Şoförler Odası´nın kongresi yarın yapılacak.
Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilemeyen kongrede Osman Bahar´ın ağırlığı hissedilmişti.
Kongrenin geçtiğimiz hafta sonu yapılmasını istemeyenler imza atmadı.
Kongre olmasını isteyenlerin imzası 350 civarındaydı. Bu haliyle Osman Bahar´ın ciddi bir avantaja sahip olduğunu düşünebiliriz.
Osman Bahar´ın karşısında olanlara göre bu imzaların çoğu üye olmayanlar tarafından atıldı.
Yani kimse kendisine leke sürdürmüyor.
Ama başkalarını da küçümsemekle mutlu oluyor.
Böyledir bu kongreler.
Beş aday var. Süreç işliyor.
Şoförler Odası eski Başkanı Alaattin Toros mahkeme tarafından serbest bırakılmadığı için aday olamadı.
Aday olsa saflar daha net olacaktı.
Şimdi saflar karma karışık.
Toros mahkeme sonunda Salim Bektaş´ı desteklediğini söylemiş.
Yani mesaj yerine ulaşmış.
Ancak Toros´un eski gücü yok.
Dolayısıyla ne kadar etkili olacağını seçimde göreceğiz.
Sürecin basına yansıyan en önemli detaylarından biri Esnaf Odaları Birlik Başkanı Muharrem Coşkun´un 49 model arabası.
Şoförler Odası Başkanlığı´na aday olabilmek için Coşkun´un ticari bir araç sahibi olması gerekiyor.
O da işin kolayını bulmuş.
Durum şoför camiası açısından hiç etik görünmüyor.
Yani millet bu durumu makaraya alır.
Ancak araba değerli.
Antika değeri var.
Ben arabayı çok sevdim.
Çektin mi simsiyah boyayı.
İçini dışını pırıl pırıl yaptın mı çok para eder.
Hani keşke Zonguldak Şoförler Odası´nın güzel bir binası, güzel bir girişi olsa da o araç sembolik makam aracı olarak orada dursa.
Hiç olmazsa göze hitap eder.
Şoför esnafı da bir alem.
Kongreden kongreye gelerek saf tutmaları alışagelmiş bir olay.
Kimin kimi, kimin için desteklediğini doğru sorgulayabilmeleri zor.
Yani şoför esnafının ciddi sorunları olduğunu herkes biliyor.
Çözüm konusunda ise ortada somut bir şeyler yok.
Yani delegelerin büyük çoğunluğu kurulmuş olarak salona gidiyor.
Yani herkes kendi dolmuşuna binmiş.
Muharrem Coşkun
Osman Bahar
Salim Bektaş
Yaşar Küçük
İbrahim Öner
Şoför esnafı önce hesap sormalı.
Beş adayın beşi de tam gaz bayır aşağı bir birini sollamaya çalışıyor.
Arada öndekine yol açmak için yandakinin önüne direksiyon kıranlar da var.
Bu tabloya göre çoğunluğun dediği değil, en fazla oy alan seçilecek.
Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilemeyen kongrede Osman Bahar´ın ağırlığı hissedilmişti.
Kongrenin geçtiğimiz hafta sonu yapılmasını istemeyenler imza atmadı.
Kongre olmasını isteyenlerin imzası 350 civarındaydı. Bu haliyle Osman Bahar´ın ciddi bir avantaja sahip olduğunu düşünebiliriz.
Osman Bahar´ın karşısında olanlara göre bu imzaların çoğu üye olmayanlar tarafından atıldı.
Yani kimse kendisine leke sürdürmüyor.
Ama başkalarını da küçümsemekle mutlu oluyor.
Böyledir bu kongreler.
Beş aday var. Süreç işliyor.
Şoförler Odası eski Başkanı Alaattin Toros mahkeme tarafından serbest bırakılmadığı için aday olamadı.
Aday olsa saflar daha net olacaktı.
Şimdi saflar karma karışık.
Toros mahkeme sonunda Salim Bektaş´ı desteklediğini söylemiş.
Yani mesaj yerine ulaşmış.
Ancak Toros´un eski gücü yok.
Dolayısıyla ne kadar etkili olacağını seçimde göreceğiz.
Sürecin basına yansıyan en önemli detaylarından biri Esnaf Odaları Birlik Başkanı Muharrem Coşkun´un 49 model arabası.
Şoförler Odası Başkanlığı´na aday olabilmek için Coşkun´un ticari bir araç sahibi olması gerekiyor.
O da işin kolayını bulmuş.
Durum şoför camiası açısından hiç etik görünmüyor.
Yani millet bu durumu makaraya alır.
Ancak araba değerli.
Antika değeri var.
Ben arabayı çok sevdim.
Çektin mi simsiyah boyayı.
İçini dışını pırıl pırıl yaptın mı çok para eder.
Hani keşke Zonguldak Şoförler Odası´nın güzel bir binası, güzel bir girişi olsa da o araç sembolik makam aracı olarak orada dursa.
Hiç olmazsa göze hitap eder.
Şoför esnafı da bir alem.
Kongreden kongreye gelerek saf tutmaları alışagelmiş bir olay.
Kimin kimi, kimin için desteklediğini doğru sorgulayabilmeleri zor.
Yani şoför esnafının ciddi sorunları olduğunu herkes biliyor.
Çözüm konusunda ise ortada somut bir şeyler yok.
Yani delegelerin büyük çoğunluğu kurulmuş olarak salona gidiyor.
Yani herkes kendi dolmuşuna binmiş.
Muharrem Coşkun
Osman Bahar
Salim Bektaş
Yaşar Küçük
İbrahim Öner
Şoför esnafı önce hesap sormalı.
Beş adayın beşi de tam gaz bayır aşağı bir birini sollamaya çalışıyor.
Arada öndekine yol açmak için yandakinin önüne direksiyon kıranlar da var.
Bu tabloya göre çoğunluğun dediği değil, en fazla oy alan seçilecek.
Genelevi ne yapalım?
Zonguldak genelevi gündemde.
Her gelen Belediye Başkanı burayı kaldıracağını söyledi.
Pek de uğraşmadılar doğrusu.
Sonuçta kaldıramadılar.
İşin doğrusu buradaki ev sahipleriyle bir masa etrafında toplanıp konuşulmuş falan da değil.
Yani her zaman ki hatayı yapıyoruz.
Her konuda olduğu gibi millet gazetelerden bir birine konuşuyor.
Zonguldak´ın geneleve ihtiyacı var mı?
Önce buna bir karar vermek lazım.
Zonguldak genelevinin milli terbiye sanatında hala bir önemi kaldı mı?
Serbest piyasanın cıvıl cıvıl olduğu bir dönemde müşteri portföyü üzerine ciddi bir araştırma yapmak lazım.
Hadi diyelim ki kapatılmadı.
Yani kapatılmaması yönünde görüş öne çıktı.
O zaman modern bir genelevin hizmete girmesi gerekiyor.
Buna da kimse cesaret edemez.
Ne olacak o zaman?
Ortaya çıkan görüntü ne adar devam edecek?
Sonuçta iş ekonomiye dayanıyor.
Yani yatırım gerektiriyor.
Üç aşamalı bir sonuç var önümüzde.
Tesis iyi olur sermayeler güzel olursa ekonomiye can verir.
Bu halde kalırsa sorun büyür hep konuşur yazarız.
Tamamen kapatılırsa serbest piyasa canlanır.
Yani milli terbiye sanatının icra edecek bir yerler mutlaka bulunur.
Her gelen Belediye Başkanı burayı kaldıracağını söyledi.
Pek de uğraşmadılar doğrusu.
Sonuçta kaldıramadılar.
İşin doğrusu buradaki ev sahipleriyle bir masa etrafında toplanıp konuşulmuş falan da değil.
Yani her zaman ki hatayı yapıyoruz.
Her konuda olduğu gibi millet gazetelerden bir birine konuşuyor.
Zonguldak´ın geneleve ihtiyacı var mı?
Önce buna bir karar vermek lazım.
Zonguldak genelevinin milli terbiye sanatında hala bir önemi kaldı mı?
Serbest piyasanın cıvıl cıvıl olduğu bir dönemde müşteri portföyü üzerine ciddi bir araştırma yapmak lazım.
Hadi diyelim ki kapatılmadı.
Yani kapatılmaması yönünde görüş öne çıktı.
O zaman modern bir genelevin hizmete girmesi gerekiyor.
Buna da kimse cesaret edemez.
Ne olacak o zaman?
Ortaya çıkan görüntü ne adar devam edecek?
Sonuçta iş ekonomiye dayanıyor.
Yani yatırım gerektiriyor.
Üç aşamalı bir sonuç var önümüzde.
Tesis iyi olur sermayeler güzel olursa ekonomiye can verir.
Bu halde kalırsa sorun büyür hep konuşur yazarız.
Tamamen kapatılırsa serbest piyasa canlanır.
Yani milli terbiye sanatının icra edecek bir yerler mutlaka bulunur.