Sivil toplum örgütleri, partiler, bürokratlar ve vatandaşlar termik santrali konuşmaya, biz gazeteciler de yazmaya devam ediyoruz.
Belediye Başkanı Cemal Akın ve Çevre Meclisi Üyelerinin yaptığı çağrıya uyarak bilgilendirme toplantısı düzenleyen yapımcı firma Hema&[#]8217;nın bağlı olduğu Hattat Holding&[#]8217;in Yeni Projeler Koordinatörü ve Kurumsal İletişim Müdürü Tolga Tonguç, bilgilendirmeyi basına yaptı.
Basın da tabi ki aldığı bilgileri kamuoyuna aktardı.
Gerçi Başkan Akın ve Çevre Meclisi bilgilendirme çağrısı yaparken bunun halka açık bir toplantı ile yapılmasını istemişlerdi.
Hema önümüzdeki günlerde bunu da yapacaktır sanıyorum.
ÇED sürecinde yapılması zorunlu olan halka açık toplantıdan önce basına yapılan bilgilendirme toplantısı gibi bir toplantının halka da yapılacağını ümit ederiz.
Şirket kararlı bir tavır sergiliyor, projede ısrar ediyor ama bu santral, halkın (özellikle çevreye duyarlı kesimin) kafasındaki soru işaretleri dağılmadan mümkün değil kurulamaz.
Santral kurulacaksa eğer güzellikle kurulmalı.
Zorlamayla, baskıyla, dayatmayla olmaz.
Hema&[#]8217;nın bunu bilmesinde fayda var.
Tolga Tonguç&[#]8217;un sunumuna ve gazetecilerden gelen sorulara verdiği yanıtlara gelecek olursak bunlar da başlıklar halinde şöyle ;
En son teknolojiyi kullanacağız, çevreye zarar vermeyeceğiz, Türkiye&[#]8217;nin enerjiye ihtiyacı var, enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz.
Bartın Enerji Üssü olacak.
10 bin işçi alacağız, santrali ithal kömürle değil Amasra B sahasından çıkaracağımız taşkömürüyle çalıştıracağız.
İşsizlik azalacak, yöre ekonomisi canlanacak.
Santralden çıkacak külleri çıkarttığımız kömürün yerine yer altına koyacağız, üzerini yeşillendireceğiz.
Her türlü arıtma ile gerekli bütün önlemler alınacak.
Açıklamalar özetle böyleydi.
Bu sözler bize hiç yabancı değil.
Ben Tolga Tonguç&[#]8217;u daha önce de dinledim.
Kendisiyle &[#]8220;rüyalar&[#]8221; üzerine karşılıklı sohbetimiz de oldu.
Bunları o zaman da anlatmıştı.
Dolayısıyla bu toplantıda yeni bir şey söylemedi.
Ama yeni bir şey söyleyen biri vardı.
O da İktidar Partisi Milletvekilimiz Yılmaz Tunç idi.
Sayın Tunç, birçok kişiyi şaşırtan bir açıklama yaptı.
Tunç, &[#]8220;Santrale karşıyım, Amasra&[#]8217;ya yapılmasını ben de istemiyorum, biz Amasra&[#]8217;yı turizmle marka haline getirmeye çalışıyoruz, bu doğrultuda yatırımlar yapıyoruz, gerçekleştirilecek bir eylemde gerekirse ben de en önde yürürüm&[#]8221; dedi.
Milletvekili Tunç şu aşamada yapabileceği en iyi açıklamayı yapmıştır.
2008 Ekim ayında Amasra&[#]8217;ya termik santral kurulmayacak diyen Tunç, Hema&[#]8217;nın geçen Kasım ayında Çevre ve Orman Bakanlığına ÇED başvuru yapmasının ardından &[#]8220;ÇED başvurusu termik santral yapılacak anlamına gelmez, şirket halkın karşı çıktığı, Çevre Düzeni Planında bulunmayan bir konuda yatırım yapmak için girişimde bulunuyor&[#]8221; demişti.
Şimdi &[#]8220;Amasra termik santral yapıma uygun bir yer değil, gerekirse en önde ben yürürüm&[#]8221; diyor.
Bu önemli bir gelişmedir.
Hema Endüstri A.Ş.&[#]8217;nin 26 Kasım 2009&[#]8217;da Çevre ve Orman Bakanlığına yaptığı ÇED başvurusunun Valiliğin İnternet Sitesi&[#]8217;nde yayınlanmasının ardından yeniden Bartın&[#]8217;ın gündeminde öncelikli konu haline gelen termik santralde gelinen nokta kafaları karıştırmaya devam ediyor.
Bu iş ÇED süreci aşamasına nasıl geldi, Çevre Düzeni Planına rağmen Amasra&[#]8217;ya santral kurulabilecek mi, bu soruların yanıtlarını henüz alabilmiş değiliz.
Yalçınkaya&[#]8217;nın dediği gibi kapalı kapılar arkasında gizli saklı bir şeyler mi dönüyor diye düşünmeden edemiyoruz.
İki şık var; Hema ya planı deldi, ya da Plan hikayeydi.
Bize öyle geliyor ki iki yıl boyunca plan santrale engel oluyor diye uyutulmuşuz da haberimiz olmamış.
Planlı ya da plansız şahsen ben Türkiye şartlarında iyi bir termik santral kurulabileceğine, kurulsa bile çalıştırılabileceğine inanmıyorum.
Amasra gibi tarihi ve turistik özelliği bulunan bir yere kurulmak istenmesi çok yanlış.
Bunu Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu da söylüyor.
Bakan Eroğlu, CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya&[#]8217;nın geçen yıl verdiği önergeyi yanırlarken, Amasra&[#]8217;nın termik santral yapımı için uygun olmadığını söylemişti.
Bakan Eroğlu şöyle demişti:
Bakanlığımızca 2007 yılında onaylanarak yürürlüğe giren Zonguldak, Bartın, Karabük planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına Hema Endüstri A.Ş. tarafından Bartın ili Amasra ilçesi Tarlaağzı mevkiinde yapılmak istenen kömüre dayalı termik santralin adı geçen çevre düzeni planında gösterilmesi için itirazda bulunulmuştur.
Söz konusu itiraz bakanlığımızca değerlendirilmiş ve Çevre Düzeni Planında Amasra ilçesine doğal, ekolojik, tarihi ve turistik yapısı doğrultusunda yüklenen kimliği gereği termik santral için yer seçimi olarak daha uygun alanların araştırılması yönünde görüşümüz talep sahibi firmaya ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) bildirilmiştir.
Milletvekilimiz Yalçınkaya, Meclise bir önerge daha verip Bakan Eroğlu&[#]8217;na bu açıklamasını hatırlatmalı.
Hema, santrali plana işlettirmek için yaptığı itirazı reddeden ve kendisine bu projeyi uygulamak için daha uygun bir yer bul diyen bakanlıktan, bu bakanlığın başındaki bakandan şimdi ÇED raporu istiyor.
Çevre Düzeni Planına, Çevre Bakanına, İktidar Partisi Milletvekiline ve halka rağmen termik santral kurulursa demokratik bir ülkede yaşadığımıza kim inanır?
Yazının burasında Hattat Holding Yeni Projeler Koordinatörü Tolga Tonguç&[#]8217;a bir hatırlatma yapmak istiyorum.
Hema&[#]8217;ya, üç yıl önce yazdığım bir yazıda öneride bulunmuştum.
Madem kuracağımız santral çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek, bunun dünyada örnekleri var diyorsunuz, o zaman bu örneği yerinde gösterin demiştim.
Yazımda şirkete &[#]8220;Çok kötü santral örnekleri bulunan Türkiye&[#]8217;den gösterilecek bir örnek iyi bile olsa inandırıcı olmaz, içinde gazetecilerin de olacağı çoğunluğu çevrecilerden oluşan bir heyetle yurt dışına bir gezi düzenleyin, insanlara &[#]8216;işte kuracağımız santral bu&[#]8217; deyin. Bu santralin başında bilim adamları, yetkililer ve halktan oluşan bir topluluk Bartın&[#]8217;dan gelen heyete izahat versin, &[#]8216;santral yararlı veya zararlı&[#]8217; desin&[#]8221; çağrısı yapmıştım.
Hema bu öneriyi değerlendirseydi belki bugün başka şeyler konuşuyor olurduk.
İsrail&[#]8217;deki olayın gösterdiği
Biz termik santrali konuşurken, bütün Türkiye ve hatta birçok ülke şu sıralar İsrail&[#]8217;in Büyükelçimize yaptığı terbiyesizliği konuşuyor.
Ara sıra yerel konulardan çıkıp genel konularda da fikir beyan ettiğimiz oluyor.
Yaygın basında yeterince haber ve yorum konusu olan bu olaya şu hususa dikkat çekmek için girdim.
Parlamento binasında alçak bir yere oturtarak aşağılanan Büyükelçimiz Oğuz Çelikkol, &[#]8220;İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon&[#]8217;un İsrail basını önünde &[#]8216;İbranice&[#]8217; yaptığı konuşmada kendisini küçük düşüren sözlerini anlamış olsaydım hemen tepki verirdim ve derhal orayı terk ederdim&[#]8221; dedi.
Kuzey Irak&[#]8217;ta Amerikalılar tarafından askerlerimizin başına geçirilen çuvaldan sonra dışarıda yaşadığımız bu üzücü olay bize yurt dışında görev yapan diplomatların bulundukları ülkelerin dillerini de bilmesinin şart olduğunu gösteriyor.
Büyükelçimiz Çelikkol &[#]8220;İngilizce konuşsalardı, anlardım ve gerekeni yapardım&[#]8221; diyor.
Sadece İngilizce bilmek veya Fransızca ya da Almanca bilmek yetmez.
Diplomatlar tayin edildikleri ülkelerin ana dillerini de bilmeliler, bilmiyorlarsa öğrenmeliler.
Dışişleri diplomatlara en azından bir yıl öncesinden sizi şu ülkeye atacağım, ana dilini öğrenin demeli.
İsrail&[#]8217;e İbranice, İspanya&[#]8217;ya İspanyolca, Yunanistan&[#]8217;a Yunanca, Rusya&[#]8217;ya Rusça bilen, Macaristan&[#]8217;a Macarca bilen diplomatlar atanmalı.
Dışişlerinde atamalar buna göre yapılmalı.