tek bir suç duyurusu görmedik!
Meğer, Fevkani Köprü çalınmamış!
Hurdası satılmamış!
Hurdacıdan avanta alınmamış!
Portakalı soymamış!
Başucuna koymamış!
O değil de...
CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’a ne demeli?
Utanmadan-sıkılmadan yolsuzluk nedeniyle gözaltına alınan Çetin Bozkurt’u savunuyor!
Utanmazlık seviyesini artırıp Çetin Bozkurt’u neredeyse yolsuzluk iddialarıyla ilgili tutuklanan  ve görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bir tutacaklar!
Allah, hiç kimseyi, yolsuzluk yapan birini savunmak zorunda bırakmasın!

Gözün arkada kalmasın Muzaffer Abi...

Mesleğe, 1990 yılında Kemal Sönmez’in sahibi olduğu İnanış Gazetesi’nde başladım. 
Sonra Muzaffer Akgün’ün Yazı İşleri Müdürlüğü yaptığı Haber Gazetesi’ne geçtim.
Orada kısa bir süre çalıştım, Ali Bahadır’ın sahibi olduğu Uyanış Gazetesi’ne transfer oldum.
Sonra Ereğli’de Önder Gazetesi...
Ve sonra Adalet Gazetesi’nde yeniden Muzaffer Akgün ile birlikte...
7,5 yıl çalıştım.
Çok güzel günlerimiz oldu...
Çok kötü günlerimiz de oldu.
Ama bizi kardeş zannederlerdi.
Ekonomik sıkıntılarımız oldu.
Biz, hiç konuşmadan anlaşabilirdik.
Ben yanındayken Muzaffer Abinin not almasına gerek yoktu.
Gerçek bir ağabey-kardeş gibiydik.
7,5 yıl süren birlikte çalışmanın ardından çatışmalı dönemlerimiz oldu.
Duygusal çıkışları oldu.
Aklından çok duygularıyla hareket ederdi.
Ama kendisinden çok şey öğrendim.
Kimi zaman yaptıklarından...
Kimi zaman yapmadıklarından...
Kendi gazetemi kurduğumda rehberim Muzaffer Akgün’dü.
Onun yaptığı hataları yapmamak için, ne yapıyorsa tersini yaptım.
Adalet Gazetesi’ndeki odası, milletvekili odası gibiydi.
Gelen-gidenden görüşemezdik.
Gazeteyi yönetemezdik.
Ama çok etkili bir gazetecilik yaptık.
Adalet Gazetesi’nde güçlü bir kadro ile Zonguldak’ı sallayan haberler yaptık.
İnanış-Uyanış zincirini kırdık.
Ben; hem spor hem siyaset hem kent hem magazin haberleri yapıyordum.
Yazı İşleri Müdürlüğü, Genel Yayın Yönetmenliği görevlerinde bulundum.
Gazeteciliği, gazete işletmeciliğini Muzaffer Abinin yanında öğrendim.
Ama sonra talihsizlikler üst üste geldi.
Muzaffer Abi, bir trafik kazası yaptı.
Kısa bir süre cezaevinde yattı.
Çıktı, beyin ameliyatı oldu.
Sonra Bursa’da bir bakımevine gitti.
Çok çektin be Muzaffer Abi...
Allah, seni dertlerinden kurtardı.
Seni rahmetle anmaya devam edeceğiz.
Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun Muzaffer Abi...
Merak etme...
Sana puştluk edenlerle mücadele görevi bende...
Gözün arkada kalmasın.

Haberciler kazandı

Zonguldak Karaelmas Gazeteciler Derneği Başkanlığı'nı Bahaddin Arı Abimiz kazandı.
Her gün haberle haşır-neşir olan gazeteciler, Bahaddin Arı’yı desteklediler.
Bence kazanan Bahaddin Arı değil, gazetecilik oldu!
Diğer ekibin derdi başkaydı!
Allah, gazetecilerin, habercilerin yüzünü kara çıkarmadı.
Bahaddin Arı’nın bu işi layıkıyla yapacağına inanıyoruz.
İnanmasak, yanında olmazdık.
Bundan sonra daha fazla destek vermemiz gerekiyor.
Gazeteciliği ite-uğursuza bırakacak halimiz yok.
Ben "Bu işi 60’ına kadar aktif yaparım" diyorum.
Ama bana her sataşıldığında çalışma süremi bir yıl uzatıyorum!
Ben de kendimi böyle motive ediyorum.
Karaelmas Gazeteciler Derneği, ekmeğini gazetecilikten kazananların derneğiydi.
Yine öyle olmasını diliyorum.
Bizim Pusula Gazetesi ve Ali Rıza Tığ olarak Karaelmas Gazeteciler Derneği'ne ihtiyacımız yok.
Ama genç gazetecilerin, habercilerin, böyle bir çatı altında bulunmalarına ihtiyaç var.
Bahaddin Arı ve ekibine başarılar diliyorum.

Yaza yaza...

Hazır konu gazetecilikten açılmışken...
Zonguldak’ta gündem yaratan haberler yapan kaç gazeteci var?
Önce şunu söyleyeyim...
Bizim gazeteciliğimizi sorgulama cüretini kendinde görenlerin hiçbiri haber yapmıyor!
Çok açık söylüyorum...
Zonguldak’ı sallayan; siyaset, bürokrasi, yolsuzluk, skandal, spor, magazin haberlerini biz yapıyoruz.
Daha açık söyleyeyim, büyük çoğunu bu köşede yazıyorum.
Hani diyorum ya, “Gazetecilikten en keyif aldığım günleri yaşıyorum” diye...
Pusula’yı zirvede tutmak için daha çok çalışmamız gerektiğini biliyorum.
Bize rakip olmaya çalışan arkadaşlara önce haber yapmaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.
Gazetecilikte rekabet, habercilikle olur.
Gazetecilik, yata yata değil, yaza yaza yapılır.